Bir yıllık şiddet geçmişini tamamlayan IŞİD'in etrafındaki sarmal, Suruç Katliamı bağlamında yeni bir duruma vesile olmaktadır. Yüzyılımızın stratejisiz şiddetini üstlenen bu birleşim, Kürt sorunu içinde ciddi bir unsur. IŞİD'İn birliktelikleri konusunda sayısız idda olsa da, en çarpıcı kısmı Kürt sorunun gerilim ve gelişimini dönemsel olarak tetikleme şeklidir.

Dolayısıyla IŞİD varlığının, farklı güçlerin tarafına giriş çıkış yapması da normal. Bu kapsamda Suruç saldırısıyla, AKP’nin içte ve dışta yakalamaya çalıştığı politik-psikolojik çıta bu tetiklemede fırsatçılıktan ibarettir. Bu olgu bizattihi AKP'nin hazırda beklettiği iktidarını kollama telaşına dayanmaktadır . Öyle ki Suruç saldırısının kanı kurumadan şiddetin kampanyasına başlanması, Suruç'un iktidarı şirinleştirmeye kurban seçildiği savını güçlendiriyor. Kuşkusuz olayın farklı nedenleri de mümkün. Ancak buraya gelene kadar AKP'nin ortam uygunken, toplumu yeniden korkuyla ikna etmeyi değerlendireceği de açık. 7 Haziran'da eksen kaymasına uğrayan AKP'nin, yörünge bulmak adına Kürt sürecini harcaması, toplumu aptal görme sanrısından ibaret. Oysa Kürtler, bütün geri ve eski sanrıları, Türkiyellik projesi kapsamında red eden, dinamik ve yapıcı bir siyasal yeniliğe sahip. Öyle ki kendi geleneksel tasavurlarıyla beraber, demokrasi ve özgürlük gerçeğine ciddiyetle eğilen bir çeşitliliğe sahiptir. Ancak görünen o ki Erdoğan kendi hırsı uğruna Türkiyellik girişimini yegane tehdit saymaktan ve iktidarını koruma acımasızlığını her şekilde denemekten sakınmayacaktır. Ne var ki; Kürt sorunu artık siyasal meşruluk çabasından, kitlesel ilgi ve saygınlığından geriye gelemez, gelmemelidir. 7 Haziran'ın siyasal meşru kazanımı herkesi buna ikna etmiştir. 

 Erdoğan’ın hayallerine bakılarak elde edilen bu zemin terk edilemez ve edilmemelidir. Kürt Özgürlük Hareketi, Türkiye’de sistem dışı özellikleriyle ciddi bir muhalefet adayıdır. Kemalizm, AKP ve İslamcılığın politik işlevsizliğini, mücadelesiyle açığa çıkarmıştır. Bu açıdan AKP, Erdoğan şahsında, sahadan ayrılmamak ve muhalefetin gelişmemesi için Kürt sorununu şiddet ve marjinalizm kıyısına yeniden itmektedir. Oysa Kürtler artık şiddet kartına razı olmayacak kadar meşru ve geniş olanaklara sahiptir. Hatta daha da hızlı ve aktif bir muhalefet kapasitesine sahiptir. Bu açıdan barışa sahip çıkmak ve kendi barışımızı korumak her zamankinden daha acil.

Şiddete hayır.

Size savaş yaptırmayacağız!.......