Şiddete karşı çözüm kadın sistemi

Kadın Haberleri —

11 Aralık 2020 Cuma - 17:00

  • AKP faşist iktidarıyla yönetilen Türkiye’de 2020 yılında kadına yönelik tabloyu ortaya koyan TJA, şiddete karşı çözüm önerilerini 8 başlıkta sıraladı. 

 Tevgera Jinên Azad (TJA), “Em Xwe Diparêzin” (Kendimizi savunuyoruz) kampanyası kapsamında 2020 yılına dair hazırladığı “Kadına Yönelik Şiddet Durum Tespit Raporu”nu kamuoyuna açıkladı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nde (ÖHD) gerçekleştirilen açıklama öncesi konuşan TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan, rapora ve kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hem kimlik hem de cins mücadelesi veren Kürt kadınlar açısından dayatılan şiddet sarmalının çok katmerli ve boyutlu olduğu bir dönemden geçtiklerini ifade eden Gökkan, çatışmaların yoğunluklu yaşandığı yerlerde, köy boşaltmaları, ev baskınları, gözaltı ve cezaevleri süreci sırasında birçok kadının kolluk kuvvetleri tarafından cinsel şiddete maruz kaldığını ama şu ana kadar hiçbir güvenlik görevlisinin bu suçlardan ceza almadığını aktardı.
 Bir konsept olarak inşa edilen İmralı sistemiyle de her türlü hak ve toplumsal değerin hedef haline getirildiğini söyleyen Gökkan, “Bu tecrit Kürt sorunundaki çözümsüzlüğü dayatmakta ve savaşın devam etmesine sebep olmaktadır” dedi. 
2020 yılı içerisinde sadece basına yansıdığı kadarıyla 249 kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğini ifade eden Gökkan, 2020 yılı içerisinde 2 bin 520 kadının gördüğü erkek şiddetinden dolayı sendika, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarına başvurduğunu aktardı. 
 
Kürt illerinde 41 kadın katledildi

“2020 yılında Kürdistan’ın kimi illerinde en az 41 kadın eski eşi, erkek kardeşi, erkek arkadaşı tarafından katledilmiştir” diyen Gökkan, 60 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini aktardı. 

244 TJA’lı gözaltına alındı

2020 yılında en az 244 TJA aktivistinin gözaltına alındığını ve 81’inin tutuklandığını dile getiren Gökkan, evi polisler eşliğinde basılan Rojbin Çetin’i de hatırlattı. 

Kadının adı silindi

AKP iktidarının kayyUm politikasına dikkat çeken Gökkan, bu politikanın özelde kadınlara yaşam alanı bırakmayarak eşbaşkanlık sistemini kriminalize etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Gökkan, kayyımlar tarafından uygulanan politikaları şöyle sıraladı: “Kadın merkezlerinin kapısına kilit vurmak. Kadın Merkezi’ne başvuruda bulunan kadınların dosyalarına el koymak, gizlilik hakkını ihlal etmek ve kadınların hayatlarının riske atılmasına neden olmak. Kadın birimlerinin yönetimine erkek memur atamak. Kadın Merkezleri’nin içeriğini değiştirmek, evlendirme dairesi ya da Kuran kurslarına çevirmek. Kadınların isimlerini taşıyan parkların adını değiştirmek.”
 
Çözüm önerileri

“Bu politikalara karşı dün nasıl olduysa bugün de aynı şekilde direneceğiz” diyen Gökkan, kadınların özgürlük mücadelesini ortak örgütlemelerle bir kadın sistemi oluşturarak başarılı kılabileceğini söyledi. Şiddetin çözümsüzlük getirdiğinin bilincinde olduklarını kaydeden Gökkan, TJA’nın önerilerini ise  8 başlıkta sıraladı:

  • Kürt sorununun güvenlik politikaları kapsamında ele alınması bir an önce durdurulmalı ve çözüm için yeniden girişimler olmalıdır.
  • Kadınlar başta olmak üzere Kürtlere, muhaliflere yönelik gözaltı ve baskı politikalarına bir an önce son verilmelidir.
  • Başta kolluk kuvvetleri olmak üzere, kadınlara yönelik uygulanan her türlü şiddette failin cezasızlık ile ödüllendirilmesi politikası bitirilmelidir.
  • Kayyumların kadına yönelik şiddeti arttırdığı ve kadınların başvurabileceği, toplumsal yaşama katılabileceği mekanların kalmadığı göz önüne alınarak bu politikalara derhal son verilmelidir.
  • Eşbaşkanlık sisteminin kadınların yaşamın içerisinde eşit temsiliyetinin inşa edilmesi ve varlıklarının-emeklerinin-iradelerinin görünür kılınmasının temel politikalarından biri olduğu kabul edilmeli ve yasal olarak tanınmalıdır.
  • Tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi, TCK 103 ve 6284 No’lu Yasa, amasız-fakatsız uygulanmalı, yaşamın her alanında toplumsal cinsiyet eşitliği için etkin politikalar uygulanmalıdır. 
  • Kürtçe anadil kabul edilmelidir. Eğitim, sağlık, kültür gibi her alanda uygulanması için politikalar geliştirilmelidir.
  • Baroların, STK’ların ve meslek odalarının kadına yönelik şiddet ile ilgili ayrıştırıcı veri tutmalı ve bu verileri kadın örgütleriyle paylaşmalıdır.

AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.