
Ankara'da kadına yönelik şiddeti protesto etmek istedikleri sırada darp edilerek gözaltına alınan 11 kadın, gözaltı sürecinde de keyfi uygulama ve fiziki şiddete maruz kaldı.
Ankara'da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yapılmak istenilen yürüyüşe polis müdahalesinde 11 kadın darp edilerek gözaltına alınmıştı. Gözaltı sürecinde de baskı ve saldırılara maruz kalan kadınlardan Gökçe Şentürk ve Derman Gülmez yaşadıklarını anlattı.
Gözaltı sırasında ağızlarının kapatıldığını ve ters kelepçe takılarak şiddete maruz kaldıklarını söyleyen Şentürk, sağlık kontrolü için götürüldükleri doktorda darp raporunun tutulmasının ise polisi rahatsız ettiğini aktardı.
Şentürk, "Polisler 'keşke başka bir hastaneye götürseydik, bu iş burada çok uzun sürdü' gibi laflar ediyorlardı. Hiçbir şekilde şiddete maruz kalmamışız gibi orada prosedür gereği sağlık raporunu anında verilmesini istiyorlardı. Fakat bu istedikleri gerçekleşmedi. Bunun üzerine ifade verdiğimizde bize şiddet uygulayan polisten şikayetçi olduk" dedi.
‘Araçta 6 saat bekletildik’
Gözaltı aracında keyfi bir şekilde bekletilerek havasız bırakıldıklarını ifade eden Şentürk, şunları aktardı: “Arkadaşlarımızın bileklerinde kelepçeden dolayı ciddi şekilde yara oldu. 6 saat boyunca gözaltı aracında bekletildik. 11 kadının oturacağı yer bile yoktu. Biz sırayla birbirimize yer vererek 6 saati geçirdik. İşimiz kalmamasına rağmen keyfi bir şekilde aracın içinde bekletiyorlardı. Gözaltına alınmamızın hiçbir yasal tarafı yoktu. Akşam geç saatlerde bizi serbest bıraktılar ve ben aldığım darp sonucu çok yoğun bir halsizlik yaşadım ve diyebilirim ki kendime yeni geliyorum."
‘Zulme karşı ses çıkardık diye’
Muhalif oldukları için ya da kadınlara karşı zulme ses çıkardıkları için bu uygulamaya maruz kaldıklarını belirten Şentürk, şöyle devam etti: "AKP'nin iktidara geldiği günden beri biz kadınlar olarak şiddetin yüzde yüz arttığını biliyoruz. Her gün binlerce kadının tacize, tecavüze maruz kaldığını biliyoruz. Gencecik insanlar daha 18 yaşına girmeden, çocuk gelin konumuna düşürülüyor ve devletin bunlara destek vermesi ile bu politikalar gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla biz de polislerin kadınlara vahşice saldırısından sonra AKP'nin kadınlara karşı yürütmüş olduğu politikaların yansımasını yaşadık.”
Polis şiddetine sloganlarla direndiklerini söyleyen Halkevleri üyesi Derman Gülmez de “O gün sokağa çıktığımızda polisler ve TOMA'lar eylem alanını çoktan işgal etmişti. Buluşma noktasında polis hiçbir kadının durmasına izin vermedi“ dedi.
Polisin kadınlara, valiliğin 30 Kasım'a kadar ilan ettiği yasağı hatırlattığını belirten Gülmez, şunları belirtti: “Bir grup kadını Kurtuluş Parkı'na sürmüştü, bizi de Kolej metrosundan sokağın karşısına doğru elleriyle ittire ittire ilerletti. Kadınlara zarar vermemelerini söylesek de, tam da onlara yakışır şekilde devletin şiddetini yeniden gösterdiler.”
‘Sokaktan güç aldık’
İçlerindeki kadın polislerin de şiddet uyguladığını anlatan Gülmez,
"11 kadını o arada, kimisinin bacağına, kimisinin sırtına vurarak, darp ederek arabaya sürüklediler. Sloganlar atarak direndik, bu sefer de ağzımızı kapatmaya çalıştılar. Arkadaşlarımızın OHAL'e, yasaklara inat 'itaat yok isyan var' sloganlarına, bizler de gözaltı aracında şarkılar söyleyerek, onların sesine ses kattık, sokaktan güç aldık" ifadelerini kullandı.
ANKARA