
Murathan Mungan 1980’lerden sonra edebiyat dünyasına girmiş ve bu dünyada kendine has bir yer edinmiş, edebiyatın neredeyse her türünde eser vermiş bir isim. Geçtiğimiz günlerde ise “Küre” adlı yeni kitabı, Metis Yayınları tarafından basıldı.
Yeni kitabında, eleştirisini, övgüsünü, şiire olan duygusunu başarılı bir şekilde ifade etmiş. Bir şiiri şiir yapan nedir? Şiir yapılır bir şey midir? Şiirin zamanı şimdi mi, gelecek mi, geçmiş mi? Şiir kesinlikli bir şey mi? Gibi pek çok soruya yanıt aramış. Mungan’ın şiir üzerine düşündüğü denemeleri hem sorduğu sorular bakımından hem de şiir eleştirisi üzerine düşünen, şairleri yaşamının bir yerinde tutan okur bakımından zevkli bir okuma deneyimi.
Şiir, belirsizliklerin sanatı
Ve Mungan’ın dediği gibi: “Şiir, hiçbir söylediğini kanıtlamak ya da savunmak durumunda değildir. Yalnızca kendisiyle cisimleşen o ânının bütünlüğünü var eder.” Gerçekten de şairin bir o ânı vardır. Ve onun o anki gerçekliği Murathan Mungan’ın şu örneğinde olduğu gibi; “Gece her zaman siyah değildir” şeklinde bir önerme olabilir.
Şiir serüveni için “yolda olma” halinden söz ediyor Mungan. Bu serüven boyunca yalnız kazandıklarımız değil, yitirdiklerimiz de önemli. Vazgeçilenler, unutulanlar, itilen/bastırılanlar, hafızamızın arkalarına attığımız tüm o yabancı, oysa bize en yakın, duyguların şiire büyük hizmet ettiğini söylüyor. İşte şiire ivme katan duygu da tam olarak bu kayıplardan geçiyor. Dolayısıyla şiiri kesinliklerin değil, belirsizliklerin sanatı şeklinde yorumlamak mümkün.
Şiire uç veren söz parçaları
Mungan, üstünde iki üç kez düşülmesi gereken bir şair, yazar ve entelektüeldir. Duruşu, mücadelesi ile kalplere, vicdanlara en direkt yoldan seslenen bir cesaret timsalidir.
Küre ile bizleri başka bir yaşamın varlığına doğru götüren Murathan Mungan da derdinin şiir yazmak olduğunu söyleyenlerden. Şair olarak anılmayı, bu yükü ağır bulduğundan, pek kabullenmez.
Mungan’ın “Küre”si şiire, şaire, eleştiriye, edebiyata ve sanata dokunan bir kitap. En önemlisi düşünen, düşündüren konu üzerinden kendi sorularınızı sorabildiğiniz, eleştirilerinizi getirebildiğiniz bir yan içeriyor. Mungan’ın açık uçlu soruları, incelikli eleştirisi, onun deyimiyle “kıvılcımlar, çakımlar, şiire uç veren söz parçaları” kitabı okunur kılan diğer bir özellik.
Şiir çoğu kez sahibine bile yabancı

“…Onca yaşa karşın, yolun yarısına bile gelemeyenlere ne demeli? Bazı uzaklıklar yıllarla kapatılmaz. Uzaklık, içi doldurulması gereken bir bilgi çeşididir.
“Şiir üzerine, sonra da kendi şiirimiz üzerine düşüncelerimiz de kolay oluşmaz. Herhangi bir konuda düşünce oluşturmaktan çok daha uzun ve zahmetli bir süreçtir bu. Şiirin çoğu kez sahibine bile yabancı, uzak, ele geçirilmez evreninde sezgi, içgörü, bilgi, deneyim, zevk, görgü, incelik, fikir, buluş, keşif ve benzeri belirleyenler, kendi fizik yasaları içinde yer değiştirip dururlar. Şiirin kendi iç takvimi vardır; gündelik dünyanın kullandığı takvimle bazen örtüşür, bazen örtüşmez. Bu nedenle, hiçbir zaman o güne kadar öğrendiklerinizle yetinip, artık kendinizi gönül rahatlığıyla kendiliğinden çalışan bir düzeneğe bağlayamazsınız, sürekli uyanık ve diri, dahası “tedirgin” olmanız gerekir. Dünyanın belki de en eski sanatının hâlâ sürdürülüyor, sürdürülebiliyor olmasında şu saydıklarımın toplamından oluşan tedirginliğin payı vardır. Şiir tereddütleri olanların sanatıdır.” * Kitabın tanıtım metininden
KÜLTÜR SERVİSİ