İsveç’in başkenti Stockholm’de çalışma yürüten Kürt Enstitüsü, Kürt şairleri biraraya getirdi. Etkinlik, Kürtçe’nin lehçelerinde konuşan şairlerin birbirleriyle tanışmalarını, eserlerini birbirlerine iletmeyi ve dayanışmayı geliştirmeyi amaçlıyor. Stockholm Kürt Enstitüsü Başkan Yardımcısı Kamran Simo, bazı Kürt şairlerinin Latin, bazılarının da Arami alfabesi ile yazdıkları için birbirlerinin şiirlerini okuyamadıklarını ancak bu tür etkinliklerde okunan şiirlerin tüm şairler tarafından anlaşıldığı için bu tür etkinlikleri düzenlemenin önemine değindi. Saddam Hüseyin’in Kürtlere karşı giriştiği ve 183 bin Kürt’ün katledilmesi ile sonuçlanan Enfal’in yıldönümünde yapılan etkinlikte Şair Simo, katliamı anlattığı destanından bazı bölümleri okudu.
Kürt yazar ve şair B. Welatevin, Kürt şairlerinin bir araya gelmelerinin değişik lehçeleri konuşan sanatçıların birbirlerini anlamaları açısından taşıdığı öneme değinerek şunları söyledi: “Değişik lehçelerde konuşan Kürtlerin birbirlerini dinleyebilmeleri ve anlayabilmeleri, ortak bir dilin yaratılması için yazar ve şairlerin bir araya gelmeleri çok önemli. Zaten bir dilin gelişmesi ancak lehçelerin kendilerini geliştirmesiyle mümkün olur. Dilin gelişmesi eski dönemdeki gibi klasik resmi dil yaratarak değil, bütün lehçelerin gelişimi ile birlikte doğal seyri içinde sağlanabilir. Kürt edebiyatının şiir kısmı oldukça gelişkin. En kolay yazılan edebiyat türü olduğu için şiir geçmişten beri Kürt edebiyatı içinde önemli bir yer tutmuştur. Bu nedenle de Kürtler arasında şiir yazma eğilimi sürekli gelişmiş, ilerlemiş ve olgunlaşmıştır.“ Bu tür etkinliklerin çok lehçeliliğin güzelliğini ortaya çıkardığını dile getiren B. Welatevin, „Değişik lehçeleri konuşan şairler birbirlerini dikkatle dinliyor ve anlamaya çalışıyor. Örneğin ben Kelhori lehçesi ile okunan şiirleri başlangıçta anlamakta zorluk çekiyorum. Ama bir süre sonra anlamaya ve şiirin içeriğini kavramaya başlıyorum” dedi.

Gençleri teşvik için
Şair Makbule Çolak ise, bir edebiyat etkinliğinde ilk kez Kürtçe şiirini okudu. Çolak, metropollerde büyüdüğü için Kürtçe’ye tam hakim olamadığı için şiirlerini Türkçe yazdığını ve bir arkadaşının yardımıyla Kürtçe’ye çevirdiği şiirini okumaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.
12 yılını Türkiye zindanlarında geçiren şair Fatma Savcı da, İsveç’in Kürt edebiyatının merkezi olarak bilindiğini, pek çok Kürt şair, sanatçı ve yazarın yaşadığı bir ortamda gençleri sanat ve edebiyatla ilgilenmeye teşvik etmenin önemini vurguladı. Gençlerin en az 3 veya 4 dil bildiklerini hatırlatan Savcı, gençlerin Kürtçe eserleri başka dillere çevirebileceklerini böylece Kürt dili ve kültürünün tanıtılmasına katkıda bulunabileceklerini ifade etti.

Şairlerden eylemcilerle dayanışma mesajı

Almanya’dan gelerek etkinliğe katılan genç şair Haki Bingöl, etkinliğin kendisi için bir sınav niteliğini taşıdığını, bir önceki kuşaktan deneyimli şairlerle birlikte şiir okumaktan onur duyduğunu söyledi.
Şairler, Kürdistan ve Türkiye’deki son gelişmeleri, askeri operasyonları,  tutuklamaları ve açlık grevlerini de gündemlerine aldı. Kürt sorununa barışçıl çözüm çağrısı yapan şairler, Avrupa Konseyi, CPT ve Türk Adalet Bakanlığı’na Strasbourg ve Türkiye cezaevlerindeki açlık grevcilerinin taleplerinin karşılanması için birer mektup gönderecek. Strasbourg’da açlık grevi yapan eylemcilere de dayanışma mesajı gönderildi. 

MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM