Şikefta Şehîdan
Toplum/Yaşam Haberleri —

Fatma Aslan
- Dêrik’te 32 yıl önce şehit düşen PKK’lilerden geriye kalan bir parça eşya bulma umuduyla yola çıkan 70 yaşındaki Fatma Aslan, “Buraya çıkarken bile büyük zorluklar çektik. Onlar ise burada yaşadılar, bu kayalıkların arasında kaldılar. Bu yolu kendileri seçtiler. Yolları doğru ve güzel bir yoldu” dedi.
Kürdistan’da 1990’lı yıllarda yaşanan çatışmalar, işkenceler ve serhildanlar, büyük acıların yanı sıra büyük direniş öyküleri de bıraktı. Aradan geçen yıllara rağmen hala cenazelerine ulaşamayan aileler, yakınlarının kemiklerini arayan anneler, babalar, kardeşler, akrabalar ve yoldaşlar, hem geride bırakılan acıya hem de direniş öykülerine sahip çıkma mücadelesi vererek başka bir direniş tarihini ortaya koyuyor.
Özellikle 30 yılı aşkın bir süre cezaevlerinde tutulan eski PKK gerillalarının anılarını ve hafızalarını yeniden canlandırarak, birlikte mücadele ettikleri yoldaşlarını anmak ve onlara verdikleri sözleri tutmak için yürüttükleri çaba, Kürt özgürlük mücadelesinde yeni bir sayfanın aralanmasına vesile oluyor. Bu isimlerden biri olan Cebrail Vural’ın 30 yılı aşkın tutsaklığının ardından tahliye edilmesiyle, yıllardır çocuklarının kemiklerine ve hikayelerine hasret kalan aileler, çocuklarının mücadele ettikleri merkezleri ve öykülerini 32 yıl aradan sonra yerinde dinleme, onları direndikleri yerlerde anma fırsatı buldu. Ailelerin bu uğurda ortaya koydukları azim ise insan iradesinin sınırlarını gözler önüne seren görüntülere sahne oluyor.
3 PKK gerillasının hikayesi
Mêrdîn’in Dêrik (Derik) ilçesinde, yakın zamanda Cebrail Vural’ın yer göstermesiyle ailelerin kayıplarını 32 yıl sonra anma fırsatı bulduğu Şikefta Şehîdan (Şehitler Mağarası) bölgesinin ardından, yine ilçeye bağlı Sadan kırsal mahallesindeki bir başka direniş merkezi daha ziyaret edildi. Kêla Reş olarak bilinen dağlık alandaki Hûrikê Lata Şîn bölgesinde 12 Şubat 1994 tarihinde çıkan bir çatışmada PKK’li Yılmaz Aslan (Sabri) hayatını kaybetti. İddiaya göre; Osman Çelik (Mistefa) ile kod adı Davut olarak bilinen 2 PKK’li de yaralandı. Ancak yaralı PKK’lilerin daha sonra işkence edilerek katledildiği öne sürüldü. Cenazeleri dağdan aşağı atılarak işkence edilen gerillalar, Dêrik’te kimsesizler mezarlığına defnedildi.
“Bende onun annesiyim”
Yıllar içinde cenazeleri teslim almak isteyen aileler bir sonuç alamazken, 32 yıl sonra Cebrail Vural’ın yer göstermesiyle olayın yaşandığı yerde Yılmaz Aslan’ın ailesinin de katılımıyla bir anma töreni düzenlendi. Tören öncesi dik ve zorlu yamaçlardan, dar vadilerden ve kaygan kayalardan geçilerek ulaşılan mağara bölgesine gidenlerden biri de 70 yaşındaki Fatma Aslan’dı.
PKK’li Aslan’ın kuzeni olan Fatma Aslan, “Ben de onun annesiyim” diyerek, zorlu koşullarda saatler süren yürüyüş boyunca elinde bastonuyla bölgeye ulaşma çabası verdi. İradesiyle beraberindekileri hayrete düşüren Fatma Aslan, heyette yer alanların “devam etmemesi” yönündeki telkinlerine her defasında, “Ben sağlamım, siz kendinize dikkat edin” sözleriyle karşılık verdi. Fatma Aslan, kuzeninden bir parça anı bulma umuduyla yolculuğuna devam ederek bölgeye ulaştı.
“Belki geriye bir şeyler kalmıştır…”
Aslan’ın cenazesinin Dêrik’te defnedilmesinin ardından yaptıkları başvurulara rağmen naaşın kendilerine teslim edilmediğini belirten Fatma Aslan, “Kemikleri tespit edilsin diye bekledik. Buraya gelirken de belki kendisinden geriye bir şeyler kalmıştır, yanımızda götürürüz düşüncesiyle geldik. Ancak her yere baktık, bir şey bulamadık. Bir kıyafet parçası ya da bir eşyasını buluruz dedik ama bulamadık” dedi.
Fatma Aslan, zorlu koşullara rağmen bölgeyi ziyaret etmekteki ısrarını şu sözlerle anlattı: “Her dört adımda bir dinlene dinlene buraya çıktım. Şehitlerin yerini ziyaret edeceğim diye belki Allah güç verdi, iradem güçlendi. Bu inançla kendimi güçlü hissedip buraya kadar geldim. Var olduğumuz sürece onların davasının peşinde olacağız, yollarını takip edeceğiz. Onları hiçbir zaman unutmayacağız. Sonuçta onlar Kürdistan’ın, bizlerin şehitleridir.”
“Yolları güzel bir yoldu”
Ziyaret esnasında karmaşık duygular hissettiğini belirten Fatma Aslan, “Bizler buraya çıkarken bile büyük zorluklar çektik. Onlar ise burada yaşadılar, bu kayalıkların arasında kaldılar. İradeleri o kadar güçlüydü ki şehadete ulaşana kadar burada mücadele ettiler. Bu yolu kendileri seçtiler. Yolları doğru ve güzel bir yoldu” şeklinde konuştu. AHMET KANBAL/MA














