
Türk devletinin Cizre, Silopi, Şırnak, Sur gibi Kürt yerleşim yerlerini yerle bir etmesinin ardından evleri yıkılan, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılan Kürtdistanlılar için Avrupa’da başlatılan yardım kampanyalarına katılımlar devam ediyor. Yardım elini uzatanlardan biri de Almanya’nın Bielefeld kentinde yaşayan Lokman Baykara…
Lokman Baykara Cizreli, 5 çocuk babası bir Kürdistanlı. Her onurlu Kürt’ün katılım sağladığı PKK’nin 38’inci kuruluş yıldönümünde karşılaşıyoruz kendisiyle.
Elini tuttuğu küçük kızı Sinem ile gelen gidene selam verirken yanında duran kadın “Lokman arkadaş edindiği Kardeş Ailesini gidip görmüş“ deyince yönümüz Lokman Baykara’ya çeviriyoruz.
Artık O’nu dinlemeye başlıyoruz, Diriliş Bayramı’nın kutlandığı saatlerde…
‘Telefonda silah seslerini duyuyordum’
Akrabaları da Cizre’de yaşananlardan büyük oranda mağdur olmuş. Devlet saldırısı ve yıkımının yoğun olduğu Cudi Mahallesi’nde sonuna kadar kalan akrabalarının şu an naylonlarla çevrelenmiş yıkık evlerinde kaldığını söyleyen Baykara, kendi ailesine yardım ettiği gibi Avrupa’da Heyva Sor a Kurdistanê tarafından başlatılan Kardeş Aile Kampanyası’na da katılmış, önce Sur’da sonra da Silopi’de bir Kardeş Aile edinmiş. Sur’daki aileye yardım göndermiş, bir süre sonra Sur’daki aile kenti terkettiği için iletişim kuramamış. Daha sonra Silopi’de bir aile ile Kardeş Aile Kampanyası çerçevesinde ilişkilenmiş.
Kardeş Ailesi ile tanışmasını şu şekilde anlatıyor:”Benim ailemin de Cizre’de evleri yıkıldı. Perişan oldular. Ben sürekli onlara maddi destek oldum. Operasyonların sürdüğü o günlerde her gün arıyordum. Silah seslerini telefondan duyuyordum. Aylar geçti, katliamlar oldu. Aileler mağdur oldu. Evleri yıkılanlar çadırlara geçti. İşte bu dönemde Avrupa’da başlayan Kardeş Aile Kampanyası’nı duydum. Hemen bu kampanyayı Bielefeld’de organize edenlerle ilişkiye geçtim ve kampanyaya katıldım.”
‘Onları unutamıyorum’
Baykara, Kardeş Ailesi’ne maddi yardımda bulunmakla yetinmemiş, Silopi’ye gidip görmüş, Kardeş Ailesi’nin sıkıntılarının yakından görmüş, acısını acısı olarak hissetmiş…
Lokman Baykara’nın anlatımları devamla şöyle:”Halen onları unutmuş değilim. Unutamıyorum. O halleri, yıkılan evlerini…”
Duygulanıyor ve Küçük kızına bakarak anlatmaya devam ediyor:”6 hafta önce Adana’ya izine gittim. Adana’dayken bir gece kararımı verdim. Saat gecenin 11’nde otobüsle Silopi’ye geçtim. Silopi’ye indiğimde her yer barut kokuyordu. Evler yıkık, sokaklar darmadağın. Yardım gönderdiğim aileye ulaştım. Evlerinin bir odası hariç tamamen yıkılmıştı. 12 nüfus ile kalan tek odada kalıyorlardı. Gelin, torun, anne, baba hepsi bir odada kalıyordu. Onların o durumunu görünce kendi kendime “Lokman tam isabetli bir aile seçmişsin” dedim. Evleri yıkılmış, yerle bir olmuş. 2 inekleri varmış bu 2 ineği de vurup öldürmüşler. Ben onların o halini görünce kendimi tutamadım ve inanın bir saat ağladım. Onlar ağladı, ben ağladım. O atmosferde onlarla bir hatıra fotoğrafı çektirmeyi bile düşünemedim. Aile fertleri bana bu mücadelenin ve çekilen fedakarlıkların boş olmadığını, Kürtlerin önemli bir mücadele verdiğini söyledi. Bana ‘Eğer binlerce kilometre öteden, Avrupa’dan bir Kürt gelip bizi soruyorsa, oradan bize yardım gönderiyorsa bu mücadele boşuna verilmemiştir’ diyorlardı.”
Büyük mağduriyete rağmen Kardeş Ailesi’nin inancını takdir eden Lokman Baykara son olarak “Benim kendilerine misafir olarak gideceğimi duyduklarında ailenin büyüğü sabahın beşinde köyüne yürüyerek gitmiş ve benim için bal getirmiş. Bu beni oldukça duygulandırdı” dedi.
MURAT MANG / BİELEFELD