Şakran Kadın Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar ise, açlık grevi eyleminden sonra cezaevinde hücre cezası almayan tutsağın kalmadığını altını çizdi.

Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde kalan Fetullah Demirtaş ve Sertaç Kılıçarslan cezaevinde yaşanan keyfi uygulamalar ve hak ihlallerine ilişkin mektup gönderdi. Kılıçarslan ve Demirtaş mektuplarında, 12 Eylül'de başlatılan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla 18 Kasım'da sonlandırılan açlık grevi eylemi sonrasında cezaevi idaresinin tutsaklara yönelik baskılarının had safhaya ulaştığını belirterek, "Açlık grevi sonrasında tabiri caizse 'Kürde ne kadar ceza versem yeridir' anlayışı ile artan oranda disiplin cezalarıyla karşı karşıyayız. Özellikle açlık grevleri sonrasında tutsaklara yüksek cezalar vermektedir. Devlet silahla yapamadığının hırsını tutsaklardan ve halktan çıkarmaktadır. Öyle ki son iki yıllık süreçte tahliye olması gereken arkadaşlarımıza 25 ile 30 yıl arasında değişen cezalar verilmiştir'' dedi.
 
50 tutsağa hücre cezası

Cezaevi idaresinin, havalandırma duvarlarında inşaat sırasında oluşan delikleri bahane ederek 50 tutsağa hücre cezası verdiğine dikkat çeken Demirtaş ve Kılıçarslan, mektuplarında ''Kürtçe savunma kabul edilmediği için nasılsa kendimizi savunamayacağız düşüncesiyle bazı arkadaşlarımıza ikişer, üçer defa hücre cezaları veriliyor. Tam anlamıyla intikamcı bir hisle politik saldırılara maruz kalıyoruz. Hukuk dışı cezalara ve sindirme politikalarına karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz" diye belirtti. Kılıçarslan ve Demirtaş, cezaevindeki hukuk dışı uygulamalar ve saldırılara karşı kamuoyu ve hukukçulara destek ve duyarlılık çağrısında bulundu. 

Hücre cezası almayan yok

Şakran Kadın Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar da cezaevinde yaşanan keyfi uygulamalara ilişkin gönderdikleri mektupta, Şakran Kadın Cezaevi'nde 12 Eylül dönemini aratmayan baskılarla karşı karşı olduklarını belirterek, özellikle açlık grevinden sonra baskıların daha da arttığını vurguladı. Hücre cezası almayan tek bir tutuklunun kalmadığını belirten tutsaklar, ''odalar arası sohbet ve iç görüş hakkı, ortak alana çıkma (spor, kütüphane vb. kurslar) hakkı idare tarafından keyfi bir şekilde engellenmektedir" dedi.
Tedavi için gittikleri hastanelerde asker gözetiminde tedavi edildikleri için sıkıntı yaşadıklarını aktaran tutsaklar, "Arama" adı altında odalardaki eşyaların dağıtıldığını ve gardiyanların tahrik edici söylemlerde bulunduğunu kaydetti. Tutsaklar ayrıca cezaevinde kaloriferlerin yakılmadığını ve sıcak su da verilmediğini  belirtti.
Hak ihlalleriyle gündeme gelen Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevinde kalan tutsaklar da yakınlarıyla yaptıkları görüşmede, iletişim haklarının gasp edildiğini, kendilerine gönderilen mektuplar ve eşyalara el konulduğunu kaydetti.

 DİHA/İZMİR