2012 yılının Nisan ayından itibaren kısıtlanmaya çalışılan ve kadınların yoğun tepkisi ve eylemleri ile geri çekilen kürtaj yasasına ilişkin düzenlemeler, şimdi yeniden 'Üreme Sağlığı Yasa Tasarısı' olarak gündemde. Platform üyesi kadınlar, kürtaj yasağının yaratacağı sosyolojik-psikolojik sorunlara dikkat çekti.
Platform üyelerinden Psikolog Duygu Öz, Türk Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'kürtaj cinayettir' söylemeleriyle başlayan süreci değerlendirerek, bu duruma tepki gösteren kadınların sokağa çıktığını hatırlattı.

Yasak fiiliyatta uygulanıyor

Kadınların kararlı duruşu sonucunda kürtajla ilgili yasanın çıkartılmadığını, buna rağmen hastanelerde fiili olarak 'kürtaj yasağı'nın başlatıldığına dikkat çeken Öz, "Yasalara göre bir kadın 10 aya kadar kürtaj yaptırabilir. Ancak hastanelerde Başbakan Erdoğan'ın söyleminden sonra fiili olarak kürtaj yasaklanmış gibi bir tutum sergilenmeye başlandı" diye konuştu.
Hükümetin 'Üreme Sağlığı' adı altında yeni bir yasal düzenlemeyi gündemine aldığına işaret eden Öz, "AKP hükümeti o gün kürtajla ilgili bu söyleminden vazgeçmiş gibi görünse de, şimdi Üreme Sağlığı denilen yeni bir düzenlemenin peşinde. Bu düzenlemenin içeriğiyle ilgili bilgimiz net değil. Ancak geçen yıl gibi kendimizi hazırlıksız yakalatmamak ve kendi tercihimizle ilgili kararımızın elimizden alınmaması için böyle bir platform kurduk. Kendi bedenimizle ilgili kararlarımızı hükümetin politikalarına endeksleyemeyiz" dedi.

Platform tüm kadınlara açık

Kendisinin de bir psikolog olduğunu hatırlatan Öz, kürtaj yasağının kadının ruh halinde büyük olumsuzluklar oluşturacağını, merdiven aldı kürtajlar nedeniyle hayati tehlikelerin artacağını söyledi. Platform üyesi Özge Yolcu ise, AKP hükümetinin yeni yasa tasarısına karşı örgütlü bir yanıt vermek için böyle bir platforma ihtiyaç duyduklarını söyleyerek, kürtajın hak olduğunu düşünen her kesimden kadınla yan yana gelmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Eğitmen olan Ayla Erdoğan da, kürtajın kadınlar için neden bir 'hak' olduğu konusunda eğitimler verdiklerini aktararak, kadın bedenine yapılacak her hangi bir müdahalenin kendi talebiyle olması gerektiği konusunda bilinçlendirme çalışmaları yaptıklarını kaydetti.

ANF/İZMİR