
Çocuklar üzerinde cezaevi idaresi ve görevlilerinin tehdit ve keyfi davranışlarıyla ciddi baskı oluşturulduğu belirtilen açıklamada, çocukların günde 3 defa ve askeri düzen içinde bahçeye çıkarılarak askeri düzende sayım vermeye zorlandığı, bunu reddeden çocukların “Biz size istediğimizi gibi davranırız, siz bize mahkumsunuz, dediğimiz her şeyi harfi harfine yapmak durumundasınız, yoksa adlilerin içine atarız, hücreye atarız, yumuşak odada dayak yersiniz” şeklinde tehdit edildikleri belirtildi. Açıklamada, çocukların yaşadıkları sorunlar şöyle aktarıldı: "Yine sayım sonunda görevlilerin yüksek sesle 'Allah kurtarsın' demelerine karşılık 'Amin' diye cevap vermeleri için kendilerine aşırı baskı yapıldığını da belirtmişlerdir. H.E. isimli çocuk bahçeye çıkmadan sayım istediği için kendisine herhangi bir karar gösterilmeden 5 gün hücrede tutulduğunu söylemiştir. Çocuklar bir başka sorun olarak da, gün içinde özel odalarını kullanmalarının engellendiğini ve sabah 8’den gece 24’e kadar sürekli ortak alan denilen kameralı yerde tutulma zorunluluğu olduğunu, bunun da ayrı bir baskı aracı olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca, görevlilerin gece yarısı saat 2 gibi pencerelerin olduğu alanda top oynayarak tutuklu tüm çocukları rahatsız ettiklerini de beyan etmişlerdir. Bu yüzden gece uyuyamadıklarını defalarca idareye ilettiklerini söylemişlerdir."
Sadece sıvı tüketiyorlar
İki çocuğun açlık grevinin sürdüğünü belirten BDP, "Açlık grevine, ilk dilekçeyi verdikleri ve bunu bildirdikleri tarih olan 19 Nisan 2013 günü başlamışlar. Sadece sıvı (Meyve suyu, süt, şekerli su) tükettiklerini, son 2 gündür tansiyon halsizlik ve baş ağrısı yaşadıklarını beyan etmişleridir. Bu son iki gündür doktor kontrolüne çıkarıldıklarını söylemişlerdir" dedi.
BDP Komisyonu, "Çocukların temel haklarını talep etmeleri nedeniyle karşılaştıkları baskıların bir an önce son bulması gerekmektedir. Çünkü talepleri, tutuklu ve hükümlülerin temel haklarının uygulanmasından başka bir şey değildir" diyerek, yetkililere çağrıda bulundu.
Tekirdağ'da grev büyüyor
Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde 21 tutsağın 34 gündür süresiz-dönüşümsüz olarak yürüttüğü açlık grevi ise genişleyerek devam ediyor. 24 Nisan'da Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUAD) temsilcileri ile BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in cezaevinde yaptığı görüşmelerin ardından önceki gün son durum hakkında bilgi almak amacıyla cezaevine giden ÖHD üyesi Avukat İzzet Kılıç, dün itibariyle açlık grevi eylemine 10 tutsağın daha katılacağını aktardı.
Kılıç, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı, Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Osman Dağdelen ve cezaevi savcısının dün PKK'li tutsakların iki temsilcisi ile açlık grevi eyleminin sonlandırılması ve tutsakların taleplerinin dinlenmesi amacıyla bir görüşme gerçekleştirildiğini söyledi. Tutsakların, hak ihlallerinin ortadan kaldırılması ve koşulların düzeltilmesi konusunda yazılı güvence olmadan eylemlerinden vazgeçmeyeceklerini başsavcı ve cezaevi müdürüne aktardığını belirten Kılıç, görüşmelerde Cezaevi Müdürü Dağdelen'in başsavcının önerilerini dahi dikkate almayan bir tavırda olduğuna dikkat çekti.
Cezaevi Müdürü değiştirilsin
Açlık grevindekilerin yakınları ise tedirgin. Açlık grevindeki PKK'li tutsaklardan 24 yaşındaki Ferdi Çiçek'in babası Yaşar Çiçek, oğlunun çok zayıfladığını ve sağlık sorunları yaşadığını belirtti. Cezaevi müdürünün değiştirilmesini isteyen baba Çiçek, "Eğer müdür değiştirilmezse yaşanacak ölümlerin sorumlusu Adalet Bakanı'dır" dedi. Anne Kişmin Çiçek ise, "Çocuğumun yanına gidiyorum yüreğim yanıyor" dedi. "Çocuğum benimle konuşamıyor sadece bakıyor" diyen anne Çiçek, "Herkesten yardım istiyoruz. Çocuklarımız bu şekilde göz göre göre cezaevinde erimesin" dedi. Çiçek, "Çok zayıflamışlar. Benim ciğerimdir artık ben ne yapayım. Ciğer zordur, ateş de olsa kendimi içine atacağım. Çocuğumuzla doğru düzgün izin vermiyorlar konuşalım" diye tepki gösterdi.
'Talepleri kabul edilsin'
İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu üyeleri, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'ndeki açlık grevi eylemine dikkat çekerek, tutsakların taleplerinin kabul edilmesi için Mis Sokak'tan Galatasaray Lisesi önüne yürüdü. Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUAD) üyelerinin de katıldığı yürüyüşte, "Talepleri kabul edilsin açlık grevleri sona ersin" pankartı açıldı. "Çıplak aramaya son", "Sohbet hakkı uygulansın", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" yazılı dövizler taşıyan İHD üyeleri, "Tecrit öldürür hücreleri kapatın", "Susma suça ortak olma" sloganları attı. Bugün akşam da Galatasaray Meydanı'ndan Taksim Meydanı'na kadar bir yürüyüş gerçekleştirilecek.
Tekirdağ 1 de farksız
Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde bulunan tutsaklar gönderdikleri mektupla yaşanan işkence ve kötü muamelelere karşı eylem başlattıklarını duyurdu. Gönderilen mektupta, "Kaldığımız cezaevi koşullarının 2 No'ludan geri kalır yanı yoktur. Bizler de hem arkadaşlarımıza destek olmak hem de koşulların düzeltilmesi için eylem başlatıyoruz" denildi. Sonuç alamazlarsa açlık grevine başlayacakları duyuran tutsaklar, "22 Nisan'dan itibaren saat 12.00'de slogan ve 22 Nisan ve 13 Mayıs arası akşam yemeği almama ve kapalı görüşe çıkmama kararı almış bulunmaktayız. 29 Nisan ile 13 Mayıs arasında ortak alana çıkmayarak, öğlen saat 12.00'de sloganlarla beraber kapı dövme eylemi yapılacaktır" duyurusunda bulundu.
Adalet Bakanlığı'na çağrı
Öte yandan Meclis'te basın toplantısı düzenleyen BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Tekirdağ F Tipi Cezaevi’yle ilgili Adalet Bakanlığı ve hükümet nezdinde birçok girişimde bulunduklarını ama sonuç elde edemediklerini dile getirdi. Baluken, Adalet Bakanlığı’na derhal cezaevine bir heyet göndererek tutuklular ile görüşmesi ve yaşanan hak ihlallerini ortadan kaldırması yönünde çağrıda bulundu.
Sorumlusu Adalet Bakanlığı
Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'ndeki süresiz-dönüşümsüz açlık grevine ilişkin, cezaevlerindeki PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar adına Deniz Kaya tarafından açıklama yapıldı. Cezaevlerinde yaşanabilecek olumsuzluklardan AKP Hükümeti ve Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olacağını belirten Kaya, cezaevlerindeki hukuk ve insanlıkdışı uygulamalara son verilmesini istedi. Arkadaşlarının haklı bir eylem ortaya koyduğunu kaydeden Kaya, faşizan bir uygulama ile her gün arkadaşlarına fiziki işkence yapıldığını belirterek, Adalet Bakanlığı'nın genelgeyle belirlediği sosyal ve kültürel faaliyetlerin dahi keyfi olarak uygulanmadığını belirtti. Milletvekillerinden oluşan heyetlerin tüm görüşmelerine ve tutsakların tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen sorunların çözülemediğini bildiren Kaya, bu uygulamaların sadece Tekirdağ 1 ve 2 No'lu cezaevlerinde değil tüm cezaevlerinde uygulandığına dikkat çekti. Kaya, demokratik kamuoyuna da eylem çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ