Türk hava sahasına giren bir Suriye helikopterinin Türk jetlerince düşürülmesi bölgede gerginliği artırdı. Suriye, Pazartesi günü yaşanan olay sonrası Türkiye'yi suçladı. Suriye ordusu, bu “aceleci” tepkinin, Erdoğan hükümetinin sınır bölgesinde gerginliği tırmandırma niyetini kanıtladığını savundu. Suriye Genelkurmay Başkanlığı dünkü açıklamasında, helikopterin Suriyeli muhaliflerin sınır geçişlerini denetlerken "yanlışlıkla" çok kısa süreliğine Türk sahasına girdiği belirtildi. Açıklamada, silah taşımayan helikopterin geri dönüş halindeyken vurulmasının, Erdoğan hükümetinin "gerginliği tırmandırma" siyasetinin sonucu olduğu belirtildi.


Bülent Arınç açıkladı
Suriye helikopterinin Türk jetleri tarafından düşürüldüğünü ilk Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç açıkladı. Önceki akşam Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Arınç, Suriye'ye ait 'MI-17' tipi helikopterin Hatay Yayladağı Güveççi bölgesinde 2 kilometre Türkiye'de sınır ihlalinde bulunduğunu ve vurulmadan önce defalarca uyarıldığını söyledi. Olay yaşandığı sırada Paris'te bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hakkını kullandığını savunarak, "Kimse bir daha Suriye sınırını ihlal etme cüreti gösteremeyecek" diye konuştu. Davutoğlu, "Olaya ilişin hem BM Genel Sekreterine, hem Güvenlik Konseyi’ne hem de NATO’ya gerekli bilgiler sunulacak" dedi.

ÖSO: Pilotları öldürdük

Helikopter vurulduktan sonra Suriye tarafına düştü. Helikopterin kabin ve bazı parçaları yöre halkı tarafından bölgeden alındı, motor ve pervane parçaları ise halen alanda bulunuyor. İnternette ise helikopterle ilgili çeşitli videolar yayımlandı. Bir video da Özgür Suriye Ordusu tarafından yayımlandı. Helikopterin düşüşünden hemen sonra çekildiği iddia edilen görüntülerde uçağın yanan enkazının yanı sıra paraşütle atlayan pilotların yere inişi görülüyor. Pilotların inmesiyle birlikte bir grup pilotlara doğru yöneliyor ve silah sesleri duyuluyor. Görüntülerin devamında kamera, pilot olduğu sanılan bir kişinin cesedini ve kana bulanmış ekipmanı kaydediyor. Özgür Suriye Ordusu, helikopterden atlayan 2 kişinin öldüğünü, bir kişinin ise ellerinde olduğu iddia etti. Öte yandan, sosyal medyada yayımlanan ve bu olayla ilgili olduğu iddia edilen bazı görüntülerde, elinde kesik bir baş tutan bir militan görülüyor. Ancak bu görüntünün bu olayla ilgili olup olmadığı bilinmiyor. Zira pilotların durumu ile ilgili resmi açıklama yapılmadı.

Türkiye jeti vurulmuştu

Geçen yıl 22 Haziran'da bir Türk savaş uçağı Suriye Hava Kuvvetleri tarafından Akdeniz üzerinde vurulmuş, iki pilot hayatını kaybetmişti. Bu olayın ardından Türkiye Hükümeti yeni angajman kuralları ilan ederek, Suriye ordusuna ait hava unsurlarının Türkiye sınırına 2 milden fazla yaklaşması halinde müdahale edileceğini açıklamıştı.  

Sınırda bomba yüklü araç patlatıldı

Helikopterle ilgili gelişmeler tartışılırken, dün akşam saatlerinde bu kez de Türkiye’nin Suriye’ye açılan Cilvegözü Sınır Kapısı'nın Suriye tarafında bomba yüklü bir aracın infilak ettirildiği haberi geldi. Patlamanın Türkiye sınırına birkaç yüz metre uzaklıktaki Bab el Hava Kapısı'nda meydana geldiği duyuruldu. Hatay Reyhanlı’dan da duyulan patlama sonucu en az 7 kişi öldü, 20 kişi de yaralandı. Patlama ardından Cilvegözü Sınır Kapısı'nda tır girişleri durdurulurken, Cilvegözü'nde bekletilen ambulansların sınır kapısından geçerek patlamanın yaşandığı bölgeye gittiği öğrenildi. Sözkonusu kapı Türkiye'nin desteklediği silahlı grupların elinde bulunuyor. Cilvegözü sınır kapısının Türkiye tarafında 11 Şubat’ta da bomba yüklü bir araç infilak etmiş, 18 kişi kişi hayatını kaybetmişti.

HABER MERKEZİ




Rusya ile Fransa uzlaşamadı

Birleşmiş Milletler (BM) raporunun Şam'da kimyasal silah kullanıldığını teyit etmesinin ardından saldırıyı kimin düzenlediğine ilişkin BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında görüş ayrılığı yaşanıyor. ABD, İngiltere ve Fransa, Esad rejimini suçlarken, Rusya raporda bunu kanıtlayacak açık bir delil olmadığını söylüyor.
Suriye'nin başkenti Şam yakınlarında 21 Ağustos günü sarin gazı kullanıldığına dair "ikna edici" kanıtların bulunduğunu söyleyen BM raporunun açıklanmasından bir gün sonra Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Moskova'da bir araya geldi. Ancak iki bakan, Suriye’deki kimyasal silah saldırısının arkasında kimin olduğu konusunda fikir birliğine varamadı.

Ortak nokta Cenevre Konferansı
Dün yapılan görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenleyen iki bakanın sözleriyle, iki ülke arasındaki ortak ve farklı noktalar da ortaya çıkmış oldu. İki bakan, Fransa ve Rusya'nın Suriye'de akan kana son verilmesi ve Suriye'nin kimyasal silahlarının imha edilmesi konusunda aynı fikirde olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Fransa ve Rusya'nın Suriye'deki çatışmaya siyasi çözüm bulunması konusunda hemfikir olduğu, bunun da Cenevre 2 Konferansı'nı işaret ettiği bildirildi.

İki tarafın faili başka

İki bakanın ayrıştığı nokta ise kimyasal silahların kim tarafından kullanıldığı konusu oldu. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius "Kullanılan sarin gazının miktarına, kullanılma tekniklerine bakıldığına böyle bir saldırının arkasında Suriye rejiminin olduğu konusunda hiçbir şüphe yok" diyerek ülkesinin tutumu açıkladı. Rusya ise "muhaliflerin yapmadığı ne malum" diyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu saldırının muhalif güçlerin provokasyonu olduğuna dair 'ciddi dayanakları’ bulunduğu ve daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söyledi. Lavrov, "BM uzmanlarının raporu, saldırıyla ilgili tüm sorulara yanıt vermiyor" dedi.

Moskova tehdide yanaşmıyor

Fransız bakan Fabius, Suriye’nin kimyasal silahları teslim ve imha etmesine yönelik plana uymaması durumunda BM Güvenlik Konseyi'nden Esad rejimine yönelik askeri tehdidin artırılmasını öngören bir kararın çıkarılması için Rusya'nın desteğini almak için Moskova'ya gitti. Ancak umduğunu bulamadı. Rusya, Esad rejimine kimyasal silahlarını teslim etmesi için vakit tanınması gerektiğini savunuyor.

  MOSKOVA