Zor koşullar altında yaşam savaşı veren Şemdinli köylüleri, devletin askeri ve ekonomik baskılarla bölgede HPG’nin denetimi yeniden eline geçirmesini engellemeye çalıştığını belirtiyor.

Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde özellikle de sınırda bulunan Rubarok(Derecik) beldesinde yurttaşlar, askeri uygulamalar nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşıyor. HPG’nin yaz boyunca alan hâkimiyeti kurduğu ve kaymakamlık kararıyla boşaltılan Bêgirt (Güzelkaya), Gerget (Zorgeçit), Muşe, Beyteran, Nehri(Bağlar), Navrezan(Çemköy) ve Rûbûnûs köylerinde yaşayan yurttaşlar, kışın döndükleri köylerinde zor durumda. Çatışmalar sırasında top ve hava bombardımanları nedeniyle bağ ve bahçeleri yanan ve çok sayıda hayvanları telef olan köylüler, ekonomik olarak da büyük sorun yaşıyor.

Köylere gıda ambargosu!

Edinilen bilgilere göre; 70 kilometrelik Şemdinli ile Federal Kürdistan arasında kalan onlarca köye gıda ambargosu uygulanıyor. Şemdinli’den köylere götürülmek istenen bir torba un veya bir kutu bisküvi için fatura istenirken, sınır ticareti kaldırıldı, akraba ziyaretleri engellendi, sınır köylülerinin çıkışı yasaklandı. 



Şemdinli-Derecik arası 7 arama
2012 yılında 5 ay boyunca HPG’nin alan hakimiyeti nedeniyle gıda ve su ihtiyacını köylülerden sağlayan askeri birlikler, kışın ise bu köylere ekonomik ambargo uygulamaya başladı. Şemdinli-Derecik beldesi arasında kurulan 7 arama noktası ile yurttaşlar ilçe ve belde arasında her gidiş gelişlerinde günde iki defa aramalardan geçiriliyor.

Amaç: HPG denetimini engellemek

Son bir aydan beri karadan sınır karakollarına ve sınır hattına yerleştirilen askeri birlikler ve ağır silahlarla bahar ayında olası bir HPG hakimiyetinin engellenmek istendiği öğrenildi. Bölgede yaşayan yurttaşlar, oluşturulan tampon bölgeyle olası bir kara hareketinin olabileceğine dikkat çekiyor. 


Asker yığınak yaptı
Askeri uygulamaların esnafı ve köylüleri hedef aldığını söyleyen Ceyhan Demirel adlı esnaf, “Şemdinli esnafı olarak geçen sene HPG’nin bölgede alan hakimiyeti kurması nedeniyle Derecik ve çevre köylere rahat gıda malzemesi gönderiyorduk. Çünkü askerin kontrol noktaları kaldırılmıştı. Yurttaşlarımız rahat bir nefes almıştı. HPG’nin alandan çıkması ile bölgeye akıl almaz bir şekilde askeri yığınak yapıldı. Kontrol noktaları oluşturuldu. Bölgede tam bir savaş ortamı mevcut. Ancak bu savaş ortamı tek taraflı. Buradaki halk mağdur olmuş durumda. Buradaki insanlar batıdaki gibi günlük erzaklarını alamıyorlar. Yol kontrolleri ve bilinçli açılmayan karlı yollar nedeniyle mağduriyet en üst noktaya çıkarılmış” dedi.

Devlet zararları karşılamıyor

Yaz aylarında çatışmaların yoğun yaşandığı Bêgirt (Güzelkaya ) Köyü’nde yaşayan yurttaşlardan H. Faik Çelik, yaşadıkları mağduriyeti şöyle anlattı: “Çatışma döneminde bizler mağdur olduk. Halkımız muhacir oldu, başkalarının evlerine sığındık, fakat kışın gelmesiyle birlikte köylerimize döndük; ama kışa hazırlıksız yakalandık. Yazın arazilerimiz sahipsiz kaldı. Köyün etrafına rastgele atılan toplar ve savaş uçaklarıyla bombalanan arazilerimiz, hayvanlar için biçtiğimiz otlarımız, üzüm bağları, bağ ve bahçelerimiz kullanılamaz hale geldi. Canlarımızı zor kurtardık. Fakat göç etiğimizde hayvanlarımızı da beraberimizle Şemdinli’ye getirdik. Fakat beslemek için yer bulamadık. Hayvanların yarısından fazlasını yarı fiyatına satmak zorunda kaldık. Geriye kalan hayvanlarımız da açlıktan telef oluyor. Devlet yetkilileri gelip zarar ziyanlarımız tespit etti. Fakat üzerinden uzun zaman geçtikten sonra ilçe kaymakamlığı tarafından zararlarımızın ödenmeyeceği bize tebliğ edildi.”

50 bin zarara 450 lira yardım

Nêrkûle (Yiğitler) mezrasında yaşayan ve 2 çocuk babası olan Zeki Kaplan, kaymakam ve askerin talimatıyla köylerini boşalttıklarını belirterek, “Köyümüzü boşalttığımızda hiçbir şeyi yanımıza almadan köyü bıraktık. Şemdinli ve Rûbarok beldesine akrabalarımızın yanına yerleştik. Kaymakamlık tarafından 450 lira para yardımı yapıldı. Ancak telef olan hayvan, bağ bahçelerle her ailenin ortalama 50 bin lira zararı var. Köye dönüş izni beklerken, kış hazırlıklarımız olmadı. Devlet bizi tam bir sefalete sürükledi. Geçen sene köyde asker, kaymakamlık ile yapılan zarar ziyan tespiti sonuçları geçenlerde açıklandı. Yapılan açıklamaya göre; köyde zarar ziyan yokmuş. Köylerimiz boşaltılmış, bombalanmış ama zarar görmemiş, bu kararı vermek bize olan bakışı ortaya koyuyor. Devlet önce köyden kovdu, mağdur etti, sonra da ‘yok bir sorun’ diyor” diye konuştu.

Kaymakamlık: Gereken yapılmış!

Konu ile ilgili görüştüğümüz Şemdinli Kaymakamlığı yetkilileri ise, konu ile ilgili detaylı bilgi verilemeyeceğini ama bölge ile ilgili gerekenlerin yapıldığını iddia etti.

Oremar ve Dostki de tedirgin

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Oremar(Dağlıca) köyü ve civarındaki yurttaşlar da birçok baskı yaşadıklarını belirtiyor. 17 Ağustos 2012 tarihinde yaşanan çatışma sonrası köylüler dışında bölge tamamen sivillere kapatıldı. 3 ayrı askeri noktadan geçilerek gidilen bölgede her karakolda yurttaşlar bekletiliyor. Şitazin (Yeşiltaş) Karakolu’nda yurttaşlar burada bekletilip, köyde akrabaları olup olmadığı soruları sorulduktan ve gerekli bilgiler alındıktan sonra en son noktada bulunan Dağlıca 3. Motorlu Piyade Taburu’na bu bilgi iletiliyor. Karakoldan cevap gelinceye kadar yurttaşlar karakol önünde bekletiliyor. Yurttaşlar, olumlu cevap gelmesi durumunda köye geçebiliyor. Köye girmeyi başaranların götürdüğü erzak kayıt altına alınıyor. Bir köylü, “Okulda çocuklara özellikle geçen yılki çatışmalar ve devlete bağlılık üzerine eğitimler veriliyor” dedi.
Çatışmaların yoğun yaşandığı Dostki bölgesinde ise, askeri hareketlilik devam ediyor. Yurttaşlar, askeri sevkıyattan tedirgin olduklarını belirterek, “Sağımız, solumuz asker kaynıyor. Bir yandan barıştan bahsediyorlar, diğer yandan da nerdeyse evlerimizin içine girecek şekilde bölgeye asker sevk ediyorlar” dedi.



SAMİ YILMAZ/VAHAP BAY - DİHA/HAKKARİ