
Amed Kadın Akademisi Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Misak-ı Milli Komisyon üyesi Figen Aras, Öcalan'ın başlattığı diyalog süreci ile beraber müzakere dönemi beklentisi içerisinde olduklarını belirtti. Çözüm süreçlerinde öncülük yapma misyonunu sağlayabilmelerinin önemine değinen Aras, bu noktada kararlaşmalarının olduğunu belirterek, Öcalan'ın barış noktasındaki iddiasının, müzakere dönemine geçiş noktasındaki duruşunu güçlendirecek çalışmalar yapmak istediklerini belirtti.
Misak-ı Milli'yi açığa çıkarmak önemli
Misak-ı Milli komisyonu olarak ilk bir araya geldiklerinde Öcalan'ın Misak-ı Milli ruhu demekle neyi anlatmaya çalıştığını açığa çıkartmak gerektiğini anladıklarını belirten Aras, "Bizler için Misak-ı Milli Kürdistan'ı dört parçaya bölen bir sınırdı. Ama Misak-ı Milli'yi açığa çıkartmak çok önemli" diye kaydetti.
"Rojava'da yaşayan Kürtler ile kardeş olduğumuz, bir halk olduğumuz halde pasaportla dahi birbirimizi göremiyoruz" diyen Aras, Avrupa'ya bakıldığında sınır olgusunun ortada olmadığını, bir ülkeden diğer ülkeye rahatlıkla gidilebildiğini belirtti. Kadınlar olarak sınırların anlamının olmadığını dile getiren Aras, bir tarafta sınırların, tel örgülerin olduğunu ancak diğer tarafta bir halkın var olduğunu dile getirdi. Bundan kurtulmak gerektiğini ifade eden Aras, kadınlar olarak bunu yıkmak için uğraşacaklarını söyledi.
Misak-ı Milli ile özerk yaşanabilir
Bir zihniyet devrimi yaparak dayatılan yanlışları, dayatılan yalanları açığa çıkartmak gerektiğini belirten Aras, vatan denildiği zaman müthiş bir fetişleştirmenin olduğunu belirtti. Aras, vatan denilen toprak parçasının ekolojik olarak bakıldığında ortak özgürlüklerin yaşandığı bir mekan olması halinde değerli olduğunu belirtti. Aras, "Bizim sınırlar üzerine, fetişleştirmeler üzerine ciddi yoğunlaşmalarımız var. Bunu aşmak için de özerkliği gündeme getiriyoruz. Yani Misak-ı Milli ile aslında insanların özerk bir şekilde, halkların ortak iradeleriyle birlikte yaşabileceklerini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
Öcalan'ın müzakere sürecini geliştirirken talepler üzerinden geliştirdiğini dile getiren Aras, "Bu komisyonlar ile iki yönlü bir girişim var aslında. Bir yandan devlet ile yapılan görüşmeleri Önderliğimizin elini güçlendirmek; yani devleti daha demokratik ve anayasal çerçevede Kürt sorununa yaklaşıma çekmek, bir yandan da Kürdistan halkları olarak özerkliği inşa etmede komisyonları hareketlendirmektir" dedi.
Özerkliğin inşasında bunun bir hamle olduğunu belirten Aras, özerkliğin artık somut bir bedene dönüştüğünü ifade etti. Komisyonlar üzerinden tüm çevrelerin buna dahil olması gerektiğini belirten Aras, her bireyin mücadele sürecinde söyleyecek sözü olması gerektiğini belirtti.
DÖKH, daha önce "Hakikatleri Araştırma", "Sivil Toplum Örgütlenmesi", "Öz Savunma", "Misak-ı Milli", "Ekoloji", "Ekonomi", "Hukuk" ve "Kadın Özgürlüğü" adı altında 8 atölye kurmuştu.
MELTEM OKTAY/AMED/DİHA