Urfa’nın Suruç ve Akçakale ilçeleri arasında bulunan Xirbeyê Berana (Yağmuralan) bölgesinde 3 gündür nöbet eylemini sürdüren annelerden Behiye Sevim, sınırın öteki tarafında bulunan ve bir yıldır YPJ’de olan kızı Eylem’in kendisini telefonla araması üzerine, eline Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterini alarak zılgıtlarla sınıra doğru yürüdü. Sınırın iki yakasından bir birine el sallayan anne-kız yan yana gelmelerine izin vermeyen tel örgüleri aşan bir sevgiyle kucaklaştı. Anne, kızıyla konuşurken bir yandan da yüzünü görebilmek için dürbünle kalabalığın içinde bulunan kızını aradı.

Bayraklarla selamladılar

Sınırın öteki tarafında nöbet eylemini selamlamak amacıyla öğle saatlerinden sabah saatlerine kadar bekleyen yüzlerce YPG’li ve YPJ’li ile Rojavalı yurttaşın arasında bulunan Eylem, annesini görebilmek için nöbet tutan kalabalığın bulunduğu alandan biraz uzaklaşmasını istedi. Kızının isteğini yerine getiren annenin heyecanı görmeye değerdi. Eylem ise eline aldığı YPJ bayrağı ile sınıra doğru bir müddet yürüdü. Anne-kız ardından uzun süre birbirlerine el salladı.

Ez qurbana gerilla

Anne Sevim telefonu kapar kapamaz ellerini çırparak, “Ez qurbana gerilla”yı söyledi. Daha sonra telefon görüşmesini anlatan anne Behiye Sevim, Eylem’in kendisine “Sizleri burada görmek mutluluk verici” dediğini aktardı. Sevim, “Ciğerden daha tatlı bir şey yok ama aramızda askerler var. Uzaklık yüz metre bile değil, ama ben onu göremiyorum, sarılamıyorum, koklayamıyorum. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu anlayamazsınız” dedi. Savaş değil, özgür ve eşit bir yaşam istediklerini belirten anne Sevim, 2 çocuğunu PKK saflarında yitirdiğini, bir oğlunun da siyasi nedenlerle 24 yıla mahkum edildiğini söyledi.
Annelere seslenen Sevim, “Gelin sınırları, engelleri kaldıralım. Herkes çıksın buraya gelsin. Elini taşın altına koysun. Asker çekilsin birbirimizi kucaklayalım, artık kavuşalım. Üzerimize düşeni yapalım” dedi.
Anne-kızın telefon görüşmesine şahitlik eden Sıraceddin Çiftçi, “O konuşma büyük bir mutluluktu ama aynı zamanda hüzünlüydü. Böyle durumlarda sınırların hükmü kalmıyor, diğer taraftaki insanlarla aynı kanı taşıdığımızı çok derinden hissediyoruz” dedi.



ZEYNEP KURİŞ/DİHA/URFA