- Türk Sağlık Bakanlığı, iktidarın belirlediği verileri paylaşmakla yetinirken sahadaki durum, felaket yaşandığını gösteriyor. Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da 26 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladığı gün, Amed’de sadece bir hastaneden 15 cenaze çıkarıldı.
Resmi verilere göre Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 209 olarak açıklanırken, sadece Amed’de kurulan koronavirüs mezarlığında 540 kişinin gömüldüğü ortaya çıktı. Mezarlık hızla büyüyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), otoriter rejimlerden gelen verilerin güvenilir olmadığına dair zaman zaman açıklamalarda bulunuyor. Türkiye’de ise başta Türk Tabipler Birliği (TTB) olmak üzere sağlık meslek örgütleri, Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı verilerin gerçek tabloyu yansıtmadığını sık sık dile getiriyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilerle sahada elde edilen verilerin bir biriyle uyumsuzluğuna her gün yenileri ekleniyor.
Son rakamlar ve Amed
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki akşam salgına ilişkin son 24 saatteki verileri paylaştı. Bakan Koca, salgın nedeniyle 26 kişinin daha yaşamını yitirdiğini ve bin 491 yeni vakanın tespit edildiğini ileri sürdü. Böylece hayatın kaybedenlerin sayısı 6 bin 209’a, hasta sayısı 263 bin 998’e yükseldi. Bakan Koca paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Son dönemde iyileşen hasta sayımız yeni hasta sayımızdan daha az. Aktif hasta sayımızı kontrollü sınırda tutmanın yolu yeni hasta sayısını azaltmak. Bugün için, aktif hastalarımızın sayısını azaltacak en geçerli yol tedbirdir” dedi.
Sadece bir hastanede 15 ölüm
Amed Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın korona vakalarının sayısını düşük gösterdiğini belirterek, salgında kontrolün kaybedildiği uyarısında bulundu. Tabip Odası’nın resmi Twitter hesabından yaptığı açıklama şöyle:
* Bugün sadece Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde 15 vatandaşımız korona nedeniyle hayatını kaybetmiştir. İl bazında verilerin açıklanmaması, vaka-ölüm sayılarının düşük gösterilmesi toplumu rehavete sürüklemektedir.
Acil önlem çağrısı
* Salgında kontrol kaybedilmiş, tüm sorumluluk halkın ve sağlık emekçilerinin omuzlarına yüklenmiştir. Hastanede takip edilmesi gereken ağır korona hastalarımız yatak olmadığından evde tedaviye zorlanmaktadır.
* Ekonomik kaygılardan vazgeçilip, toplumun ihtiyaçları karşılanarak sosyal hareketliliği azaltacak önlemler alınması ve yeterli yatak kapasitesi sağlanması için bakanlığı acil önlemler almaya çağırıyoruz.
Mezarlık giderek büyüyor
Sağlık Bakanlığı, koronavirüsü nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısını en son 6 bin 209 olarak açıklarken, günlük enfekte kişi sayısının 600 olarak dile getirildiği Amed’de, virüsten yaşamını yitirenler için kurulan bin kişilik mezarlıkta gömülenlerin sayısı 540’a yükseldi. Her bir parselinde 60 mezarın bulunduğu mezarlıkta, 8 parselin tamamı dolmuş durumda. Diğer parsellerden daha büyük bir alanı kaplayan 9. parselde ise şu ana kadar 60 mezar buluyor. Mezarlığa her gün yeni cenazeler gömülüyor.
Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’ndaki korona mezarlığındaki ilk mezar, 4 Nisan 2020’de virüsten yaşamını yitiren Mehmet Kadri Balbak’a ait. Bakanlığın açıkladığı verilerle sahanın örtüşmediğini hatırlatan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şube Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, “Yeniköy Mezarlığı’nda Kovid-19’dan yaşamını yitirmiş olanlara ayrılmış bir bölüm var. Buradaki sayıyı biz bilmiyoruz ama buradan şunu net olarak söyleyebiliriz. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilerle bizim sahada aldığımız veriler arasında gerçekten büyük bir fark var” diye konuştu.
Günlük 750 hasta
Kendilerinin sahada edindiği bilgileri de paylaşan Güldiken, “Türkiye’de bin 400-bin 500 veriler var son üç-dört gündür ama sadece Diyarbakır’da günlük ortalama 700-750 hasta tedavi görüyor. Bunların 150’si de yoğun bakımda tedavi görüyor” dedi.
Ciddiyete halel getirildi
Halk sağlığının ekonomiye kurban edildiğini ifade eden Güldiken, şunların altını çizdi: “Rakamları düşük tutmak, işin gerçek boyutunu gizli tutmaktır. Gizlediğinizde, bu işin ciddiyetine halel getiriyorsunuz. Gelinen aşama böyle. Verilerin manipüle edilmesi, halkta gerçek bir ciddiyet algısının oluşmasını engelliyor. Gerçekleri paylaşsalar insanlar da ciddiye alacak, ona göre dikkat edecek.”
Artı tedavi edilemiyorlar
Görevden alınarak yerlerine kayyum atanan Bismil Belediyesi Eşbaşkanları Orhan Ayaz ve Gülşen Özbek ise yaptıkları açıklamada, sürecin artık akışına bırakıldığını söyledi. Eşbaşkanlar, şunları ifade etti: ”Bölgemizde Diyarbakır, Mardin, Batman, Urfa, Antep, Şırnak vb. il ve bağlı ilçelerde son haftalarda Kovid-19 salgını adeta pik yapmış, hastanelerde hasta kapasiteleri yüzde 100 dolmuş ve insanların tedavi edilemediği bir tablo ortaya çıkmıştır.”
Bismil’deki hastanede hasta yatırılacak yer kalmadığını; ilçede bin 500’ü aşkın hanenin karantinaya alındığını; günlük 300-350’ye yakın testten yaklaşık 80-100’e yakınının pozitif çıktığını belirten eşbaşkanlar, her gün ortalama dört kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayarak, ”İnsanım diyenin yüreğinin kaldıramayacağı bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.
Felaket ya da mucize
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Esin Davutoğlu Şenol, vakaların artışını yorumladı. RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuk olan Şenol, şunları söyledi: ”Ne olacak da bugünkü vaka katlana katlana gitmek yerine kapanacak? Felaket A şıkkı, mucize B şıkkı. Mucize bekleyelim mi? Pandemi bir yönetimdir. Sahayı güçlendirerek, sahayı planlayarak, çok katmanlı, herkesle birlikte masaya oturarak huzur ve güven vererek. Geciken ülkelerin düştüğü durumlara bakmak gerekiyor. Kendi kendimize oturup beklerken de bir şey olmayacağı çok açık, gecikirsek ne olacağı da açık. Çok büyük çaresizlik var. Ne yapacaklarını bilmeyen bir sürü insan var. Bir an önce etkin önlemlere geçmek gerekiyor. Ülkelerin başına gelmiş en büyük şeyi yaşıyoruz.”
Daha da ağırlaşacak
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman da salgına ilişkin kaleme aldığı yazıyı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya gönderdi. Bakan Koca’ya gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi: “Sayın Bakan, Türkiye’de, COVID-19 hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren hekimlerin sayısı, 5’i Ağustos’ta olmak üzere, 32’ye ulaştı. Bugüne kadar önerilerimiz, yaptığımız uyarılar dikkate alınıp gerekli düzenlemeler yapılmadığı için ülkemizde hastalanan ve ölen sağlık emekçilerinin orantısı, dünya ülkeleri arasında maalesef ilk sıralarda yer almaktadır. Yapılması gerekenler bir an önce hayata geçirilmediği takdirde önümüzdeki sürecin daha da ağırlaşarak devam edeceğinden kaygı duyuyoruz. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi olarak, söz konusu ölüm ve hastalıklara engel olacak, azaltacak uygulamaları sizinle yüz yüze görüşmek istiyoruz. Görüşmemizde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri ile birlikte, TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu ve üye uzmanlık derneklerinin temsilcilerinin de olması, uzmanlık alanlarının bilimsel bilgi ve tecrübeleri ile çözüme olanak sağlayacak, sürecin şeffaf ve bilimsel olarak yürütülmesine katkı sunacaktır. Kayıplarımız daha da artmadan bu görüşmenin en kısa sürede gerçekleştirilmesi için gerekli çabayı göstermenizi bekliyoruz.” HABER MERKEZİ
Testler de sorunlu
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kovid-19 testi yapılan kişi sayısının 100 bine ulaştığını açıkladı fakat tabipler bu testlerin hangi kriterlere göre kimlere yapıldığının açıklanmasını istiyor. Duvar’dan Serkan Alan’a konuşan Ankara Tabip Odası Başkanı Ali Karakoç, üniversite ve pandemi hastanesi ilan edilmeyen hastanelerde PCR testlerinde kullanılacak kit erişim sorunlarının devam ettiğini söyledi. Karakoç, “Üretim alanında çalışan işçiler ve emekçiler, test yaptırabilmek için ancak tanıdığını, eşini dostunu araya sokarak test yaptırabildiğini söylüyorlar. ‘İlla torpilli birini bulup araya sokmam mı gerekiyor test yaptırmam için’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından 26 Ağustos’ta açıklanan günlük Kovid-19 tablosunda 100 bin kişiye test uygulandığı ileri sürüldü. 100 bin sayısının yeterli bir oranda olduğunu fakat bu testlerin yapıldığı kesimlerin bilinmesi gerektiğini söyleyen TTB Başkanı Sinan Adıyaman, şunları dile getirdi: “Bizim elde ettiğimiz bilgiler ve duyumlar bu testlerin yarısının yurt dışına gidenlere ait olduğu, bir kısmının Meclis’teki bazı partilerin gruplarında çalışanlar olduğu yönünde. Cumhurbaşkanlığında çalışanlara üç günde bir test yapıldığı duyumları da var. Bir milletvekili 8 kez test yaptırdığını söyledi örneğin. Dolayısıyla kaç kişiye yapılıyor, temaslılara mı yoksa sadece acillere başvuranlara mı yapılıyor? Bu sorulara acilen bakanlığın yanıt vermesi gerekiyor.”
Kovid-19 pozitif olanlarla teması olup, semptomu olmayanlara test yapılmadığına dönük şikayetlerin kendilerine ulaştığını belirten Adıyaman, “Bu konunun açıklığa kavuşması gerekiyor ki biz daha anlamlı veriler ortaya çıkaralım. Temaslılarda semptom gözlenmediğinde test yapılmadığı konusunda bize şikayetler geliyor. Siz temaslılara test yapacaksanız 100 bin test de yetmez. Öte yandan temaslılara semptomları olsa da olmasa da test yapılması gerekiyor. Hastalık bulunanların yüzde 80’i semptom da vermiyor. Bunların ortaya çıkarılması için temaslılar başta olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerine testlerin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Ali Karakoç da “Yurt dışına çıkanlar, yurt dışından gelenlere testin yapıldığını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra çeşitli kamu kurumlarındaki kişiler, milletvekilleri, Türk Hava Yolları’nın CEO’su üç günde bir test yapıldığını açıklıyor. Sağlıkta yaşanan eşitsizliklerin ne kadar ciddi olduğunu gösteren bir şey” dedi.
Sağlık sistemi çöktü
Karakoç, Ankara’da iki hafta öncesine kadar pandemi hastanelerinde PCR testinde kullanılan kitlere erişim sorunu yaşandığını, bu sorunun üniversite ve pandemi hastanesi olmayan hastanelerde devam ettiğini belirtti. Karakoç’a göre, eğer salgın yataklı tedavi kurumlarında karşılamaya çalışılırsa sağlık altyapısı yetmez hale gelecek. Kronik takibi gereken hastaların, kanser hastalarının sağlığa erişim noktasında sorun yaşandığını belirten Karakoç, normal sağlık hizmetinin de çöktüğünü vurguladı.