•  HDP hakkında kapatma davası açılmasına tepki gösteren Kuzey Kürdistan’daki sivil toplum örgütleri, kapatma talebinin reddedilmesi gerektiğini söyledi.
  •  Davayı darbe olarak değerlendiren Kürdistani İttifak Çalışma Grubu da "Halkımızdan Newroz’a güçlü bir katılım sağlayarak dimdik ayakta olduğumuzu göstermeye çağırıyoruz” dedi. 

AKP-MHP-Ergenekon iktidarının, Kuzey Kürdistan ve Türkiye’nin bütün renklerini barındıran Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapatmak için talimat verdiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’nin Anayasa Mahkemesi'nde (AYM) açtığı kapatma davasına tepkiler sürüyor.

Kuzey Kürdistan’daki sivil toplum örgütleri, HDP’ye yönelik kapatma davası ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin gasp edilmesine ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı. Parti kapatma konusunda Türkiye’nin son derece dramatik bir hafızaya sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşundan bu yana 24 siyasi parti kapatılmıştır. Son olarak 2008’de AKP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Bizler demokrasiye, hukuka ve çoğulculuğa olan inancımız, ilkesel ve ahlaki tutumumuzun gereği o dönemde AKP’nin kapatılmasına karşı çıkmış, bu görüşümüzü de kamuoyuyla paylaşmıştık” denildi.

Parti kapatmanın önüne geçilmeli

 Türkiye'nin demokratikleşmesinin en etkili yolunun, AB üyeliği sürecinden geçtiğine vurgu yapılan açıklamada, duraksayan, geri bırakılan reform sürecinin kararlı bir irade ile yeniden programlanması gerektiği ifade edilerek, şöyle devam edildi: “Siyasi partiler ve seçim kanunları derhal TBMM gündemine alınarak, demokratik bir hale getirilmeli, siyasi partilerin yargı erkinin, keyfi, siyasi ve denetimi mümkün olmayan takdir hakkı ile kapatılmasının önüne geçecek bir düzenlemeye kavuşturulmalıdır. Türkiye'de gerçek demokrasi isteyen çevrelerin işbirliği ile Türkiye'nin temel sorunlarının çözümüne cevap verecek bir içerikle en kısa zamanda yeni sivil bir anayasanın hazırlanması için çalışmalar hızlandırmalıdır."

Kayyum uygulaması hatırlatıldı

 Demokrasi ve seçimin ayrılmaz ikili parça olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Hiç kuşkusuz demokrasinin en önemli nişanesi seçimdir. Bölgemizdeki birçok il ve ilçe 2016’dan beri seçilmiş belediye başkanlarının yerine merkezi yönetim tarafından kayyum olarak atanan vali ya da kaymakamlar tarafından yönetilmektedir. Genel bir uygulama haline gelen kayyum uygulaması demokrasiye olan inancı zayıflatmıştır. Geçmiş tecrübelerimizle de sabit olduğu üzere, siyasi partileri kapatmak suretiyle siyaset kurumunu güçsüzleştirmek ve etkisiz hale getirmek, ülkemizi demokratik değerlerden ve nihai hedef olan Avrupa Birliği üyeliğinden daha da uzaklaştıracağı gibi aynı zamanda siyaset dışı araçların daha da güçlenmesine yol açacaktır.”

Sorunlar ağırlaşır, kırılmalar yaşanır

Açıklamanın devamında şöyle belirtildi: “STÖ ve meslek örgütleri olarak; parti kapatma ve milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılmasının ülkemize bir yarar sağlayamayacağını, pandeminin etkisiyle artan ekonomik sorunları daha da ağırlaştıracağını, çoğulculuk ve hukuk devleti ilkesi açısından da kırılmalara yol açacağını düşünüyor ve değerlendiriyoruz. Bu nedenle siyaset kurumunu denklem dışına itecek uygulamalardan vazgeçilmeli, ekonomik, sosyal ve insan hakları alanındaki reformlara öncelik ve hız verilmesinin ülkemizin ve tüm yurttaşlarımızın yararına olacağı kanısındayız.       

Kapatma talebi reddedilmeli

Anayasa Mahkemesi’nin HDP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin olarak, AİHM’in daha önce birçok parti kapatma davasında ortaya koyduğu kriterleri dikkate alarak kapatma talebini reddetmelidir. Türkiye’nin geleceği için önemsediğimiz bu görüş ve taleplerimizin dikkate alınmasını temenni ediyoruz.”

Açıklamada imzası olanlar

 Açıklamada imzası bulunanlar: Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Urfa, Van baroları. Cizre Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Muş Ticaret ve Sanayi Odası, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası, Van Ticaret ve Sanayi Odası. Diyarbakır Mali Müşavirler Odası, Van Mali Müşavirler Odası, Bitlis Mali Müşavirler Odası. Diyarbakır, Ağrı, Siirt, Bitlis, Mardin, Şanlıurfa, Van-Hakkari, Batman ve Şırnak Tabip Odası. Diyarbakır, Gaziantep, Urfa, Van, Dersim, Adıyaman,  Hakkari, Bingöl ve Şırnak’ta faaliyet yürüten KESK’e bağlı şubeler. Diyarbakır, Batman, Urfa, Van, Mardin, Hakkari, Malatya, Elazığ, Şırnak,Siirt Bingöl, Tunceli, Adıyaman, Bitlis’te faaliyet yürüten TMMOB’a bağlı odalar. İnsan Hakları Derneği Adıyaman, Ağrı, Batman, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Kahramanmaraş, Kars, Malatya, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Van, Şırnak Şubeleri. Rosa Kadın Derneği, TİHV Diyarbakır Temsilciliği, HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkezi, Amed ve Van Şubesi, DİSK Diyarbakır Bölge Temsilciliği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD), Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği (GÜNTİAD), Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD), Van Organize Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (VOSİAD), Van Girişimci İş İnsanları Derneği, Van Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Van ÇEVDER-Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Derneği Adıyaman Şubesi, Demokratik Alevi Derneği Adıyaman Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi ve Adıyaman Ferhat Derneği.

Demokrasiye darbedir

Kürdistani İttifak Çalışma Grubu içerisinde yer alan siyasi partiler de kapatma davası ve Faruk Gergerlioğlu'nun vekilliğinin gasp edilmesine ilişkin Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkez Çalışma Bürosu’nda açıklama yaptı. Açıklamaya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP Eşbaşkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Azadî Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cemal Satı, Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (KDP-T) Üyesi Ozan Kardaş, Kürdistan Demokrat Partisi-Bakur (KDP-Bakur) Genel Başkanı Sertaç Bucak katıldı. Ortak metnin Kürtçesini KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Türkçesini ise DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz okudu. 

Siyasi iktidarın, yargıya talimat ve tehditleri neticesinde açılan kapatma davasının demokrasiye vurulan bir darbe, gerekçesinin de tamamen siyasi olduğunu belirten Aydeniz, şunları söyledi: "Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve HDP’ye açılmak istenen kapatma davasının aynı güne rastlaması bir tesadüf değildir. 6 milyondan fazla seçmenin iradesini temsil eden bir partiye yönelik kapatma davasının açılması, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, HDP’li parlamenterlerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına hız verilmesi; partinin eşbaşkanları dahil, merkez, il, ilçe yöneticilerinden binlercesinin tutuklanması, hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alınmasıdır. 

Hukuk dışı tedbirlerle susturma

 1990’lardan bu yana hükümetler yasal siyasi mücadelede ısrarlı olan halkımızın anayasal hakkı olan siyasi parti kurmalarına karşı hukuku ayaklar altına alan bir savaş açmıştır. PAK, PSK, KKP ve TKDP partileri isimlerindeki Kürdistan kelimesinden dolayı kapatılmanın son aşamasındadırlar. Mayıs 2018’de PİA ve Temmuz 2017’de PDK’nin yasal partiler olarak İçişleri Bakanlığına başvuru dilekçelerini, yürütme organı Anayasa ve hukuku çiğneyerek almayı reddetmektedir. Kısacası Kürt sorununun siyasal, demokratik ve barışçıl çözümü için yasal mücadelede kararlı olan bizleri hukuk dışı tedbir ve yasaklarla susturmaya çalışıyorlar. İktidar siyasi tutumu ile eskinin denenen ve sonuç vermeyen ‘Kürt sorununda’ güvenlikçi politikasında diretmesi, bir çıkmaz sokaktır. Kürt seçmeni demokrasinin, değişim ve dönüşümün önemli siyasal bir aktörüdür. 2019 Yerel Seçimlerinde değişimdeki rolü unutulmamalıdır. Kürt halkının sorunları vardır, çözümü siyasal, demokratik ve barışçıl yöntemlerde olduğuna inandığımız için yasal örgütlenmek istiyor ve mücadele ediyoruz.”

Newroz’da gösterelim

Türkiye ve Uluslararası demokrasi güçlerini, muhalefetini ve halkların yasal siyasi güçleri ile beraber aktif dayanışmaya ve haksızlığa karşı seslerini yükseltmeye çağıran Aydeniz, “HDP’ye karşı açılan kapatma davasını İttifak partileri olarak kınıyoruz. Türkiye’nin demokrasiye inanan parti ve güçlerini, halkımızı HDP’ye yönelik kapatma davası karşısında dayanışma içinde olmaya, insan haklarına, özgürlük mücadelesine, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya çağırıyoruz. Halkımızdan 2021 Nevrozuna güçlü bir katılım sağlayarak bütün baskılara rağmen mücadele azmimiz ve kırılmaz irademizle dimdik ayakta olduğumuzu ve olacağımızı göstermeye çağırıyoruz” dedi. 

 

Avrupa Konseyi'nden uyarı

Avrupa Konseyi, kapatma girişimne karşı Ankara'yı uyardı.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Alman Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada HDP'nin yasaklanmasının "son derece sorunlu" bir durum yaratacağını söyledi. Pejcinovic Buric, siyasi partilerin toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü de güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin koruması altında olduğunu söyledi.

"AİHM siyasi partilerin bir demokrasi içinde oynadığı temel rolün altını açıkça çiziyor" diyen Pejcinovic Buric, "Mahkeme, bir partinin feshedilmesini ya da yasaklanmasını sadece son derece olağanüstü şartlar altında en son çıkış yolu olarak haklı olabilecek, aşırı bir tedbir olarak görüyor" diye konuştu.

Pejcinovic Buric, "Siyasi bir partinin yasaklanması AİHM hukuku uyarınca bu partinin halkın bir bölümünün içinde bulunduğu durumu, kamuoyunda tartışma çabası gibi basit bir olguyla gerekçelendirilemez. (Türkiye'de) Hükümetin hayata geçirdiği terörle mücadele tedbirlerinin yöntem ve usullerini eleştirmek de bir muhalefet partisinin yasaklanması için gerekçe oluşturamaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de daha önce de siyasi partilerin kapatıldığını ve bunların AİHM'nin gündemine geldiğini hatırlatan Pejcinovic Buric, 7 vakadan altısında AİHM'in Türkiye aleyhinde karar aldığını söyledi. Mahkemenin 6 davada Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine hükmettiğini belirten Pejcinovic Buric, HDP'nin yasaklanması halinde de benzer bir sonucun ortaya çıkabileceğini kaydetti.

 

Kapatma davası için raportör

HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde (AYM) açılan davada ilk inceleme için raportör görevlendirildi.

Anadolu Ajansı'ndan yer alan habere göre raportörün ilk incelemeye ilişkin raporunu tamamlayarak Anayasa Mahkemesi (AYM) heyetine sunması gerekiyor. Ardından heyet, davaya ilişkin ilk incelemesini yapacak ve iddianamenin kabul edilip edilmediğine karar verecek. Bu süre Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine göre iddianamenin gönderilmesinden itibaren 15 günü geçemeyecek.

Kabul edilirse iddianame ön savunma için HDP'ye gönderilecek. Tanınan süre içinde ön savunmasını verecek HDP, bu sürenin uzatılması için başvuru yapabilecek. Ek süre talebini AYM karara bağlayacak. Ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin esas hakkındakini görüşünü sunacak.

Anayasa Mahkemesi’nce belirlenecek tarihlerde Bekir Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün bu sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse HDP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun AYM üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti davayı karara bağlayacak. Anayasa'nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3'te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10'unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete'de yayımlanacak.

Siyasi yasak istenen partililer, kesin kararın Resmi Gazete'de gerekçeli olarak yayımlanmasından itibaren 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamayacak.