Haşim Sancar: Sosyal konularda özellikle sosyal adaletin temelini oluşturan vergi politikası ve sosyal sigortalar konusunda sürekli bir mücadelenin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
ALİ ÖZŞERİK/BERN
İsviçre’de 20 Ekim’de yapılacak seçim ile 200 kişilik Federal Meclis ile 46 kişilik Kantonlar Meclisi (Senatörler Meclisi) üyeleri seçilecek. Mektupla oy kullanma işleminin 25 Eylül’de başladığı seçimde çok sayıda Kürdistanlı ve Türkiyeli aday da yarışıyor. Farklı kantonlardan, farklı partilerden Federal Meclis’e girmek için yarışan milletvekili adaylarına, seçmenlerin neden onlara oy vermeleri ve seçilmeleri halinde de nasıl bir çalışma yürüteceklerini sorduk.
Sözü bugün Yeşiller Partisi’nden Bern Kantonu adayı Haşim Sancar ve Zürih Kantonu adayı Muammer Kurtulmuş’a veriyoruz.
Tecrübelerimi parlamentoya taşımak istiyorum
Haşim Sancar, 1982 yılından bu yana İsviçre’de yaşıyor. 2005-2012 yılları arasında Yeşiller Partisi’nin ve Genç Alternatifler’in Grup Eşbaşkanlığı görevini yürüttü. 2013’ten bu yana ise Bern Kanton Parlamentosu milletvekilliğini yürütüyor. Genel seçimlerde Yeşiller listesinden aday olan Sancar, “8 yıl Bern Şehir Parlamentosu son 7 yıl da Kanton Parlamentosu’nda edindiğim bilgi ve tecrübelerimi ulusal parlamentoya taşımak istiyorum” dedi. Bern Kanton Parlamentosu vekilliğinin yanı sıra engelliler danışma kurulu Pro Infirmis’in Bern yöneticiliğini de yapan Sancar, parlamentoya seçilirse daha çok sosyal ve temel haklar, engellilik ve göçmenler konusunda aktif olmak istediğini söyledi.
Öncelikleri ne olacak?
Sancar, önceliklerini şöyle anlattı: “Sosyal konularda özellikle sosyal adaletin temelini oluşturan vergi politikası ve sosyal sigortalar konusunda sürekli bir mücadelenin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dar gelirlilere yapılan hastalık sigortası primlerine yapılan prim yardımları daha da artırılmalı veya nüfusa göre değil, gelire göre prim ödenmesi gerektiğini savunuyorum. Uzun bir zamandan beri yükseltilmeyen emeklilik maaşları (AHV) artırılmalı ve emeklilik maaşlarının bir kısmı, vergiden muaf tutulmalıdır. Yabancılara seçme ve seçilme hakkının verilmesi, ikinci nesil için vatandaşlığa alınmanın doğuştan sağlanması gerekmektedir. Vatandaşlığa geçme koşullarının kolaylaştırılması (örneğin 10 yıl bekleme yerine 8 yıl) için tekrar girişimlerde bulunulması düzenlemesini savunuyorum. Son dönemlerde C oturumlular dahil olmak üzere, iş sorunu olan, sağlık sorunu olan Avrupa dışından gelen yabancılara oturumlarını uzatmada çıkarılan zorluklara karşı çıkmamamız gerekiyor.
Seyirci kalmayalım
Çevrenin dengesinin bozulduğunu, iklimlerin değiştiğini hep birlikte gözlemliyoruz. Maalesef kendi sonumuzu kendimiz hızlandırıyoruz ve gelecek nesillere haksızlık yapıyoruz.. Dünyanın oksijen çadırı Amazonlarda, palmiye yağı ve hayvan beseleme alanlarının açılması, yani kapitalizm için, balta girmemiş ormanlar, herkesin gözü önünde yanıp kül olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ve buna seyirci kalmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
Demokratlar oylarını kullanmalı
Parlamentoda sağ çoğunluğun olduğuna işaret eden Sancar, “Bu dengeyi bozmanın yolu, tüm demokrat çevrelerin oylarını kullanmalarından geçmektedir. Bize destek düşük değil, ancak oy kullanan kesimimiz az. Onun için mutlaka herkes oyunu kullanıp, çevresini oy kullanmak için teşvik etmelidir. Göçmen kökenli adayların seçilebilmesi için, göçmenlerin onlara daha fazla oy vermesi gerekmektedir. Bilindiği gibi, seçimlerde tercihli (panaschieren) ve bir kişiyi listeye ikinci kez alabilme (kumulieren) olanağı olduğu için iyi bir destekle, seçilebilme olanağına sahip olabiliyoruz. Her oyun bir değeri vardır. Sosyal adaletli ve ekolojik bir dünya için haydi sandık başına diyerek, bütün seçmenleri oylarını kullanmaya çağırıyorum” diye konuştu.
Göçmen vekillerin sayısı artmalı
Muammer Kurtulmuş: “İnsanların kendilerini iyi hissedecekleri başta sağlık ve bakım hizmetlerini alabilecekleri koşulların yaratılması için çaba gösterip, var olan çalışmaların çoğalması için uğraşacağım.”
Zürih Kantonunda Yeşiller Partisi’nden aday olan Muammer Kurtulmuş şu an Zürih Şehir Meclisi (Gemeinderat) üyesi olarak görev yapıyor. Hedefi Zürih Kantonundan seçilecek 35 milletvekilinden birisi olmak. “Göçmenlerin politik arenada direkt temsil edilmesi, bir göçmen ülkesi olan İsviçre’de henüz bebeklik çağında” olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu durumu değiştirmek için uzun yıllardır Zürich Şehir Parlamentosu’nda Yeşiller Partisi’nin 16 temsilcisinden birisi olarak politika yapıyorum” dedi. Yeşiller de dahil şehir parlamentosunda gözlemlediği en önemli eksiklik olarak, “Göçmenlerin direkt temsilinin azlığı ve bunun sonucu olarak göçmenleri ilgilendiren konuların şehir parlamentosunda hak ettiği seviyede gündemleştirilmemesi” olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Zürih’te gözlemlediğim bu durumun İsviçre çapında da geçerli olduğunu ve bu durumun değişmesinin yolunun, göçmen kökenli milletvekillerinin sayısının artmasından geçtiğini düşünüyorum” diye belirtti.
Çocuklara öncelik verecek
“Seçildiğim takdirde partimin bilinen sosyal ve çevre politikalarının yanı sıra arkasında özellikle duracağım en önemli konu, göçmen çocuklarının okul başarılarının artmasını destekleyecek önlemlerin alınması olacaktır” diyen Kurtulmuş, “Bu konuda Zürih’te Şehir Meclisi’nde yaptığım politik çalışmaları ulusal çapta devam ettireceğim” diye ekledi.
Yaşlı göçmenler için projeler
Kurtulmuş’un bir diğer önceliği de yaşlılar: “Çocukların okul başarısı kadar önemli bir başka sorun da, hayatlarının son dönemini İsviçre’de geçirmeye karar vermiş yaşlı göçmenlerin hayatlarının bu dönemine uygun hizmetleri alabilmeleri. Bu insanların kendilerini iyi hissedecekleri başta sağlık ve bakım hizmetlerini alabilecekleri koşulların yaratılması için çaba gösterip, var olan çalışmaların çoğalması için uğraşacağım.”
Vatandaş olmayanlara da oy hakkı
İsviçre’de nüfusun yüzde 25’ini oluşturan göçmenlerin politik karar alma süreçlerine katılımlarının birçok yerde ancak vatandaşlıktan sonra mümkün olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bu durumun, doğrudan demokrasinin en gelişkin uygulandığı ülkelerden biri olan İsviçre’de, kabul edilemez olduğunu ve yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkının vatandaş olmayanlara da verilmesi gerektiğini düşünüyorum” diye belirtti.
İsviçre-Türkiye ilişkileri
İsviçre-Türkiye ilişkilerinin de öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Kurtulmuş, “İsviçre’nin Türkiye ile ilişkilerinde tavrını demokrasi güçlerinden yana koyması yönündeki her türlü girişimin içinde olmak, seçildiğim takdirde ağırlıkla izleyeceğim politik çizgimin ana hatlarını oluşturuyor” diye ekledi.