Güney Kürdistan’daki temaslarını sürdüren Selahattin Demirtaş liderliğindeki HDP heyeti, Goran Hareketi’nin ardından Süleymaniye’deki temaslarını tamamlayarak Hewlêr’e döndü ve yeniden KDP Genel Başkanı Mesud Barzani ile görüştü.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş liderliğindeki HDP heyeti, Hewlêr’de iki gün süren temaslarının ardından eldikleri Süleymaniye’de, YNK Genel Sekreteri Celal Talabani ve Tevgera Azadi’ye (Kürdistan Özgür Toplum Hareketi) ziyaretten sonra akşam saatlerinde de YNK Politbüro ile görüştü. Heyet burada YNK Politbüro Sorumlusu Mele Bahtiyar ve diğer üyeleri tarafından karşılandı. 

Görüşme ardından HDP heyeti adına Selahattin Demirtaş ve YNK Politbürosu adına Mele Bahtiyar ortak basın açıklaması düzenledi. 


Bahtiyar: Destekledik

Mele Bahtiyar, “Böylesi bir süreçte özellikle de Kuzey Kürdistan’dan bu düzeyde bir heyetin ziyarette bulunması çok önemlidir. YNK olarak bizler her zaman Kuzey Kürdistan’da yürütülen faaliyetleri destekledik. HDP heyetinin de Güney’deki mevcut sorunların çözümünde yer almasını çok olumlu buluyoruz” dedi.

Demirtaş ise şimdiye kadarki desteklerinden dolayı teşekkür ederek, YNK ile yaptıkları görüşmede de Güney Kürdistan’daki diğer siyasi partilerle belirledikleri çerçeveyi ele aldıklarını söyledi. 


Goran Hareketi’ni ziyaret

HDP heyeti, ertesi gün Goran Hareketi Genel Merkezi’ni ziyaret etti.

Goran Hareketi’nin Zergete Tepesi’ndeki Genel Merkezi’ne gelen heyeti, Genel Başkan Newşirwan Mustafa adına yardımcısı Ömer Said Ali karşıladı. HDP heyeti, görüşme ardından Goran Hareketi ile ortak basın açıklaması düzenledi. 

Goran Hareketi Sözcüsü Şoreş Hacı, Güney’deki sorunların çözümünü istediklerini; HDP heyeti ile bu konu ve siyasi taraflar arasındaki diyalog üzerine önemli bir tartışma yürüttüklerini söyledi. Demirtaş ise “Buraya geliş amacımız siyasi taraflar arasında daha duyarlı bir temelde diyalog geliştirilebilmesi ve sorunların çözülebilmesine destek olabilmektir. Goran Hareketi’nin de tutumu son derece olumlu olmuştur. Görüştüğümüz tüm taraflar karşılıklı diyalog ve sorunların çözümü için hazır olduklarını dile getirdi” dedi.


HDP’nin misyonu

Buradaki sorunların nasıl çözümleneceği konusunda hiçbir yetkilerinin olmadığını; zaten buradaki siyasi partilerin büyük tecrübelere sahip olduğunu kaydeden Demirtaş, şunları söyledi: “Bizler yalnızca hep birlikte bir kez daha diyalog içerisine girebilmek için çaba harcıyor, bunu kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Bunun ilk adımı diyalogun başlamasıdır. Partim adına şunu yine söylemek istiyorum ki, bizler Kürdistan’ın her dört parçasında zulme karşı büyük bir mücadele yürütüyoruz. Hep birlikte bir direniş yürütüyoruz. Kürt halkının özgürlüğü için bu şarttır. Her ne kadar bu bizim istemimiz dışında da olsa, Kürt halkı bizleri yok etmek isteyen tüm saldırı ve baskılar karşısında direnecektir. Fakat Kürtler bunu yaparken, kendi içindeki demokrasi ilkelerini de çiğnememelidir. Tüm Kürt partileri demokrasi ve genel hakları eşit olarak ele almalı ve birbirleriyle diyalog içerisinde olmalıdır. Demokrasi mücadelesini hep birlikte vermelidir.” 


Ortak çalışmanın önemi

HDP heyeti bu ziyaretin ardından Kürdistan Parlamentosu Başkanı Dr. Yusuf Mihemed’i ziyaret eti. Parlamento Başkanı Dr. Yusuf Mihemed, şunları belirtti: “Ortak çalışmaya ihtiyacımız var. Hep birlikte yürüteceğimiz ortak çalışmayla amaçlarımıza ulaşabiliriz. Kürdistan’ın her dört parçasındaki partiler arasında ortak bir söylem ve birliğe ihtiyacımız var. Ancak Amed, Mahabad, Hewlêr ve Kobanê’nin ortaklaşmasıyla amaçlarımıza ulaşabiliriz. HDP heyetinin bu çabalarına olumlu ve sıcak yaklaşıyoruz.”

Demirtaş da “Tüm tarafların sorunların çözümü konusunda diyalog yöntemini geliştirmeye hazır olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca görüşmelerimiz esnasında gördüğümüz ulusal birlik konusundaki çabalar için de ayrıca mutluyuz” dedi.


Yeniden Barzani ile görüşme

Demirtaş liderliğindeki HDP heyeti, bütün görüşmelerin ardından dün bir kez daha KDP Genel Başkanı Mesud Barzani bir araya geldi. 

HDP’lilerin dün Türkiye’ye dönmesi bekleniyordu. Demirtaş başkanlığındaki heyette, milletvekilleri Besime Konca, Nadir Yıldırım, Celal Doğan, İmam Taşçıer, Mithat Sancar, Nimetullah Erdoğmuş, Osman Baydemir ve Eşbaşkan Yardımcısı Fatma Kurtulan’dan oluşuyordu. 



Siyasi güç için ulusal siyaset

KNK’nin düzenlediği Güney Kürdistan Çalıştayı’nın ikinci gününde Kürtlerin askeri açıdan bölgede belirleyici bir güç oldukları ve herkes tarafından dikkate alındığına işaret eden parti temsilcileri, tüm siyasi partilerin ulusal siyaseti esas almaları gerektiğini söyledi,.

Kongreya Netewa Kürdistan’ın (KNK) Güney Kürdistan’ın son dönemlerde yaşadığı sorunları tartışmaya açtığı çalıştay, 4 parçadan gelen 100’ü aşkın temsilcinin katılımı ile Kerkük’te yapıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan KNK Eşbaşkanı Rebuwar Reşit, konferansın Güney Kürdistan’da yaşanan sorunların aşılmasında önemli bir role sahip olmasını temenni etti. 

Çalıştayın oturumlarında Kürtlerin dünya ve Ortadoğu’daki pozisyonu ve ulusal siyasette Güney Kürdistan’ın üzerine düşen roller tartışıldı. Güney Kürdistan’ın tüm Kürtler adına önemli bir diplomatik işlev görme imkanına sahip olmasına rağmen bunu yeterince kullanamadığına dikkat çekildi. Parti temsilcileri, tüm siyasi partilerin ulusal siyaseti esas almaları gerektiğini vurguladı.

PYD Güney Kürdistan temsilcisi Xerib Hüso: Kürtler diplomasi de yetersiz kalıyor. Tüm siyasi tarafları bir araya getirecek ulusal bir siyasetimiz yok. Nasıl ki askeri açıdan yeni bir mücadele yürütülüyorsa siyasette buna göre kendini yenileyerek cevap olmalı. Güney Kürdistan’daki olumsuzluğun bedelini de sadece Güney değil, tüm Kürdistan parçaları ödüyor. Ulusal bir siyaset oluşturulmuş olsaydı ve diğer parçalara de destek sunulsaydı böyle olmazdı. 

Goran Hareketi Yönetimi’nden Muhammed Ali: Eğer Kürt siyaseti içte zayıf olursa uluslararası diplomaside de güçlü olmaz. Güney Kürdistan’da siyaset şu anda dağınıktır, güçsüzdür. Kürt düşmanlarının Kürtlere yapmaya çalıştıkları şu anda bir parti tarafından yapılıyor. Ulusal kongre yapılmalı. 

YNDK Genel Sekreteri Xafur Maxmuri: Kürtlerin sorunu ulusal bir siyaset ve diplomasiye sahip olmamalarıdır. Bunun mutlaka aşılması gerekir. Partilerimiz arasında bile doğru temellerde gelişen bir ilişki yok. 

Suriye Kürtleri Sol Parti temsilcisi Fethullah Hüseyin: Kürdistan dört parçada ateşten günler yaşıyor. Her gün şehitler veriyoruz. Biz buna rağmen halen ulusal siyaseti geliştiremiyoruz. Mutlaka ulusal kongre gelişmeli. Kürtler DAİŞ’e karşı ortak mücadele ettiler ancak siyaset bir araya gelemedi. 

Yekgirtû İslami Yönetimi’nden Mewlut Resul: Kürt halkının geleceği siyasi partilerin çıkarlarına kurban edilemez artık. Güney Kürdistan’da yasalar bile partilere hizmet ediyor. Bunun aşılması gerekir. 

Hızbi Şui Yönetimi’nden Şêx Sıddık: Bölge derin bir kaostan geçiyor. Bu durum Kürdistan’da da yaşanıyor. Mevcut akıl Kürt çıkarlarını öngörmüyor. Hükümet işlemiyor. Bu sorunların çözümü için halen partiler ortaklaşmıyor. Parti çıkarları esas alınıyor. İktidar hesapları yapılıyor. Unutmayalım kaybedersek hepimiz birlikte kaybederiz. 

Güney Kürdistan Başkanı temsilcisi Abdullatif Gilî: Bu toplantının Kerkük’te yapılması değişik halkların, inançların birlikte yaşadığı bir kent olmasından kaynaklı çok önemli. Bu toplantının Kürtler arasında birliğe vesile olmasını umut ediyorum. Kuşkusuz sorunlarımız var, bunlar çözülebilir sorunlardır. Halkımız güçlüdür, fakat siyasetinde aynı şekilde güçlü durması ve doğru çözümler üretmesi gerekiyor. Sorunların aşılacağına inanıyorum.

YNK Politbüro’dan Aso Mamend: Güney Kürdistan diğer parçalar açısından önemlidir. Güney Kürdistan’da 25 yıllık federal sistem var. Devlet olmasa da bir devlet kadar etkili bir durumdadır. Bu açıdan dört parçanın Güney Kürdistan’dan beklenti içinde olması yaşanıyorken, tüm siyasi partiler ciddi sorumluluk yerine getirmelidir. Eğer bu sorunları çözemezsek kayıplarımız büyük olur. 

KDP Politbüro’dan Salih Delo: Güney Kürdistan’daki sorunları burada tartışma olanağı bulmak önemlidir. Bu toplantıyı organize eden KNK’ye teşekkür ediyoruz. Sorunlarımız var, ancak çözebiliriz. Geçmişte de bu sorunları yaşadık. 

Yekgirtû İslam temsilcisi Mihemmed Ahmed: Ortak bir stratejiye ulaşmamız gerekir. İç sorunlarımızı aşmamız da böyle olur. Onun için ortak program, ortak söylem ve eyleme ihtiyacımız var. Ulusal bir programa ihtiyacımız var. Birlikte hareket edersek halkımızın hayallerini gerçekleştirebiliriz. 


HEWLÊR/SÜLEYMANİYE





KCK’den çalıştaya mesaj

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da KNK’nin Güney Kürdistan çalıştayına bir mesaj gönderdi. 

KCK Dış İlişkiler Komitesi Hüseyin Amed tarafından okunan mesajda, dört parçadaki durumu özetlenerek, “Kürtler açısından asıl tehlike, sömürgecilerin birliği değildir; asıl tehlike Kürtlerin parçalı olmasıdır. Eğer Kürtlerin ulusal birliği gerçekleştirilebilirse, hiçbir sömürgeci ittifak Kürtler karşısında başarılı olma şansına sahip değildir. DAİŞ’e karşı mücadelede Kürt güçlerin sadece Kürdistan’ı değil adeta tüm insanlığı savunması bunun kanıtıdır” denildi. 

Sömürgecilerin Kürt birliğinin sağlanamaması için büyük çabalar sarf ettiğine işaret edilen mesajda, şunların altı çizildi: “Sanki bir Kürt gücünü yok etmenin, diğerlerine faydası varmış gibi bir algı ve siyaset oluşturmaktadırlar. Oysa sömürgecilik için, yaşatılması gereken bir Kürt ve Kürtlük yoktur; sadece öncelikle öldürülmesi gereken Kürtler ve Kürtlük vardır. Biri öldürüldüğünde sıra diğerine gelecektir.

Türk devleti ve onun en vahşi uygulayıcısı AKP ve Erdoğan, Ortadoğu’da Kürtlerin imha ve inkarının öncülüğünü yaptıkları için, öncelikle PKK ve Rojava’ya saldırmaktadırlar. Ama bunların ilk fırsatta Başûr ve Rojhelat Kürdistan’ını da hedefleyecekleri kuşkusuzdur. Onun için Kürt davası parçalara ayrılamayacak kadar bir ve bütündür. Düşmanlarımız, sadece Kürtleri kolayca yutabilmek için ve taktik olarak parçalara ayırmaktadır. Biz de, kolayca yutulmamak ve özgürleşmek için bir ve bütün olmak zorundayız.  

Ulusal birliğin sağlanması tüm sorunlarımızın çözüm anahtarı olduğundan, bu yönlü çalışmaların, Güney Kürdistan’ın sorunlarının çözümünü de sağlayacağı şüphesizdir. 

Çalışmanızın Ulusal Birliğe ve acil olarak Ulusal Kongre’ye giden yolda, köşe taşı olmasını temenni ediyoruz.”