Ulusal ve Sosyal Kurtuluş mücadelesi yapan örgütlerin, hareketlerin içerisine sızma yapmak sömürgeci, baskıcı devletlerin, rejimlerin başvurduğu mücadele biçimlerinden birisidir.

Ulusal ve Sosyal Kurtuluş veren örgütlerin, hareketlerin temel görevlerinden birisi de sömürgeci, baskıcı devletlerin bu sızma hareketine karşı önlem almak, sızma nedeniyle oluşacak zararı en düşük seviyeye indirgemektir.
Kürt ulusal başkaldırıları bu sızmalar sonucunda sömürgecilerin takibinden, tahribatlarından yakasını sıyıramamıştır.
Şeyh Said efendinin bacanağı, Cibranlı Halit Bey’in eniştesi binbaşı Kasım, Azadî örgütünü adım adım takip etmiş, sahip olduğu istihbarat bilgilerini günlük olarak Mustafa Kemal’e iletmiştir. Cibranlı Halit Bey’in 20 Aralık 1924’te Erzurum’da tutuklanmasında, Şeyh Said efendinin 15 Nisan 1925’te Abdurrahman Paşa köprüsünde esir düşmesinde binbaşı Kasım’ın verdiği istihbarat bilgileri önemlidir.
9 Temmuz 1937’de Ağdat’ın Tujik dağı eteğindeki mağarasında eşi Zarife Hatun ile birlikte Alişer Bey’i Kop Zeynel ile birlikte şehit eden Rayber istihbarat binbaşı Şevket tarafından Dersim harekatına sızdırılmış bir ajan idi.
Pilot Necati PKK henüz grub aşamasında iken, grup içerisine sızdırılmış bir MİT mensubu idi. Görevi grubun hareketlerini izlemek ve kontrol altında tutmaktı.
İllegal yapılanmaların, silahlı mücadelelerin içerisine sızma yapma, süzülme daha kolaydır. Son otuzbeş yıllık silahlı mücadelenin tarihi bunun örnekleri ile doludur.
PKK mesaisinin önemli bir bölümünü bu tür sızmalara karşı mücadele vermekle geçirmiştir. Buna karşın yinede sızmaları önleyememiştir.
Ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelesi yapan örgütler istihbarat çalışmalarına önem vermişlerdir. Askeri yapıları kadar istihbarat yapılarınıda geliştirmiş, kurumlaştırmışlardır.
Kürt özgürlük mücadelesinin legal kurumlarına sızmalar daha kolaydır. Herhangi bir kuruma üye olmanın prosedürü daha gevşektir. Avrupa’daki derneklere yapısı gereği herkes girip çıkmaktadır.
Sızma yapmak isteyen kişinin cebi dolu ise, cebinde akrep yoksa bu kişi/ kişiler dernek ortamında daha rahat sızma yapmaktadırlar. Paris’teki olay bunun en açık kanıtıdır.
Paris olayının zanlısı çok rahat bir biçimde dernek ortamındaki gevşeklikten istifade ederek, Paris’te yapılan eylemliliklerde ön saflarda yer alarak, sızma eylemini rahat bir biçimde gerçekleştirmiş, şehit Sakine gibi sembol bir ismin yakınına kadar yaklaşabilmiştir. Fransızca bilmesi nedeniyle bürokratik işlerinde koşturmuş...
Ömer (Okay) Güney Paris olayı nedeniyle tutuklanan tek şüphelidir. Soruşturma safhasında Fransız istihbaratı isterse (Fransa-Türkiye ilişkileri elverirse) arkasındaki gücüde ortaya çıkartabilir.
Paris katliamı gerçekleştirildikten, tek şüpheli tutuklandıktan sonra Ömer Güney’in geçmişini araştırmak, Türkiye’ye son bir ay içerisinde dokuz defa giriş, çıkış yaptığını, pasaportunu Türkiye’de yenilediğini ortaya çıkarmak Sakine’yi, Fidan’ı, Leyla’yı geri getirmiyor.
Ömer’in kimin adına olursa olsun sızma yapmasına, kimliği hakkında doğru bilgilere ulaşmadan önemli işlerde rol almasına  mani olunması gerekirdi.
Şimdi bu acı ve onarılmaz olaydan dersler çıkartılarak özellikle Avrupa’daki derneklerdeki, kurumlardaki vurdumduymaz tavırları, hantallığı aşmak gerekiyor. Bunun içinde hem Avrupa’da hem ülkedeki özellikle legal yapılanmalarda güvenliği sağlamak, sızmaları önlemek için istihbarat faaliyetine önem vermek, istihbarat faaliyetlerini kurumlaştırmak gerekiyor diye düşünüyorum.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 29 Ocak 1930’da Ağrı Kürt Milli Harekatını bastırmak için sömürgeci TC ile sömürgeci İran devleti arasında hudut düzenlenmesi anlaşması yapıldı.
* 29 Ocak 1989’da Siirt’in Newala Kasaban denilen mevkiinde toplu mezar bulundu. Mahsun Korkmaz başta olmak üzere PKK gerillalarının burada defnedildiği belirlendi.
* 30 Ocak 1950 tarihinde Şark Postası gazetesi Apê Musa’nın öncülüğünde İstanbul’da yayınlandı
* 1 Şubat 1979 tarihinde Kawa dergisi İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.
* 1 Şubat 1992 Rewşen dergisi ilkönce Avrupa’da daha sonra da İstanbul’da yayınlandı.