
Amed’de 2009 yılında kapatılan DTP tarafından düzenlenen izinsiz gösterilere katıldığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan Ömer Sipek, Mehmet Biçim, Şiyar Dala, Hakan Eflatun ve tutuksuz yargılanan Fırat Dala hakkında açılan dava sonuçlandı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz aylarda görülen ve 52 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan 4 sanık ile ilgili gerekçeli kararını tamamlayan mahkeme, gizli tanık beyanları esas alarak ceza verdi.
Skandal karar
Mahkeme gerekçeli kararında “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede ilginç tespitlerde bulundu. Mahkeme gerekçeli kararında şunlara yer verdi: “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçunun oluşabilmesi için terör örgütleri ile bağlantılı kişi ile örgüt arasında organik bir ilişki kurulması şeklinde olması da gerekmez. Zaten kişi ile örgüt arasında organik ilişki olduğunun varlığı halinde ayrıca örgüt üyeliği suçu işlemiş olacaktır. Dolayısıyla yere, kişiye ve etkenlere bakılmaksızın herhangi bir terör örgütü adına işlendiği belli olan eylemden dolayı verilecek cezanın yanında kişinin örgüte üye olmakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan da ceza alınmasından da ceza verilmesi gerekmektedir. Örgüt adına suç işlenip işlenmediğini tespit için 3713 sayılı TMK’nın 7/2-b maddesinde ifade edildiği üzere terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunun belli edecek şekilde örgüte ait amblem ve işaretlerin taşınması, slogan atılması veya ses cihazları ile yayın yapılması, ya da terör örgütüne ait amblem ve işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi ile somut olayın oluş biçiminde etki eden diğer delillere bakılacaktır."
Mahkeme gerekçeli kararında, kişilerin herhangi bir örgütsel çağrı olmadan da kendilerinden örgüt adına suç işleyebileceklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Örgütün herhangi bir çağrısı olmadığı halde örgütle aynı fikirleri paylaşarak ve örgütün menfaatleri doğrultusunda eylemlerde bulunabilirler. Bunun için her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi ve örgüt adına işlenip işlenmediğinin mahkemelerce tespiti gerekir. Bu itibarla örgütsel çağrı suçun unsuru değildir. Örgütsel çağrı suçun örgüt adına işlenip işlenmediğinin tespitinde göz önüne alınabilinir ise de sırf örgütsel çağrının olması o suçun örgüt adına işlendiğinin göstermeyeceği gibi örgüt adına yapıldığı açıkça belli olan eyleminde örgüt çağrısı olmaması dolayısıyla örgüt adına işlenmediğinden bahsedilemez. Bu itibarla örgüt çağrısı tek başına örgüt adına suç işleme suçun unsuru değildir. Eylemin örgüt adına suç işlemek, suçunu oluşturup oluşturmadığını mahkemelerce değerlendirilmesi gerekmektedir."
Mahkeme, Ömer Sipek, Mehmet Biçim, Şiyar Dala ve Hakan Eflatun’a ‘kamu güvenliğini tehlikeye sokmak’, ‘örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’, ‘mala zarar vermek’, ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ suçlarından sanıklara toplam 52 yıl 2 ay hapis cezası verirken, aynı dosyada bulunan Fırat Dala’nın ise beraatına karar verdi.
DİCLE AMED/ANF/AMED