
Tıbbi ve fiziki altyapısı yetersiz olan Ağrı’nın tek hastanesi Devlet Hastanesi’nde 29 Ocak gecesi oksijen sisteminin tamamen çökmesi sonucu acilen Erzurum’a sevk edilmeye çalışılan yoğun bakım ünitesindeki 5 hastadan 2’sinin yolda yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Bu durumla sık sık karşılaştıklarını ve Ağrı-Erzurum yolunda yılda onlarca hastanın yaşamını yitirdiğini vurgulayan SES Şube Hukuk Sekreteri Emin Bayram, yetkililerin insan sağlığına ucuz yaklaştığını söyleyerek, 3 yıldır bitirilmeyen yeni devlet hastanesinin de bunun göstergesi olduğunu ifade etti.
Ağrı’da 3 yıl önce yapımına başlanan yeni devlet hastanesi inşaatı sona ermezken, yıllardır hizmet veren Devlet Hastanesi’nde tıbbı ve fiziki koşulların eksikliği nedeniyle hastalar sürekli Erzurum Devlet Hastanesi’ne sevk ediliyor. Günde yüzlerce hastanın başvurduğu Ağrı Devlet Hastanesi, 150 yataklı kapasitesi ile Ağrılılara cevap olmazken, acil durumlara da anında müdahale edebilecek tıbbi kapasiteye sahip değil. Yaşanan nakiller nedeniyle Erzurum-Ağrı yolu hastalar için ölüm yoluna dönüyor. 29 Ocak gecesi oksijen sisteminin tamamen çökmesiyle yoğun bakım ünitesinde yatan 5 hasta acilen Erzurum’a nakil edildi. Gece 02.00’da başlanan nakil işleminde 5 hastadan Keje Yalçın ve Hüseyin Çeçen Erzurum’a varamadan yaşamını yitirdi. Hastalar için işkencehaneye dönen hastanede, yaşanan ölümler karşısında yetkililer sessizliğini korurken, SES Ağrı Şubesi Hukuk Sekreteri Emin Bayram yaşananları dile getirdi.
‘Sağlık politikaları öldürüyor’
Bayram, Ağrı Devlet Hastanesi’nin fiziki koşullarının sağlık sistemine uygun olmadığını dile getirerek, “İlimizde bir tek devlet hastanesi olduğu için fiziki koşulları uygun olmayan bu hastaneye yurttaşlar gitmek zorunda kalıyor. İnsanlar tedavi edileceğine devlet hastanesinde ölüme sürükleniyor” dedi. Uzun zamandır hastanenin yoğun bakım ünitesinde oksijen sisteminde arıza olduğuna dikkat çeken Bayram, “Oksijen sisteminde sürekli yaşanan arızadan dolaşı yoğun bakım ünitesinde yatan 5 hasta Erzurum’a nakil edildi. Erzurum’a nakil edilen 5 hastadan Keje Yalçın ve Hüseyin Çeçen adlı hastalar yolda yaşamını yitirdi” diye konuştu. Sürekli Ağrı-Erzurum arasında yaşanan nakiller sırasında ölümler yaşandığını dile getiren Bayram, “Herkes elini vicdanına koysun. Bizler bu ülkenin vatandaşıyız. İktidarın sağlık politikaları nedeniyle bu coğrafyada insanları ötelemeye devam ediyor. Bu nedenledir ki Ağrı Devlet Hastanesi’nden Erzurum’a sevk edilen hastaların can kayıpları yaşanmaktadır” ifadesinde bulundu.
‘İnsana ucuz yaklaşılıyor’
150 yataklı Devlet Hastanesi’nin Ağrı halkına yetmediğini belirten Bayram, “3 yıl önce temeli atılan 300 yataklı devlet hastanesi hala bitirilmiş değil. 3 yılda inşaatın yüzde 20’si tamamlanmış durumdadır. Yıllardır inşaatı süren bu hastaneyi yetkililer ne zaman bitirmeyi düşüyor?” diye sordu. Ağrı’da sağlık hizmetinin yok denecek düzeyde olduğunu söyleyen Bayram, insan sağlığının bu kadar ucuz olmaması gerektiğini vurgulayarak, “Sağlık ihmale gelmez. Ağrı’nın kaderi bu değildir. Ağrı’nın tek hastanesi olan devlet hastanesinin fiziki ve tıbbi koşullarının düzeltilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Başhekimden ilginç savunma
Konuya ilişkin görüştüğümüz Ağrı Devlet Hastanesi Başhekimi Hikmet Demirkol, olayın yaşandığı hafta izinli olduğunu belirterek, “Oksijen ve kuru hava veren solunum cihazlarına bağlı motorlarda arıza oldu. Hemen müdahale edildi. 3 saat içerisinde duruma müdahale edilse de hastalar daha fazla mağdur olmasın diye Erzurum’a sevk edildi. Oksijenin yedek cihazı tamire gitmişti, asıl cihazın da bozulmasından kaynaklı böyle bir sorun meydana geldi. Şu an yoğun bakımla ilgili bir sorun yok” dedi. Demirkol, hayati önemdeki solunum cihazının yedeğini herhangi bir tedbir almadan tamire göndermelerine rağmen yaşanan ölümlerden sorumlu olmadıklarını savundu.
HÜLYA EMEÇ/DİHA/AGIRÎ