Sömürge madenciliği

Toplum/Yaşam Haberleri —

6 Eylül 2022 Salı - 17:10

.

.

  • Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.

Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.

2019 yılında Dersim’de 43 bin 500 hektar alanda maden ruhsatı verilmişti. Buna göre Cevizlidere Köyü birinci, Karayonca Köyü ikinci, Karaoğlan Köyü üçüncü, Doludibek köyü dördüncü ve merkeze bağlı Geyiksuyu Köyü Sin Mezrası ise beşinci ruhsat sahası olarak belirlenmişti.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Uğur Beycan, “Madencilik faaliyetleri sömürgeci bir anlayışla yapılıyor” dedi.

Dersim’de 145 maden projesi

PİRHA’ya konuşan Beycan, Dersim’de 145 maden faaliyetinin planlandığını belirtti ve ekledi: “Ovacık’ta 42 bin hektara varan bir bölge üzerinde madencilik faaliyetleri planlaması var. Bu planlama alanı Munzur Milli Park’ı alanından daha büyük bir alanı kapsıyor. Dersim bölgesi madencilik rezervleri açısından zengin topraklar. Bu da haliyle madencilik faaliyeti yürüten firmaların iştahını kabartıyor. Madencilik yapan firmalar yerli ve yabancı sermayeler üzerinde şekillendiriyor ama ağırlıklı olarak yabancı sermaye üzerinden yürütülüyor. Yeni geldiğimiz dünya düzeninde madeni olabildiğince hızlı bir şekilde alıp, yurtdışına çıkarma üzerinde şekilleniyor.” 

Kamusal planlamayla madencilik 

“Şu anda yürütülen madencilik faaliyetini tanımlamak gerekirse tam anlamıyla sömürge madenciliği yönünde bir yönelim var’’ diyen Beycan, şöyle konuştu: “TMMOB’un madenciliğe bakışına göre madencilik bir ihtiyaç, madenciliğe karşı bir kurum değiliz ancak toplumun ortak çıkarını esas olan ve toplumun ihtiyacını karşılama düzeyinde madencilik faaliyetleri diyalektik teknik detaylarına uymak koşuluyla yapılmalıdır. Türkiye’deki madencilik faaliyetleri sömürgeci bir anlayışla çok hızlı bir şekilde topraktan çıkartılıp ülke dışına çıkarma üzerine şekillendiriliyor ve geride büyük bir tahribat, sürdürülemez bir yaşam alanı bırakılıyor. Maden çıkartılan bölgede yeraltı su havzalarını ve canlı yaşamını olumsuz etkiliyor. O yüzden TMMOB olarak biz kamusal planlamayla madenciliğin yürütülmesini düşünüyoruz.”

Halk sağlığı tehlikede

İliç’te yaşananların Dersim’e yönelen madencilik faaliyetleriyle ilgili bir öngörü oluşturabileceğini belirten Beycan, “Fırat Havzası bölgedeki, ülkedeki en büyük su toplama havzası. Erzincan, Dersim, Adıyaman, Antep’ten Basra Körfezi’ne kadar ilerleyen bir havza var. Eğer İliç’te olduğu gibi bir sızıntı durumu yaşanırsa hem toplum sağlığı açısından hem de doğa açısından çok ciddi olumsuzluklar ve tahribat yaratacaktır” diye konuştu.

Beycan, bölgede ölümlü doğumların, sakat doğumların geliştiğini, beslenen hayvanlarda ölümlerin olduğu yönünde bilgiler aldıklarını da ifade etti. DERSİM

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.