Berfu Dilan yoldaşın anısına…


Diktatör Erdoğan, Kürdistan belediyelerine el koydu. Emir erlerini sömürgeci “reis” olarak atadı.

İngiliz sömürgeciliği, Hindistan ve işgal ettiği başka bazı ülkelerde, yerli ulusların üst sınıf ve tabakalarından hükümetler atar ama sömürgeci İngiliz valisine bağımlı kılardı. Son karar yetkisi İngiliz sömürge valisinin olurdu. Fakat örneğin Hindistan’da yerli isyanlar olunca İngiliz Hükümeti atardı. 

Aynı İngiliz sömürgeciliği, İrlanda’da yerel parlamentoyu 1801’de feshederek ve Kelt dilini yasaklayarak İrlanda ulusunun kısmi yönetme hakkını da tasfiye etti. İrlandalıları özyurdunda İngiliz sömürgecilerinin boyunduruğu altında köle/parya durumunu pekiştirdi. 

İngiliz sömürgeciliği, kısmi özyönetme hakkını alırken, Birleşik Krallığa İrlanda adını ekleyerek ve daha sonraları İrlandalılara Britanya krallığı seçimlerinde seçme ve sömürgeci partilerde vekil olma hakkını tanıyarak, bunları, sömürgeci demagojinin aracı yaptı. Amacı, İrlanda’yı bir nevi iç sömürge olarak tümüyle asimilasyona uğratıp İngiliz ilhakını ve İrlandalıların İngilizleşmesini tamamlamaktı. 

İngiliz sömürge imparatorluğu İrlanda’daki sömürgeci yönetme deneyimlerini, denizaşırı sömürgelerini yönetmede kullanmaya çalıştı. 

İngiliz sömürgeciliği, amansız kan dökücü saldırganlığına rağmen İrlanda’da yönetmeyi başaramadı. 1916’daki İrlanda Paskalya ayaklanmasına önderlik eden Marksist J.Connoly, Londra işçi hareketinin İrlandalı önderlerinden biriydi. 

Connoly ve yoldaşları darağaçlarında can verseler de, emperyalist paylaşım savaşına karşı savaşın sonlarında patlak verecek olan büyük devrim dalgasının ön kıvılcımı oldular. Çok geçmeden İngiliz sömürgeciliği, hiç vazgeçmeyeceği İrlanda’da süren ve yenişememe durumunda kalan mücadelede İrlanda’nın bağımsızlığını -Kuzey’i ayırarak- tanımak zorunda kaldı.

İngiliz sömürgeciliğinin benzerini 150 yıl sonra Erdoğan Kürdistan’a uyguluyor, belediyeleri gasp ediyor.

30 yılı aşkın süren savaşta, demokratik yolla çözümü zorlayan Kürt Özgürlük Hareketi oldu. Defalarca yeniden topyekün kirli savaşı tırmandıran Erdoğan en son Dolmabahçe mutabakatını yırtıp soykırımcı-tasfiyeci saldırıyı başlattıktan 1 yılı biraz geçmişti ki başarısızlığa uğrayacağı açığa çıktı. 

Erdoğan diktatörlüğünün görülmemiş vahşetine ve barbarlığına karşı Kürt Özgürlük Hareketinin kahramanca direnişi, faşist sömürgecilerin beklemediği kararlıkta ve dirençte oldu. Devrimci hareketin silahlı direnişi de buna eklendi. Faşizme karşı umudu ayakta tutmaya direnme ihtiyacına cevap vermeye başladı.

Erdoğan diktatörlüğünün yaşattığı vahşetle birlikte başarısızlığı açığa çıktıktan sonra, karşı devrimin it dalaşı patlak verdi. Erdoğan- 15 Temmuz YS (Yurtta Sulh) askeri cuntasının sert çatışması, bir çeşit yenilginin yolaçtığı bunalım ve çatışmaydı. 

Karşı devrimin başlıca partileri MHP ve CHP ile Ergenekoncu güçler, sömürgeciliği ayakta tutmak için, Kürt ve devrimci düşmanlığıyla, Erdoğan diktatörlüğünün arkasında birleştiler. Yenikapı Milliyetçi Cephe mitingi bir simgeydi. Sarsılmış ve bir nevi yenilgi almış Erdoğan diktatörlüğüne can suyu oldu. 

Erdoğan, buradan aldığı güçle yeniden saldırılarını yoğunlaştırdı. Kürdistan’daki fiili savaş hali sıkıyönetimine, OHAL ve KHK’leri Türkiye ve Kürdistan’da uygulamayı ekledi. Süreklileştirmeye koyuldu. Faşist sömürgeci rejim inşasına büyük devlet şovenizmi harcı olması için bu kez de -yine Kürt düşmanlığıyla-Rojava Devrimi’ne karşı Cerablus işgalini başlattı. 

Yetinmedi Kürdistan belediyelerini gaspı ve emekçi memur hareketini-Kürdistan’dan başlatarak-tasfiyeyi başlattı. 

Diktatör Erdoğan, soykırımcı ve tasfiyeci saldırısını, zayıflığının verdiği korkuyla da, “acımasız” kılmak istiyor. Tereddüt eden en kirli savaşçı yardakçılarını bile hemen azlederek değiştiriyor. E. Ala yerine “acımasız olacağız” diyen Ağar yetiştirmesi Soylu’yu getiriyor. 

Belediyeler, özerk yönetim değilse bile, Kürt halkımızın özgürce seçimi ve iradesidir. Erdoğan faşizminin, bu iradeyi kirli savaşın tanklarıyla çiğnemesine karşı Kürt halkımızın onur direnişi kitlesel olarak yayılacak, yankısı Türkiye halklarına da yansıyacaktır. 

Kahramanca ve umudu ayakta tutan direniş karşısında, zayıfladıkça, savaşı çeşitlendirip yayarak, bunu faşist sömürgeciliği yeniden pekiştirmenin itkisine dönüştürerek hareket eden Erdoğan diktatörlüğünün Kürdistan belediyelerini gaspına ve büyük çaplı tasfiye avına karşı, kitlesel direnişi  büyütme imkanını değerlendirelim. Bu, genişleyecek kitle direnişiyle silahlı direnişi birleştirecek Erdoğan’ın sonunu yeniden yakınlaştıracaktır. 

Kürdistan’dan başlayacak sömürgeci gaspa ve öğretmen tasfiyesine karşı kitle direnişi, Türkiye emekçisine de ışık olacak demokratik Türkiye ve özgür Kürdistan yolunu inşa edecektir.