
CHP'nin tutuklu milletvekili Mustafa Balbay'a ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) tahliye kararının ardından tutuklu vekillere ilişkin Diyarbakır 5 ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'ne yapılan tahliye talepleri "bireysel başvuru yapılmadığı" gerekçesi ile reddedilmişti. Pazartesi açıklanan kararın ardından Diyarbakır Barosu üst mahkemeye itiraz etmişti. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan tutuklu vekiller Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız ve Kemal Aktaş'a ilişkin üst mahkeme olan Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan itiraza ilişkin mütalaa hazırlayan Cumhuriyet Savcısı her üç vekilin de tahliyesini talep etti. Mahkeme ise vekillerin tahliye talebini Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'yle aynı gerekçelerle reddetti.
Tutuklu vekiller İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım'a ilişkin itiraz başvurusunun yapıldığı bir üst mahkeme olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ise gazetemiz yayıma hazırlandığı esnada savcı henüz mütaalasını sunmamıştı.
Vekiller için kanun teklifi
HDP ve BDP'li 6 milletvekilinin tutuklu vekillerin tahliyesi talebiyle Meclis'te gerçekleştirdiği açlık grevi ise dün sona erdi. Üç günlük grevin ardından basın toplantısı yapan vekiller, tutuklu milletvekillerinin derhal serbest bırakılacaklarına dair bir kanun değişikliğini imzaya açtıklarını söyledi.
HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel ile HDP İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel'in 17 Aralık saat 13.00'de başlattığı açlık grevine BDP'li vekiller Demir Çelik ve Özdal Üçer de destek için katılmıştı. Vekillerin açlık grevi üç gün sonra başladığı saatte sonlandırıldı. Meclis'te gerçekleştirilen açlık grevini vekiller TBMM'de düzenledikleri basın toplantısıyla sona erdirdi. HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, HDP milletvekilleri olarak Anayasa Mahkemesi'nin CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye yolu açan kararının BDP'li vekiller için uygulanmamasını protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıklarını hatırlattı. Türkiye'nin kuruluşundan bugüne Kürtlerin ikili hukuk ile karşılaştığına vurgu yapan Tuncel, "Kürdistan'da ayrı Türkiye'de ayrı hukuk uygulandı. Bunun, çatışmanın asıl nedeni olduğunu hep söyledik. DGM zihniyetleri, özel mahkemeler ile yürütülüyor. 21. yüzyılda bunun bu kadar aleni ve açık yapılması kabul edilebilir değildi. Bundan dolayı açlık grevine başladık" diye konuştu.
Çifte standart sona ermeli'
Tuncel, üç günlük açlık grevi süresince muhalefet ve hükümetten vekillerin de kendilerini ziyaret ederek, hukuksuzluğun son bulması çağrısında bulunduklarını söyledi. Vekilliği gasp edilen Hatip Dicle'nin durumuna da işaret eden Tuncel, "Türkiye'de seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiğini görüyoruz. İktidar ve anamuhalefet partisi de bu çifte standardın ortadan kalkması gerektiğini söylüyor" dedi. Tuncel, taleplerinin sadece tutuklu vekiller için olmadığını belirterek, "Demokratik siyaset yaptığı için içeride olan arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor" dedi.
Tüm partiler destekliyor
Tutuklu vekillere ilişkin kanun teklifi hazırladıklarını ve bunu diğer siyasi partilere de sunduklarını belirten Tuncel, "İktidar partisi ve anamuhalefet partisi olumsuz yanıt vermedi, değerlendireceklerini söylediler. MHP'de 'hayır' demedi. 5271 sayılı CMK'nın 108'inci maddesinde değişiklik yapılarak, 'milletvekili seçilenler serbest bırakılır' yönünde bir madde eklenmesini öneriyoruz" diye belirtti.
Vekillerinin tutukluluğunun devam etmesine tüm partilerin karşı olduğunu ifade eden Tuncel, kanun teklifine gruplar onay verirse hemen Meclis'e sunacaklarını belirtti.
Tatilden sonraya
HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü ise kanun teklifine ilişkin şunları belirtti: "Ceza Muhakemesi Kanunu'na milletvekili seçilen tutukluların derhal serbest bırakılacaklarına dair bir hüküm eklenmesini istiyoruz. Bu değişiklik önergesini daha öncede vermiştik ancak kabul görmemişti… Ama yargıçların bu açıdan takdir haklarını sona erdirecek olan daha kesin bir hüküm gerekliliği konusunda şimdi AKP'den de olumlu sinyaller geliyor. TBMM'den geçmesi için bu kanun tasarımızının öteki partilerce yeniden değerlendirilmesine rıza göstereceğiz. Ama gerçekleşmesi ancak Meclis yeniden açıldıktan sonra olacak."
Bütçe görüşmelerini dün tamamlayan Meclis iki hafta tatile girdi. Meclis 7 Ocak'ta Tam Gün Yasası'nı görüşerek çalışmalarına başlayacak.
Kürtlere savaş ilanıdır
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de tutuklu vekillere yönelik hukuksuzluğu barış süreci açısından değerlendirerek, şöyle konuştu: "Kürtler söz konusu olduğunda bu ülkenin anayasası TMK'dir. Anayasa'ya bir kez bile bakma ihtiyacı hissetmiyor egemenler. Bize reva görünen dünyanın en rezil ve faşist yasası olan TMK'yi uygulamaktır. Birinci yönü budur. İkinci yönü, bütün kamuoyu ve siyasi partiler tarihsel bir uyarı yaptığımızı dikkate almalıdır. Siz Kürtlere ne söz verdiniz? Dediniz ki, 'Demokratik siyaset yapma hakkınızı tanıyacağız'. Kürtler bu yüzden silahı bıraktılar. Sizin bu sözünüze kendi halk önderlikleri ile güvendiler. Peki demokratik siyasetin önünü açacağını söyleyeceksin seçilmiş vekile ceza vereceksin. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bir seçilmiş olarak bunu söylemek istemiyorum ama demek insanların ferasetine bırakmak gerekmiyor. Bu Kürde tekrar savaş ilanıdır. Bunu herkes görsün. 'Sana demokratik siyaset yok, ben önüne elli bin baraj kurarım' diyorlar. Yani savaş demek. Bizim yaptığımız barışı korumak. Son bir hamle ile yakalamaya çalışmaktır."
HDP her yerde örgütlenecek
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, ise basın mensuplarının sorusu üzerine, Kayseri'de HDP'ye yönelik saldırıya ilişkin, yaşananların demokrasi sorunu olduğunu belirterek, "Maraş'ta katliam için gösteri yapmak isteyenlere vali izin vermiyor. Kayseri'de iki gündür faşist çeteler toplantıları basmaya çalışıyorlar. HDP, Türkiye'nin her yerinde örgütlenecek ve eylem yapacak. Ülkede artık son noktasına gelmiş bir hükümet var" diye konuştu.
DİHA/VAN