KCK, Kuzey ve Güney Kürdistan’ın Rojava sınırında kazılan hendeklerin Rojava halkının demokratik iradesini teslim alma amacı taşıdığını ifade ederek, bu siyasetin sonu olmadığını ve bu güçlerin hedeflerine ulaşamayacağını vurguladı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava sınırında bir süreden bu yana Türk devleti ile Güney Kürdistan'daki KDP yönetiminin eş zamanlı olarak kazdıkları hendeklere ilişkin dün yazılı bir açıklama yaptı.
Batı Kürdistan'da Kürt, Arap, Ermeni-Süryani halklarının kendi öz iradesi ve örgütlü mücadeleleri ile ilan ettikleri Demokratik Özerklik modelinin, Ortadoğu'nun tüm ezilen inanç ve etnik toplulukları için büyük bir moral güç ve yol gösterici nitelikte olduğunun tekrarlandığı açıklamada, “Ne var ki Rojava Devrimi'ni hazmetmeyen tahammülsüz ve saldırgan bazı güçler, geliştirdikleri gizli ve kirli ittifaklarla halkın iradesini kırmaya çalışmakta, bunun için elinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. Halkımız kendi topraklarını savunma ve demokratik yönetimini inşa ve korumanın dışında ne kimsenin topraklarına saldırmakta ne de kimseye düşmanlık yapmaktadır. Fakat devrimin daha ilk gününden bu güne kadar sürekli bir saldırı ve düşmanlık içinde olan Cephet El Nusra, İŞİD vb. güçlere karşı ise gerektiğinde nasıl bir direniş ve savunmanın geliştirilebileceğini açıkça herkese göstermiştir. Bu vesile ile halkımızı gösterdiği direniş, fedakârlık ve başarılarından dolayı bir kez daha kutluyoruz. Rojava direndikçe asla yalnız olmayacağını, hareket olarak her zaman yanında olacağımızı belirtiyoruz” denildi.


Başta TC sömürgeciliği
Rojava'ya yönelik yapılan saldırı, geliştirilen açık ve gizli ittifakların sadece Cephet El Nusra, İŞİD vb. güçlerle sınırlı olmadığının kaydedildiği açıklamada, başta TC sömürgeciliği olmak üzere, bölgesel bazı güçlerin ve bu güçlerin yerel dayanaklarının hep birlikte hareket ettiklerinin açık olduğu dile getirildi. Açıklamada devamla şunlar belirtildi: “Rojava sınırında Kuzey ve Güney Kürdistan'da eş zamanlı birbirini tamamlayan ve paralel bir şekilde kazılan hendeklerin niçin ve hangi amaçla olduğu bilinmektedir. İster Rojava’yı işgal ederek isterse de kuşatma altına alarak halkın demokratik iradesini teslim almak ya da tasfiye etmek isteyenler çok iyi bilmelidirler ki, bu siyasetin sonu yoktur ve asla başaramayacaklardır. Kürdistan'ın dört parçasındaki halkımız yüreğini, iradesini ve tüm gücünü Rojava halkımızın mücadelesiyle birleştirerek devrimi korumayı bilecektir."

Rojava Devrimi için ayağa kalkmalı

Birkaç gün içerisinde Güney Kürdistan sınırında peşmergelerin kurşunlarıyla Nezir Hacı Yunis, Kuzey Kürdistan sınırında ise TC askerlerinin kurşunlarıyla Mecit Memo ve bir yurtseverin daha katledildiğini hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Öncelikle bu saldırıları şiddetle kınıyor, şehitlerimizin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Halkımızın Kürtlerin kanını döken bu saldırılara karşı tepkisini sadece Rojava’da değil, Güney ve Kuzey Kürdistan'da daha geniş katılımlarla, daha üst düzeyde radikal serhildanlar biçiminde geliştirilmelidir. Bu bilinçle Rojava devrimi devrimimizdir diyerek ayağa kalkmalıdır. Kürdistan gençliği ve duyarlı dostlarının Kuzey ve Güney Kürdistan'da gösterdiği direniş ve geliştirdiği tepkiler bu anlamda önemli olmaktadır" dedi.

Temel kriter Rojava’ya yaklaşım
Kürtlerin artık savunmasız olmadığını herkese gösterdiğini vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Haklı ve meşru çıkarlarına saldıran kim olursa olsun onları her yerde sürekli teşhir etmek ve tam bir ulusal birlik ruhuyla karşılık vermek yurtsever her Kürdün ve Kürdistanlının görevidir. Yurtseverliğin ve Kürt halkının çıkarlarını savunmanın temel kriteri Rojava Devrimi'ne gösterilen yaklaşımdır. Bunun dışında söylenecek her söz ve atılacak her adım ancak gizli ilişki ve ittifaklara yorumlanabilir. Bu nedenle KDP'nin Kürdistan'ın her tarafında büyük tepkilere neden olan yanlış ve haksız tutumundan derhal vazgeçmesi gerekirken, yaptıkları yeni açıklamalarla Rojava'ya karşı mevcut olumsuz tutumlarını daha da tırmandırarak sürdüreceklerini belirtmeleri ne ulusal birliğe hizmet edecektir ne de Kürtler buna tepkisiz kalacaktır. Kürdistan’da var olan sömürgeci sınırları derinleştirerek Kürtlerin hiçbir sorunu çözülemez. Bu nedenle KDP hareketini soruna daha duyarlı ve çözümleyici yaklaşmaya çağırıyoruz.”

ANF/BEHDİNAN