Nusaybin Davası’nda duruşmaları görülen iki kişiye daha ağır cezalar verildi. Öcalan üzerindeki tecride tepkilerin olduğu duruşmada savunma yapan Gazi Muratoğlu, “Öz yönetim modeli kaostan çıkışın modelidir” dedi.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016’da kentten tahliye edildikten sonra tutuklanan 17’si çocuk 70 kişi hakkında açılan ve ardından tefrik edilen Nusaybin Davası duruşmalarında dün tutuklandığı dönem 18 yaşının altında olan Gazi Muratoğlu ile İbrahim Halil Ildız’ın duruşmaları görüldü. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk olarak Muratoğlu’nun duruşması görüldü.  Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nden getirilen Muratoğlu, duruşma salonunda hazır edildi.

Savcılık makamı önceki duruşma verdiği mütalaasını tekrarladı. Muratoğlu savunma yaptı. Öcalan üzerindeki tecrit uygulamalarına son verilmesini isteyerek sözlerine başlayan Muratoğlu, Nusaybin’de bir halkın taleplerini savunmak için bulunduklarını dile getirdi. Muratoğlu, demokratik öz yönetim taleplerinden vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Öz önetim talebinin halkların özgürlük talebi olduğunu ifade eden Muratoğlu, ”Öz yönetim modeli Ortadoğu için kurtuluşun kaostan çıkışın modelidir” dedi.

İddianame doğru değil

 Muratoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü: “Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesini bahane eden AKP, böylece Kürtlere karşı büyük bir savaş başlattı. Kürtler de kendi öz savunmasını yapmış, öz savunmasını yapanlara karşı yoğun saldırılar başlatılmıştır. Sur, Cizre, Nusaybin, Derik, Dargeçit, Silopi, İdil kentlerinde yaşlılar, çocuklar ve hamile kadınlar katledildi. Şehirler yıkıldı, insanlar hapislere dolduruldu, işkencelere maruz bırakıldı. Ben de bu gençlerden biri olarak ağır işkenceler altında kaldım ve hapse konuldum. Polislerin kendilerine göre hazırladıkları ifadeler ve işkence sonucu imzalatılan tutanaklarla böyle bir iddianame hazırlandı. Savcının hazırladığı iddianame doğru değildir.”

Bir bitkiye bile zarar vermedim

 Tutuklandığı zaman 16 yaşında olduğunu hatırlatan Muratoğlu, Türkiye’deki yargı sistemini de eleştirdiği savunmasında, “Bir bitkiye ve hayvana dahi zarar vermemiş olmama rağmen bugün burada insan öldürmekle yargılanıyorum. Ben kimseyi öldürmedim. Kimseye zarar vermedim. Bugüne kadar gerçekleri anlattık. Benim Türkiye’nin mahkemelerine inancım hiçbir zaman olmadı. Erdoğan ve Bahçeli’nin talimatları ile hareket eden mahkemeler bizi yargılıyor” sözlerine yer verdi.

Adaletten bahsedemeyiz

 Türkiye’nin Libya ve Suriye’de sürdürdüğü savaş politikalarına işaret eden Muratoğlu, şunları ekledi: ”Türk askerleri bu savaşta kurban edilmekte, öne sürülerek ölüme gönderilmekte. Erdoğan’a kurban ediliyorlar. Ülkenin ekonomisi savaşa harcanmaktadır. Halkın vergileri çetelere aktarılmaktadır. İnsanlar intihar etmektedir. Böyle bir ortamda hangi adalete güveneceğiz. Başkan Apo’nun üzerinde tecrit devam ederken, savaş politikaları sürerken, ülkede adaletten, barış ve demokrasiden bahsedemeyiz. Bu anlamda Başkan Apo’nun İmralı Adası’ndaki mücadelesini, direnişini selamlıyor, halkımıza şükranlarımızı sunuyorum.”

Son sözü soruldu

Ardından esasa ilişkin savunma yapan Muratoğlu’nun avukatı da mütalaaya katılmadıklarını belirterek, beraat talebinde bulundu. Son sözü sorulan Muratoğlu, sadece ”Bijî Serok Apo” dedi. Mahkeme, Muratoğlu’na ”kasten öldürme” iddiası ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, cezayı daha sonra olay tarihinde 18 yaşının altında olduğu gerekçesi ile önce 15 yıla ardından ise ”teşebbüs aşamasında kaldığı” için 10 yıla düşürdü. Mahkeme ”kamu malına zarar verme” iddiası ile de Muratoğlu’na 1 yıl 4 ay hapis cezası verdi.

Ildız’a müebbet ve 53 yıl

 Ardından Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nden getirilen İbrahim Halil Ildız’ın duruşması görüldü. Ildız’ın avukatı Önder Alçiçek’in de hazır bulunduğu duruşmada mahkeme önceki celse mütalaaya karşı beyanların alındığını hatırlatarak, Alçiçek’e söz verdi. Avukat Alçiçek, 302’den beraat verilmesi ve tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Ildız ise Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi çağrısında bulunarak sözlerine başladı. Adil bir yargılama olmayacağını belirten Ildız, mahkemeye ”İstediğiniz kararı verebilirsiniz” dedi.

Mahkeme kararını açıklamaya başlarken Ildız, ”Bijî Serok Apo!” sloganı eşliğinde kararı dinledi. Mahkeme, Ildız’a, toplamda bir defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve ayrıca toplamda 53 yıl hapis cezası verildi.

   

Ceza verilen tutsak sayısı 42

 Nusaybin Davası’nda Ildız ve Muratoğlu ile beraber ceza verilen tutuklu sayısı 42’ye yükseldi. Daha önce görülen duruşmalarda tutuklu Recep Yel ağırlaştırılmış müebbet ve 17 yıl, Yasemin Erkol 10 yıl, Özgür Sevim ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıl, İlyas Doğan, Ömer Karataş, Osman Bozkurt, Hamit Acur ve Akar İkbal ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl, Sadık Tan, İsmail Yılmaz, Bayram Sevgin, Fırat Dari, Mazlum Yaşa ve Hatip Oyman ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl, Ercan Dolaşır ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıl, Erkan Benli ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıl 3 ay, Baver Başar ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıl, Mehmet Ziriğ ağırlaştırılmış müebbet ve 17 yıl, Süleyman Göksel Yerdut ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl, Dilber Tanrıkulu ağırlaştırılmış müebbet ve 26 yıl, Tufan İlbaş ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl 6 ay, Ramazan Eroğlu 2 ağırlaştırılmış müebbet ve 3 yıl, Ömer Güner ile Faruk Engin’e ağırlaştırılmış müebbet ve 31 yıl, Resul Ergün’e 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl, Fırat Çiftçi’ye ise ağırlaştırılmış müebbet ve 29 yıl, Oktay Gül ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıl 6 ay, Ferhat Doğan 18 yıl, Nurullah Akyüz’e ağırlaştırılmış müebbet ve 26 yıl 6 ay, hapis cezası verildi. İbrahim Toktaş’a ise, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verilen ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanında Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde de 15 yıl hapis verildi.

Tutuklandıklarında yaşları küçük olan Şükrü Aybek, Heja Alğan, Emre Topçuoğlu, Baran Eman, Çeçan Kilkaya ve Dilan Aslan’a 35 yıl 10’ar ay hapis cezası verildi. Yine Mardin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde daha önce yargılanarak, müebbet hapis cezasına çarptırılan Hüseyin Bağ’a 11 yıl, Zehra Kaya’ya 18 yıl, Fatma Aslan’a da 21 yıl 7 ay hapis cezası verildi. Evini terk etmeyen 5 çocuk annesi tutuksuz Nurşen Demir’e de 10 yıl hapis verildi.

İki şehidin dosyası

 Tutuklulardan Medya Çınar ve Siraç Yüksek, Öcalan üzerindeki tecride karşı tutuklu bulundukları cezaevlerinde yaşamlarına son verdiklerinden dolayı haklarında açılan davalar kapatıldı.

 

MARDİN