PKK Yürütme Komitesi, Öcalan ve tutsakların çağrılarına katıldığını ve üzerine düşen tüm görevleri yerine getirmek için seferberlik temelinde mücadele edeceğini duyurdu. Komite, tüm demokrasi güçlerini görev ve sorumluluğa çağırdı.

w Bu konuda saf ve aldanan konumda da olmayacaklarını; pasif bekleyen değil, aktif mücadele eden olacaklarını vurgulayan Komite, bu direniş hamlesini, 9 yıllık devrimci halk savaşı stratejisinin finali olarak sürdürdüklerini söyledi.

Açlık grevi direnişlerini selamlayan PKK Yürütme Komitesi, ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım, Kürdistan’ı Özgürleştirelim ve Türkiye’yi Demokratikleştirelim’ direniş hamlesini her alanda geliştirmeye ve zafere taşımaya davet etti.

PKK Yürütme Komitesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile sona eren açlık grevlerine ilişkin açıklama yaptı. Tıpkı 1982 Büyük Zindan Direnişi gibi, bu Büyük Açlık Grevi Direnişi’nin de faşist-soykırımcı zihniyet ve siyaseti kırarak tarihi bir ideolojik zafer kazandığı belirtilen açıklamada, devrimci direnişin başaran ve kazandıran gücünün bir kez daha ortaya çıktığı kaydedildi. 31 Mart’ta faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasetin yediği ağır darbe ardından, 2 ve 22 Mayıs tarihli avukat görüşmeleri ve Öcalan ile İmralı’daki diğer tutsakların birlikte yayınladıkları 7 maddelik Demokrasi Deklarasyonu temelinde İmralı tecridinin kapılarının da aralandığı ifade edilen açıklamada, “Böylece Kürt halkı ve Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak açlık grevleri etrafında yürüttüğümüz Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim Direniş Hamlemiz tarihi önemde sonuçlar elde etmiştir. Şimdi amacına ulaşan açlık görevi ve ölüm orucu direnişleri sona ermekte, ancak direniş hamlemiz devam etmektedir. Hemen tüm açlık grevi direnişçilerinin de çok açık bir biçimde ifade ettikleri gibi, Önder Abdullah Öcalan özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşana kadar da devam edecektir” denildi.

Tecrit tümden kırılmadı, faşizm de yıkılmadı

Tüm direnişçileri kutlayıp şehitleri anan PKK Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Açlık grevini sona erdiren tüm direnişçilerin de ortak bir görüş olarak ifade ettikleri gibi, açlık grevleri ve ölüm oruçları sona ermiş, ancak faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı özgürlük ve demokrasi mücadelemiz devam etmektedir. 31 Mart’ta AKP-MHP faşizmi, Mayıs ayında ise İmralı tecrit ve işkence sistemi önemli darbe yemiş, ancak tecrit tümden kırılmamış ve faşizm tümden yıkılmamıştır. Dolayısıyla Kürdistan özgür ve Türkiye demokratik hale gelmemiştir. Bu nedenle, tecride ve faşizme karşı Önder Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşturulması temelinde Kürdistan’ı özgürleştirme ve Türkiye’yi demokratikleştirme mücadelemiz sürmektedir. ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım, Kürdistan’ı Özgürleştirelim, Türkiye ve Ortadoğu’yu Demokratikleştirelim’ direniş hamlemiz yeni ve daha zengin eylem biçimleriyle devam etmektedir.”

Yanılgı ve duraksama olmamalı

Bu konuda herhangi bir yanılgı, toplumsal direnişte herhangi bir zayıflama ve duraksamanın kesinlikle olmaması gerektiğini vurgulanan açıklamada, Öcalan’ın, açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin sona erdirilmesini isterken, aynı zamanda tecride ve faşizme karşı özgürlük ve demokrasi mücadelesinin daha kitlesel, yaratıcı ve zengin eylem biçimleriyle geliştirilmesini de istediği hatırlatıldı. Bu konuda başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm toplumsal kesimleri ve demokratik siyaset güçlerini aktif ve etkili demokrasi mücadelesine çağırdığına işaret edilen açıklamada, açlık grevini sonlandıran tüm direnişçilerin de görevin demokratik toplumda ve demokratik siyasette olduğunu belirterek, tüm demokratik güçleri tecride ve faşizme karşı ortak demokrasi mücadelesine çağırdığı anımsatıldı.

Tüm demokrasi güçlerine

PKK Yürütme Komitesi, açıklamasına şöyle devam etti: “PKK olarak, bu çağrıların tümüne katılıyoruz ve bu temelde üzerimize düşen tüm görevleri yerine getirmek için seferberlik temelinde mücadele edeceğimizi belirtiyoruz. Önder Abdullah Öcalan ve İmralı’daki diğer yoldaşların yayınladıkları 7 maddelik duyuruyu önemsiyor, buradaki görüşlerin daha yaygın tartışılmasını, daha güçlü sahiplenilmesini ve hayata geçmesi için aktif mücadele edilmesini istiyoruz. Bu temelde içeride ve dışarıdaki tüm demokrasi güçlerini görev ve sorumluluğa çağırıyoruz. Yine İmralı’da mevcut hukukun işleyeceğine dair AKP Sözcüsü, TC Adalet Bakanı ve tüm demokratik kurumların sözlerinin gereğinin aksaklık ve ihlal olmaksızın yerine getirilmesini umut ediyoruz. Bunlar temelinde faşist zihniyet ve siyasetin gerilemesi ve demokratik zihniyet ve siyasetin gelişmesi için biz de üzerimize düşenin gereğini yerine getireceğimizi belirtiyoruz.

Saf ve aldanan olmayacağız

Bu konuda saf ve aldanan konumda da olmayacağız. Dolayısıyla pasif bekleyen değil, aktif mücadele eden olacağız. Nitekim 1 Haziran 2010 Dördüncü Stratejik Hamlemizin 9. yıl dönümünü yaşıyor, 10. yılına giriyoruz. ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim’ direniş hamlesini, 9 yıllık devrimci halk savaşı stratejisinin finali olarak yürütüyoruz. 10.  yılda devrimci halk savaşı stratejinin tüm taktik ve tarz gereklerini doğru ve yeterli bir biçimde yerine getirerek tecridi tümden kıracağımıza, faşizmi yıkacağımıza, Önder Abdullah Öcalan’ı özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşturacağımıza inanıyoruz.

Bu inançla tarihi zafer kazanan Büyük Açlık Grevi Direnişi’ni bir kez daha kutluyor, kahraman şehitlerini bir kez daha anıyor, tüm yoldaşları, gençler ve kadınlar öncülüğündeki tüm halkımızı, dostlarımızı, kahraman gerilla güçlerimizi, tüm devrimci-demokratik güçleri, faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım, Kürdistan’ı Özgürleştirelim ve Türkiye’yi Demokratikleştirelim’ direniş hamlesini yaratıcı ve zengin bir eylemlilik temelinde her alanda geliştirmeye ve zafere taşımaya çağırıyoruz!” 

 

 ANF BEHDİNAN