Kitap, Türk devletinin farklı etnik ve dini kimlikleri bir arada barındırmada başarısız olmasının başlıca nedeninin Türk milliyetçiliğinin kuruluş felsefesi ve bu felsefenin ülkenin sosyal-politik ve yasal dokusuna çok yoğun bir şekilde nüfus etmesinden kaynaklandığını savunurken, Türkiye yasal sisteminin Türk etnik ve Sünni İslam’a yönelik yoğun referanslarla çevirili olduğu sonucuna varıyor.

Tek toplum yaratma istemi

Kitabın yazarı  avukat Dr. Derya Bayır, geçtiğimiz günlerde Londra Brunel Üniversitesi'nde kitabının tanıtımını gerçekleştirdi. Türkiye’nin azınlıklarıyla ilişkilerini anlayabilmek için son iki yüzyıla bakmak gerektiğini belirten Bayır, temel sorunun azınlıkların ayrılıkçı isteklerine yönelik Türkiye’nin hoşnutsuzluğundan ziyade Türkiye’nin modern, üniter ulus devlet yapısının Türk egemen siyasi elit imajının, Türk milliyetçi ideolojisinin etkilerinin ve Türklük adı altında tek bir toplum yaratmak istemesi olduğunu belirtti.
Türkiye hukuk sisteminin Türk milliyetçiliğini içinde nasıl barındırdığı ve meşrulaştırdığı sorusunu da “devlet sistemi, anayasal ve mülki milliyetçiliğine dayanıyor” şeklinde cevapladı.
Bayır, sözlerine şöyle devam etti : “Türkiye Cumhuriyetinin azınlıklar çelişkisinin kökenlerini anlayabilmek için Osmanlı İmparatorluğunun emperyal bir devlet yapısından modern ulus-devlet yapısına geçiş sürecini dikkate almak gerekiyor. Siyasi elit sınıfına milliyetçi ideaların etkisi ve sosyal-hukuki ve siyasi sistemdeki değişiklikler Osmanlı İmparatorluğunun çökmesine ve imparatorluğun farklı etnik grupları yöneten çoğulcu politikalarının son bulmasına neden oldu. Türkiye Cumhuriyetinin tek partili rejimi farklılıkların yönetimini sorunsallaştırdı. Tek partili dönem felsefesi bence halen çok baskın ve günümüze kadar ulaşmış durumda.”

Türkiye'nin zihniyeti değişmeli

Son olarak kitabının Türkiye’nin yasal anlamda kendini yurttaş devlet şeklinde konumlandırmasının aslında sadece bir “mit” olarak değerlendirdiğini ifade eden Bayır, Türk hukukunun sadece Türk etnik kimliğini, dilini, kültürünü ve tarihini korumaya ve desteklemeye yönelik düzenlendiğini açıkladı. Türkiye’deki etnik, kültürel ve dini çeşitliliğinin tanınmasının önündeki yasal tıkanıklıkların aşılması için, Türkiye’nin zihniyetini değiştirmesine; azınlıklıklara ve farklılıklara duyarlı bir yargıya ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.



ÖZLEM GALİP/LONDRA