ABD Temsilciler Meclisi önceki gün çok önemli iki adım attı. Temsilciler Meclisi, Türk devletinin 1915-1923 arası Ermeni Soykırımı yaptığını 11’e karşı 405 oyla kabul ederek karar altına aldı.

Temsilciler Meclisi, Türk devletinin şimdi de Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal edip Kürt soykırımına yeltenmesini cezalandırmak yaptırımlar içiren bir yasa tasarısını 16’ya karşı 403 oyla kabul etti.

ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’ye Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısından yaptırımlar uygulanmasını içeren bir tasarıyı onayladı.Tasarı, genel kurulda yapılan oylamada 16’ya karşı 403 oyla kabul edildi.

ABD Başkan Donald Trump’tan Türkiye ve işgal saldırısında rolü olan Türk yetkililer üzerinde çeşitli yaptırım ve kısıtlamalar uygulamasını isteyen tasarı, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Eliot Engel ve komisyonun en kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Mike McCaul tarafından Ekim ayı ortasında sunuldu. Temsilciler Meclisi’ne sunulan tasarı, Salı günü yapılan oylamada 403’e karşı 16 oyla kabul edildi. Tasarı kapsamında işgal saldırısıyla ilişkilendirilen Türk yetkililere ve savunma sektörüyle ilişkilendirilen bankalara yaptırım uygulanması öngörülüyor. Aynı yasa tasarısında, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasına yönelik yaptırım uygulanması maddesi de yer alıyor. Tasarı yasalaşırsa Amerikan silahlarının, işgalci Türk ordusuna ssatışı engellenecek.

Tasarının oylanmasından önce söz alan Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Eliot Engel, ”Başkan Trump, Erdoğan’ı bölgenin istikrarını bozan haince saldırının sorumluluğundan muaf tuttu. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey-Doğu Suriye’de yaşanan facianın sorumlularıdır. Her ikisinin de hesap vermesi gerekir” diye konuştu.

Küresel güvenliği tehdit

McCaul da Türkiye’nin askeri saldırısının ”sivil ölümlere yol açtığını ve DAİŞ’in yeniden doğuşuna yol açarak küresel güvenliği tehdit ettiğini” söyledi. Önceliklerini ”DAİŞtutuklularının Suriye’deki cezaevlerinde tutularak ABD’ye tehdit olmasını engellemek” olarak ifade eden McCaul, ”Tasarımızın amacı çok basit: Türkiye’deki, bu yapıcı olmayan ve ölümcül saldırıyı yürüten kişi ve kurumları geri çekilmeye zorlamak.”

Yasa tasarısında neler var

PACT (Türkiye’nin Çıkardığı Çatışmaya Karşı Yasa - Protect Against Conflict by Turkey Act) adlı yasa tasarısında şu maddeler var:

İşgalin koordinasyonu

  • Operasyona dâhil üst düzey Türk yetkililerinin ABD’ye girişlerini engellemek ve tümüne yaptırım uygulamak: Bu madde altında, yasalaşması halinde yürürlüğe girdikten sonraki 15 gün içinde Türk Milli Savunma Bakanı, Türk Genelkurmay Başkanı, 2. Ordu Komutanı, Hazine ve Maliye Bakanı’na bu yaptırımların uygulanması öngörülüyor.

Maddede sadece unvanlar yer alırken, şu an bu görevlerde bulunan kişilerin isimlerine yer verilmiyor.

Yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki 30 gün içinde de ABD Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Ulusal İstihbarat Direktörü’nün bir araya gelerek bir liste oluşturması öngörülüyor.

”Suriye’yi işgal etme kararı alan Türk yetkililer, Suriyeli Kürt toplumu ve operasyondan etkilenen topluluklara yönelik saldırılara liderlik eden üst düzey Türk askeri yetkilileri, Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonlarına yardım eden Türk yetkililer” belirlenerek listeye eklenecek.

Listenin 60 günde bir güncellenmesi de öneriliyor. Liste her güncellendiğinde, 15 gün içerisinde yeni isimlere yönelik de yaptırımların yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Erdoğan’ın kirli serveti

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mal varlığına dair rapor: Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda, en fazla 120 gün içinde ABD Dışişleri Bakanı’nın, istihbarat servisi ve Hazine Bakanlığı‘yla birlikte çalışarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ailesinin (eşleri, çocukları, anne-babası ve kardeşleri olarak belirtiliyor) tahmin edilen mal varlığı, bilinen gelirleri ve yatırımlarına dair rapor hazırlaması isteniyor.

Türk ordusuna ambargo

  • Silahların Suriye’de operasyonel olan Türk ordusuna gitmesini engellemek: ABD’nin Silah İhracatını Kontrol Yasası’yla belirlenen herhangi bir Amerikan savunma aracı ya da hizmeti, Türk ordusunun Suriye’deki işgal saldırılarında kullanması için Türkiye’ye gönderilmeyecek. Ancak NATO’nun onayladığı operasyonlar ya da Türkiye’de Amerika’nın operasyonları için kullanacağı malzemeler için ya da Başkan’nın ”acil” olarak gördüğü durumlar için bu maddede istisna yapılabilecek.

Türk ordusuna mali kıskaç

  • Türk ordusu ve savunma sanayine para transferi yapan Türk mali kurumlarına hızla yaptırım uygulamak: Tasarı yasalaştığı takdirde yürürlüğe girdikten sonraki 30 gün içinde ABD Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve İstihbarat Servisi Direktörü bir araya gelerek bu kişileri ve kurumları belirleyecek. Sonraki 60 gün içerisinde de yaptırımlar uygulanmaya başlayacak.

Tasarıda, Halkbank için ayrı bir bölüm ayrılmış.

Bu bölüme göre tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 15 gün içinde Başkan, Halkbank’a ya da bu bankanın iştiraki niteliğindeki herhangi bir kuruluşa mali yaptırım uygulayacak.

Türkiye’nin işgal saldırısını sonlandırması ve ”DAİŞ karşıtı mücadeleye engel olmaması” durumunda, yaptırımların sona ermesi de tasarıda öneriliyor.

Suçlu muamelesi görecekler

  • Yaptırımlar: Tasarının 11. bölümünde, daha önceki maddelerde ”uygulanması öngörülen” yaptırımlar sıralanıyor. Buna göre belirlenen kişilerin ve kurumların ABD’deki mal varlıklarına erişimleri engellenecek, satılması ya da yer değiştirmesi mümkün olmayacak.

Bu kişiler ”ABD’ye kabul edilmez, ABD’ye giriş için vize ya da herhangi başka bir belge alamaz, daha önce aldığı vize ya da belgeler, ne zaman alındığına bakılmaksızın yasa yürürlüğe girdi anda iptal edilmiş sayılır.”

Bu maddenin tek istisnası da, yaptırım uygulanan kişilerin New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ne gitmesini gerektiren durumlar olacak.

CAATSA yaptırımları

  • Yönetimin, S-400 satışı sebebiyle Türkiye’ye karşı CAATSA 231 numaralı yaptırımlarını 30 gün içinde uygulaması: Yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki 30 gün içinde, 12 Temmuz 2019’da parçaları Türkiye’ye gönderilmeye başlayan S400 füze savunma sisteminin satışı sebebiyle, daha önce de gündeme gelen CAATSA yaptırımlarının başlaması öngörülüyor.

DAİŞ için plan

  • Yönetimin Suriye’deki DAİŞ tutuklularını gözaltında tutmaya devam etmesi, ABD’nin güvenlik çıkarlarını tehdit etmemesi için bir plan hazırlaması: ABD Savunma Bakanlığı’nın, hem DAİŞ tutuklularının gözaltında tutulduğuna dair, hem de Türkiye’nin işgal saldırısının bölgedeki etkilerine dair birer rapor hazırlaması ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ne sunması talep ediliyor.

Kürt toplumuna yardım planı

  • Yönetimin, ABD’nin Suriye’deki Kürt toplumuna, özellikle de acil insani yardıma ihtiyaç duyanlara nasıl yardım edeceğine ilişkin bir plan hazırlaması: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da Suriyeli Kürtlere destek olacağına ve işgal saldırısından etkilenenlerin ihtiyaç duyduğu insani yardımın nasıl yapılacağına dair bir rapor isteniyor.

İşgal saldırısı kabul edilemez

1952’den bu yana NATO üyesi olan Türkiye’nin ”barış ve güvenliğin sağlanması çabalarında NATO müttefikleriyle birlik olması” gerektiği belirtilen yasa tasarısında, şu ifadeler de yer alıyor: ”Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısı kabul edilemez. Türkiye en hızlı şekilde Suriyeli Kürt toplumuna ve işgal saldırısından etkilenen diğer toplumlara yönelik saldırılarını durdurmalı ve güçlerini Türk sınırına geri çekmeli.

Hedeflenen yaptırımlar, Türkiye’yi, Suriye’deki askeri harekâtından sorumlu tutmak için verilmiş uygun bir cevap olacaktır.

Türkiye’nin Suriye’deki işgal saldırısı, ABD-Türkiye ikili ilişkilerinin nasıl zayıfladığına ve sorunların var olduğuna ilişkin son kanıttır ve ABD ile birlikte NATO müttefiklerinin güvenliğine de zarar vermektedir.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD), ABD’nin, Suriye’de DAİŞ’le mücadele ve teröre karşı savaşta önemli bir ortağı olmuştur. ABD, aynı stratejik ve dış politika hedeflerini paylaşan ortaklarını ve müttefiklerini desteklemelidir.

Bundan sonra ne olacak?

ABD Senatosu’nda da Türkiye’ye yönelik yaptırımların devreye sokulmasını öngören bir yasa tasarısı bulunuyor. Senato’daki tasarı da Cumhuriyetçi ve Demokrat üyeler tarafından birlikte hazırlanmıştı. Tasarıyı Senato gündemine taşıyan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 22 Ekim’de bir basın açıklaması yapan Graham, Başkan Trump ile görüştüğünü ve Beyaz Saray’ın diplomatik çabalarına fırsat tanıyabilmek adına Senato’daki yaptırım paketini şimdilik askıya aldığını açıklamıştı.

ABD Kongresi’nin her iki kanadının da yaptırım paketlerini onaylaması durumunda bu paketler tek bir yasal düzenlemeye dönüştürülerek ABD Başkanı’nın onayına sunulabilir. Trump’ın düzenlemeyi veto yetkisi bulunuyor. Ancak paketin Kongre’ye geri gönderilmesi sonrası yapılacak oylamada üçte ikilik çoğunluğun elde edilmesiyle yaptırımlar Trump’a rağmen yasalaşabiliyor.

Başka tasarılar da yolda

Bu tasarı, Kongre’de Türkiye’ye yaptırımlar öngören tek tasarı değil. Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Jim Risch ve komisyonun en kıdemli Demokrat üyesi Bob Menendez de benzer bir yaptırım tasarısı sunmuştu. Menendez, Pazartesi yaptığı açıklamada, tasarıyı komisyonda oylamaya sunmak için uygun bir tarih belirleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen tarafından sunulan bir başka yaptırım tasarısı da, öncekilerle benzer düzenlemelerin yanı sıra Türkiye’nin enerji sanayi ve ekonomisini de hedef alıyor. Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi milletvekili Liz Cheney de diğer 90 Cumhuriyetçi’yle birlikte bir tasarı sunmuştu ama Demokrat imzacısı bulunmayan bu tasarının oylamaya sunulup sunulmayacağı belirsiz.

Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri Mitch McConnell geçen hafta Senato kürsüsünden yaptığı açıklamada, Türkiye’ye olası yaptırımlar konusunda temkinli bir dil kullanmıştı. McConnell, “Senato’nun bu tasarıları görüşmesine açığım ancak olası sonuçlarını değerlendirdikten sonra” mesajını vermişti.

Bununla birlikte McConnell, Türkiye’nin işgal saldırısını kınayan ve ABD’nin Suriye, Irak ve Afganistan’daki varlığını devam ettirmesine destek ifade eden bir karar tasarısı sunmuştu. Senato’nun bu sembolik tasarıyı hafta içinde oylayabileceği belirtiliyor.

İşgalini alaşağı etti

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Demokrat Parti’den Maryland Senatörü Chris Van Hollen ile üzerinde anlaşmaya vardıkları Türkiye’ye yönelik yaptırım tasarısını ABD Başkanı Donald Trump’a imzalatan isimlerdendi. Graham, ”Senato’nun tasarıyı geçirmesine hazırız. Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin ezici desteğiyle Türkiye’nin işgalini alaşağı eden müthiş partilerüstü yaptırım Meclis’e geldi, Senato’dan geçecek” yorumunu yaptı. Türk ordusu, enerji sektörü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yer aldığı yaptırım listesi sonrası bir açıklama yapan Graham, “Bugün duyurduğumuz şartlı yaptırımlara Türkiye’nin tepkisi kayıtsız kalmak olacaktır. Ve dahası Erdoğan’ı daha çok kamçılayacaktır. Türkiye hükümeti, Kongre’nin daha farklı bir yol izleyeceğinin farkında olmalı. Kongre, partiler üstü felç edici yaptırımların geçirilmesi için harekete geçecek” ifadesini kullanmıştı.

Yaptırım tasarısını en başından bu yana destekleyen ABD’li senatör Chris van Hollen de karar sonrası kişisel Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, ”Meclis yaptırım tasarısını 403’e karşı 16 oyla geçirerek Kongreye Türkiye ve yanındakilerin Suriyeli Kürt müttefiklerimizi öldürmeye devam etmesine ve DAİŞ’in yeniden canlanmasını körüklemesine sessiz kalmayacağına dair mesaj (sinyal) verdi. Senato tereddüt içerisinde kalmaktan vazgeçmeli ve harekete geçmeli- müttefiklerimizin hayatları ve güvenliğimiz risk altında” ifadesini kullandı.

Saldırganlığın son bulması için

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Eliot Engel, Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada, ”Tasarı ayrıca Erdoğan’ın ve ailesinin tahmini mal varlığı ile bilinen gelir bilgilerini de talep ediyor” ifadesini kullandı. Engel, karar sonrası yaptığı değerlendirmede de ”Türkiyenin Kuzey-Doğu Suriyeyi işgalinin yıkıcı sonuçlarını ve bunu mümkün kılan Trump’ın kararının altını çiziyor. Bu, yaptırımlar uygulayarak Erdoğan’ı askeri saldırganlığın durdurulması, Suriye Kürtlerine karşı olan şiddetin son bulması ve Suriye’den çekilmesi için teşvik ediyor” dedi.

 

WASHINGTON