Küçücük yaşlarda henüz bilinçleri gelişmemiş, hayata dair tercihleri oluşmamış çocukları minicik yaşta kuran kursuna göndermek niye? Bıraksınlar, biraz büyüdüklerin de kendileri karar versinler nereye gidip gitmeyeceklerine…
Çocukları savunmasız gönderiyorlar kuran kurslarına, oradaki imamın inisiyatifine bırakıyorlar, sanki “imam” denilen adam peygamber mübarek… Tanımadıkları, sadece kendine “dindarım” diyen bu adamlara güvenmek ne kadar doğru. Ne yazık ki; imamdan da tacizci, tecavüzcü oluyor, o yüzden daha dikkatli olmak gerek…
Şırnak’ta M.D adındaki imamın, kuran kurslarına gelen kız çocuklarına cinsel istismar da bulunduğu ortaya çıktı. Olay, 11 yaşından, 18 yaşına kadar imamın tecavüzüne maruz kalan H. adlı genç kadının Mersin’de İştar Kadın Merkezi’ne başvurmasıyla basına yansıdı…
Dicle Haber Ajansından Ferhat Aslan’ın haberine göre, Şırnak’ta M.D adlı kuran kursu imamı yaklaşık 30 kız çocuğuna tehdit ve şantaj yoluyla cinsel istismar da bulunmuş.
H.’nin gazeteci arkadaşımız Ferhat’a anlatımları korkunç. 2004 yılında 11 yaşında iken gittiği kuran kursun da imamın “muska yapacağım” diyerek kendisini bir eve götürdüğünü ve burada tecavüze uğradığını söyleyen genç kadın, “kaçmak istedim izin vermedi. Beni tehdit etti. ‘Sana muska yapar hayatını mahvederim’ dedi. Yine 2006 yılında tekrar tecavüze maruz kaldım. Artık 2006 yılından 2011 yılına kadar benimle evlenme vaadin de bulunarak hep tecavüz etti. Benim dışım da birçok kız arkadaşıma da bu yöntemle taciz ve tecavüz etmişti. Biz kimseyle derdimizi paylaşamıyorduk. Hem o bizi tehdit ediyordu, hem de ailemizden korkuyorduk. Bana da diğer arkadaşlarıma da ‘sizi kendime alacağım, eşimi boşayacağım’ vaadin de bulunuyordu.”diyerek, kuran kurslarında da tecavüz gerçeğini gözler önüne serdi…
İmam, bir zamanların Osmanlı padişahlarına özenmişe benziyor. O Osmanlı padişahları da gencecik kadınları kendilerine köle yapıp, haremlerin de tutuyorlardı. “Halvet” adı altın da o gece canları kimi istiyorsa onunla beraber oluyorlardı. Bu imam bozuntusu da küçük kız çocuklarına tecavüz ederek ve onlara “size muska yaparım, hayatınızı mahvederim, sizinle evlenirim” safsatasıyla kandırarak onların geleceğini, umutlarını çalıyor.
Hatta bu imam müsveddesi, 2000 yılında da bir erkek çocuğuna tecavüz etmiş. O zaman çocuğun ailesi bunu duyunca imam sapığını Cizre’den kovmuşlar. İşte sorun bu, bu alçak adamı kovacığınıza yargılanması için neden şikayet etmediniz be ahali! O zaman şikayet edilseydi belki bu kadar genç kadın mağdur olmayacaktı.
Hoş kimi kime şikayet edeceksiniz ki! İmam hala ortalıkta dolaşıyor, olan imamın tecavüz ettiği çocuklara oldu.
Bir hükümet ki tecavüzü korursa onun imamı da bunu yapar… Erdoğan’ın başlattığı “kürtaj” tartışmaları çığırından çıkmıştı, o sıra da sağlık bakanı Recep Akdağ sınırlarını zorlayarak, “tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar” dedi. Devlet tecavüze uğrayan kadının doğuracağı çocuğa bakacağına, bu söylemlerle tecavüzü meşrulaştıracağına, tecavüz de bulunan adamları yargılasın…
Bu hükümet, tacizcilere ve tecavüzcülere sahip çıkmadı mı? Akdağ’ın bu açıklamaları, AKP Hükümeti'nin “tecavüz” söz konusu olduğu zaman “ilk vukuatı” olarak görülebilir. Ancak aynı iktidar dönemin de, Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki bir kız çocuğunu taciz ettiği gerekçesiyle 13 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası almış. Ancak çeşitli hukuki süreçler sonucun da Hüseyin Üzmez, taciz ettiği kıza, “Anksiyete bozukluğu” (Kişinin gündelik hayatta karşılaştığı olaylarla ilgili olarak, engelleyemediği aşırı bir endişe ve kuruntulu beklenti, evham içinde olması) ve “Panik bozukluk” tanısı konmasına rağmen tahliye edilmişti…
Yine AKP iktidarı döneminde simgelenen “N.Ç” davasında da, mahkeme 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç’nin bu insanlarla “rızası üzerine birlikte olduğu” kanaatine varmıştı. 13 yaşındaki çocuğun nasıl rızası oluyorsa?
Velhasıl, söz konusu gericilikse tecavüzcüler itinayla aklanıyor, devlet de bakıyor, gerisi de teferruat oluyor…
Söz konusu gericilikse tecavüzcüler itinayla aklanır...