
HPG gerillalarının 8 Mayıs'ta başlattığı Demokratik Çözüm Yürüyüşü çerçevesinde Medya Savunma Alanları’na ulaşan gerilla gruplarına yönelik toplantılar yapılıyor. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan'ın Kuzey'in değişik alanlarından gelen gruplarla yürüttüğü tartışmalara HPG Komuta Konseyi Üyeleri Bawer Dersim ve Gülistan Gülhat ile YJA Star Askeri Konsey Üyesi Zeynep Afrin de katıldı.
Yerinde, zamanında doğru karar verme ve bunu kararlılıkla uygulamanın tarihi önemine işaret eden Duran Kalkan, Öcalan'ın başlattığı süreci deklare ettiği Newroz konuşması, KCK'nin rehineleri bırakma, ateşkes ve gerilla güçlerini Güne'e çekme kararları ile bunları uygulamasını anlattı. Kalkan, "Süreç itibarıyla inandığımızı, doğru bulduğumuzu uyguluyoruz. Bunda da herhangi bir tereddüdümüz yoktur. Uygulamaya da devam edeceğiz" dedi.
Riskleri de var
"Kazanma, başarma imkanları, fırsatları, koşulları olduğu gibi riskleri, tehlikeler de var" diyen Kalkan, şunun altını çizdi: "Dolayısıyla başarının olup olmayacağını, bizim mücadelemiz belirleyecek. Kuşkusuz tek yönlü, düz bir mücadele konumu yoktur; çok yönlü, çok çeşitli, zengin yol-yöntemlerle sürmesi gerekiyor."
Sistem deşifre edildi
Kürt sorununun Kürtler açısından çözüldüğünü; Kürdistan’a dayatılan imha ve inkar sisteminin bütün boyutlarıyla deşifre edildiğini kaydeden Duran Kalkan, çözüm verilerinin ortaya çıkarıldığını vurguladı.
Mutubakatta var
Demokratik siyasi mücadele için her şeyden önce siyasetin önünün açık olması; tüm güçlerin siyasi mücadeleye inanması, siyasi sürece şiddeti dayatmaması gerektiğini belirten Kalkan, "2013 başından beri İmralı’da Önder Apo ile TC devleti adına oluşturulan heyetin yürüttüğü görüşmelerden böyle bir mutabakat çıkmış durumda. Bunu hükümet de ifade etti. Biz bu sözlerin tutulması temelinde içine girdiğimiz mücadele sürecinin demokratik siyaset tarafından kazanılacağına inanıyoruz. Kimseden herhangi bir şey istediğimiz yok. Tek talebimiz bu sözden cayılmaması, gereğinin yapılması" diye konuştu.
Sözlerini tutmazsa
Henüz pratikte tam verilen sözler yerine getirilmemiş olsa da taahhütte bulunulduğunu anımsatan Kalkan, "Bu sözün gereği yerine getirilir mi, getirilmez mi?" sorusunu sorarak, şöyle devam etti: "Söze uygun davranılırsa bu süreç yürüyecek. Söze uygun davranılmazsa süreç ortadan kalkacak. Kendisi bilir."
Yasal adımlar
Türk tarafının verdiği sözün gereğine uygun adım atması, demokratik siyasetin önünü açması gerektiğinin altını bir kez daha çizen Kalkan, şöyle devam etti: "Demokratik siyaseti suç olmaktan, hukuki olarak yargılama gerekçesi olmaktan çıkarması gerekiyor. Tutukluların bırakılması gerekiyor, davaların düşmesi gerekiyor. KCK’nin Kürdistan’da siyaset yapmanın yasak olmaktan çıkarılması, yasaların buna göre düzenlenmesi gerekiyor. Herkes kimliğiyle, Kürt olarak, Kürtçe konuşarak siyaset yapması, örgütlenmesi, siyaset yapar hale gelmesi lazım. Buna göre seçim yasasının değişmesi, terörle mücadele yasasının kalkması, anayasanın buna izin verecek şekilde yapılması gerekir. Birçok hukuki düzenlemeye ihtiyaç var. Silahları susturup mücadelenin siyaset temelinde yürümesini sağlatacak şekilde bu değişikler olursa ancak siyaset işliyor hale gelebilir."
Engelleyici güçler
Bu sürece engel olmak isteyenlerin varlığına işaret eden Kalkan, şöyle sıraladı: "Türkiye’de ulusalcı çevreler. Etnik-dinsel milliyetçiliği etkili kullanmaya çalışan bazı çevreler. Küresel bazı güçler."
Sabotaj riski
Sürein hassas, karmaşık ve çok değişkenliliğine işaret eden Kalkan, gecikmeden hızla hareket etmenin, adımları ertelememenin gerektiğini söyledi ve ekledi: "Eğer böyle olmaz, hızla adımlar kararlı bir biçimde atılmazsa işte o zaman risk var, tehlike var. Provoke etmek isteyen, sabote etmek isteyen birçok güç devreye girebilir, süreç sabote edilebilir. Şu an başarıya çok açık olan bu süreç, zayıf yürütülür, ertelenir, geciktirilir, oyalanır, yayılırsa işte o zaman tehlikeye girer. Bu bakımdan Önder Apo’nun eylem planı, temel çözüm adımlarının mümkünse 2013 yılının içinde atılıp başarılmasını sağlamayı içeriyor."
AKP'nin tutumu
AKP’nin tutumunu eleştiren Duran Kalkan, "Üslup yeterince düzelmedi. Adımlar tam atılmadı. Dikkat edilirse sürece yayılıyor, geciktiriliyor. Kamuoyu bu konuda bence duyarlı olmalı. Biz de dikkatli olmalıyız. Süreci sabote etmeye veya ertelemeye, oyalamaya, geciktirmeye dönük yaklaşımlara karşı yeterli bir duruşu; teşhir ve mücadeleyi etkili ve güçlü bir biçimde zamanında geliştirmeliyiz.”
SİNAN CUDİ/ANF/BEHDİNAN