Sözleşme feshedildi, şiddet yasallaştı

Kadın Haberleri —

7 Nisan 2021 Çarşamba - 18:00

  • Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi’ne her ay ortalama 5 kadın başvuruyor. Kentte saha araştırmalarında yer alan Avukat Zeynep Kaya, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmesiyle birlikte erkeklerin artık ceza almayacağını düşündüğü için istediğini yapabilme eğiliminde olduğunu kaydetti. 

HABER MERKEZİ

Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi, şiddete maruz bırakılan kadınların sorunlarına çözüm olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Genelde şiddete maruz bırakılanların Kadın Hakları Merkezi’ne başvurmaktan çekindiği kentte, baroya ayda ortalama en az 5 kadın başvuruyor. Yılın başından bu yana merkeze başvuruda bulunan 15 kadından 5’i cinsel saldırı, 2’si cinsel taciz, 4’ü tehdit-hakaret, 6’sı fiziksel şiddet-yaralama ve 1’i psikolojik şiddet nedeniyle geldi.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği Mart ayında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre, 28 kadın katledildi, 19’u şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle geri çekildiği 20 Mart’tan sonra 11 kadın katledildi, 5’i şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. 
 
Koruma sağlanıyor

Mezopotamya Ajansı’ndan Lezgin Tekay’a konuşan Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Stajyer Avukat Zeynep Kaya, bürolarına yapılan başvuruların ağırlıklı olarak aile içi fiziksel şiddet nedenli olduğunu aktardı. Kendilerine yapılan başvurudan sonra izledikleri yolu Kaya, şöyle anlattı: “Başvuru alındıktan sonra kadına gerekli bilgilendirmeler yapılıyor. Daha sonra gerekli görürsek adli yardım, güvenli bir yerde kalması gerekiyorsa o yerin hazırlanmasını sağlıyoruz. Dava açıldıktan sonra da davanın gönüllü takipçisi oluyoruz. Bu mağdurlar, dava sonuçlanana kadar bir nevi Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin koruması altında oluyor.” 

Şiddetin temelleri araştırılıyor

Derneklerle birlikte saha araştırmaları da yaptıklarını söyleyen Kaya, “Aile içi şiddetin temelleri araştırılıyor. Kadınların bilinçlendirilmesi amacıyla broşür ve dergi çalışmalarımız oluyor. Derneklerle beraber etkileşim içerisinde özellikle Riha yöresindeki kadınların nasıl bir şiddetle karşı karşıya kaldıklarını ve bunu ne kadar süre sonra izah edebildiklerini de araştırıyoruz. Birçok kadının mağduriyetinden çok uzun bir süre sonra bize gelebildiğinin farkındayız. Bunun önüne geçmek amacıyla bilinçlendirmek için birçok çalışma yürütüyoruz” dedi. 
 
Kuma şiddeti

Kentte yaptıkları araştırmalar neticesinde kadınların özellikle kuma şiddeti ile karşılaştıklarını ifade eden Kaya, “Burada hem birinci evlilikteki kadın hem de ikinci evlilikteki kadın şiddete maruz kalıyor. Biz şuna inanıyoruz; hiçbir kadın gerçekten böyle bir hayat yaşamayı tercih etmez. Kadınlar, başka birinin eşiyle de eş olarak yaşamaya zorlanabiliyor. Başka çaresi bırakılmamış olabiliyor. Çünkü ekonomik olarak var olmalarının önüne geçiliyor. Kendi hayatlarında karar merci çoğu zaman kadınların kendisi olamayabiliyor. Kuma şiddetini iki kadının aynı evde yaşamasından ziyade iki kadının aynı evde eş olarak yaşamak zorunda bırakılması olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.  
 
Çocuk yaşta evlendirme

Aynı zamanda çocuk yaşta evlendirmelerde ciddi bir oran olduğunu ancak bununla ilgili başvuru ya da şikayet alamadıklarını dile getiren Kaya, “Bu konularda şikayet edebilecek birini bulmak zor oluyor ama çocuklara yönelik cinsel istismar, cinsel saldırı veya taciz konularında başvurular alıyoruz. Bu konuların biraz daha aşıldığını ve şikayet edilebildiğini görüyoruz” diye belirtti.  
 
Cezasızlık yasallaştı

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin “cezasızlığı yasallaştırdığını” belirten Kaya, buna şöyle açıklık getirdi: “Artık şiddet uygulayan erkekler ‘Niye biz cezaevindeyiz, niye çıkmıyoruz, İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı’ gibi cümlelerle karşımıza gelmeye başladılar. Bu da sözleşmenin hangi amacı taşıdığını net gözler önüne seriyor. Asıl dikkat edilecek tehlikeli nokta, artık şiddet uygulayanların bunu bir cezasızlık olarak görmesi. Erkeklerin, ‘Biz rahatça istediğimizi yapabiliriz’ fikrine erişmesi çok tehlikeli bir hal almaya başladı. Şu an birçok kişi artık ceza almayacağını düşündüğü için serbest bir şekilde istediğini yapabilme eğiliminde.” 
 
Kadınlar daha da birleşecek 

Kaya, son olarak ise şunları söyledi: “Ben genç bir kadın avukat olarak, çekilme kararının kadınları asla yıldırmayacağını hatta daha çok birleştireceğini ve gürleştireceğini düşünüyorum. Biz haklarımızdan, özellikle de yaşam hakkımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bu bizim dayanışmamızı daha çok arttırdı. Kadınlar bir aydır sokaklarda, pandemi şartlarına rağmen herkes bir şekilde eylem ve hazırlık içerisinde. Herkes bir şekilde birbirinin hakkını savunma çabası içerisinde.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.