Bugün 10 Ocak! Çalışan Gazeteciler Günü. Bugün canım çok sıkkın. Sayıları sürekli değişmekle birlikte bugün 96 gazeteci tutuklu. Danimarka’da bir mahkeme, Roj TV hakkındaki kararını bugün açıklayacak. Kapatılma ihtimali de var. Bugün 10 Ocak, canım çok sıkkın. Sadece eşini ve iki çocuğunu değil, bizi de yalnız bırakıp giden Baha’yı özlüyorum çünkü...
Nerden çıkmış bu Çalışan Gazeteciler Günü, diyorsanız, anlatayım. 27 Mayıs darbesi ardından yapılan 1961 Anayasası, Türkiye’nin gördüğü en demokrat anayasa metinlerinden biriydi. Gazeteciler, anayasada kendileri lehine yer alan maddeleri kutlamak üzere, 10 Ocak gününü, “Çalışan Gazeteciler Bayramı“ olarak kutlamaya karar verdiler. Ancak gazetecilere verilen hakların çoğu, 12 Mart 1971 darbesince geri alınınca, “bayram” kelimesinin yerini “günü” kelimesi aldı. İnsanlarımıza bol geldiği iddia edilen Anayasa ‘gömleği’ 12 Eylül’de daha da daraltıldı; içine insan giremez hale getirildi.
10 Ocak’ı artık, “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değil de, katliam gibi anmak falan gerekiyor galiba. Nitekim bugün Türkiye Gazeteciler Sendikası, cezaevlerindeki gazetecilerin yazılarını yayınlayan “Tutuklu Gazete”nin ikinci sayısını çıkaracak. Bizim gazete ise, böylesi bir gazetenin iki sayfasını sürekli olarak her hafta yayınlıyor.
Gazeteci tutuklamada dünya rekorlarını altüst eden AKP iktidarı, muhalif olan hiç kimseye tahammül edemiyor ama gözü en çok da bizim Özgür Basın Geleneği’nde. Çeşitli davalarda yargılanan gazeteciler biraz biliniyor ama Kürt medya organlarında çalışanların ismi fazla anılmıyor. Burada ‘çalışamayan’ gazeteci arkadaşlarımızı bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Anlamlı bir dayanışma gösterildi

20 Aralık 2011 Salı günü, sabahın erken saatlerinde 7-8 ilde eş zamanlı olarak başlatılan operasyonda, gazeteci arkadaşlarımızın evleri ve Özgür Gündem’in İstanbul’daki merkez bürosu, Dicle Haber Ajansı’nın tüm büroları, Fırat Dağıtım’ın İstanbul’daki merkezi, Demokratik Modernite dergisinin İstanbul’daki bürosu, Gün Matbaası basıldı ve aramalar yapıldı. Yazılı olan hemen hemen her şey gözden geçirildi. Bilgisayarların kopyası alındı. Gözaltına almayı düşündükleri arkadaşlarımızın evleri basıldı ve oralarda aramalar yapıldı. Gözaltına alınacaklar listesinde olmayan gazeteciler ise arama yapılan bürolarımıza alınmadı. Nitekim gazetemiz Özgür Gündem’in yayını aksamasın diye çıkardığımız 4 sayfalık gazeteyi, Atılım gazetesinin bürosunda yaptık. Atılım ve Evrensel’in bu konudaki dayanışması çok anlamlı ve tarihsel önemdeydi.
Bu operasyonlar, aslında yeni değil; 14 Nisan 2009 günü başlatıldı. Yani son yerel seçimlerin hemen ertesinden bu yana sürüyor bu operasyonlar. Yerel seçimlerde bölgede umduğunu bulamayan AKP hükümeti, Kürtlere yönelik intikam operasyonları başlattı ve halen de sürdürüyor. Düşünebiliyor musunuz; şimdiye kadar gözaltına alınan 8 bini aşkın insandan, 4 bin civarında kişi cezaevinde tutuklu bulunuyor. Hükümet yanlısı basında yapılan son yayınlarda, KCK adı altında yapılan bu operasyonlarda sıranın bize gelmekte olduğu yazılıyordu zaten. Avukatların bile, yaptığı iş nedeniyle gözaltına alınıp-tutuklanabildiği bir ülkede, sıranın biz gazetecilere gelmesi aslında sürpriz sayılmaz. Kaldı ki, AKP’nin içişleri bakanı ressamları bile tutuklamayı düşündüklerini söylemekten çekinmiyor.

Bu haberin kaynağı ne?


Tutuklanan gazeteci arkadaşlarımıza, daha çok yaptıkları haberler üzerine sorular sorulmuş. Niçin böyle bir haber yaptın? Bu haberin kaynağı ne? Haberle ilgili olarak, Avrupa’daki bir ajansın yetkilisi ile niye görüştün? Roj TV’ye çıkıp, niçin orada haberini anlattın? İnanabiliyor musunuz; bir gazeteci arkadaşımızın dosyasındaki delillerden biri, Taksim’deki bir basın toplantısının fotoğrafını çekerken, çekilmiş fotoğrafı. Genellikle yapılan haberlerden bir hoşnutsuzluk olduğu anlaşılıyor. Yani sorularda, KCK’deki yeriniz nedir? KCK adına hangi faaliyetlerde bulundunuz, gibisinden bir şey yok. Dahası sadece KCK adıyla yapılacak suçlamaların düşmesi ihtimali karşısında, artık yeni açılan davalarda PKK-KCK üyesi olmak suçlaması yapılarak, operasyon sonucu garantiye alınmak isteniyor.
İktidarlar eskiden de gazetecileri içeri atardı. Ama bunlar daha az olurdu. Çünkü tepki görürdü. Nitekim gazetecileri gözaltına alma, tutuklama, hapse atma dünyanın kabul etmediği, devletleri zor duruma sokan, protesto edilmesine neden olan bir olay. “Bunlar gazeteci değil” söylemi gazetecileri tutuklayan devletlerin başvurduğu bir taktik. Bu söylemin gerçekle bir ilgisi yok. Arkadaşlarımıza gözaltında “bu haberi niye yaptın, ROJ TV’ye neden bağlandın” gibi gazetecilik faaliyetleriyle ilgili sorular soruldu, KCK’yle ilgili değil. Bu da o söylemin doğru olmadığının açık bir göstergesidir. Son dönemdeki bu büyük saldırı daha çok AKP hükümetinin Suriye’ye saldırma ve bunun ödülü olarak ABD’den Güney Kürdistan’a saldırı izni alma ve bu saldırılar öncesi cephe arkasını sağlama alma çabasıdır.

Liste düzenlemek çok zor


Özgür Basın Geleneği dediğimiz kurumlardan kaç kişinin şu anda cezaevlerinde olduğu yönündeki sorulara pek kesin yanıtlar veremiyoruz. Sayı, neredeyse her gün değişiyor. 30’dan fazla arkadaşımız zaten içerideydi. Ama bunlara sadece son bir yıl -2011- içinde tutuklanarak eklenen arkadaşımızın isimleri şöyle:


ÖZGÜR GÜNDEM:

Kazım Şeker (Özgür Gündem editörü, 8 Ekim 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Songül Karatagna (Özgür Gündem düzeltmeni, 8 Ekim 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi’nde), Serdar Engin (Özgür Gündem editörü. “Sayın Öcalan” davasından aldığı 9 aylık cezanın kesinleşmesiyle Eylül 2011’de Silivri Cezaevi’ne konuldu), Ragıp Zarakolu (Özgür Gündem yazarı, 1 Kasım 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde.), Cengiz Kapmaz (Özgür Gündem yazarı, 26 Kasım 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde.), Ziya Çiçekçi (Özgür Gündem İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. 2 nolu Kandıra F Tipi Cezaevi’nde), Nurettin Fırat (Özgür Gündem yazarı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Yüksel Genç (Özgür Gündem yazarı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi’nde), Ayşe Oyman (Özgür Gündem editörü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi’nde), Nevin Erdemir (Özgür Gündem editörü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2), Sibel Güler (Özgür Gündem eski editörü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi), Dilek Demiral (Özgür Gündem eski editörü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi), Turabi Kişin (Özgür Gündem eski editörü, 2 Ocak 2012 günü tutuklandı. Kandıra F Tipi Cezaevi)


AZADİYA WELAT:
Tayip Temel (Azadiya Welat eski Genel Yayın Yönetmeni, 8 Ekim 2011 günü tutuklandı. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde), Mehmet Emin Yıldırım (Azadiya Welat Genel Yayın Yönetmeni, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Menderes Öner (Azadiya Welat imtiyaz sahibi, 31 Aralık 2011 günü tutuklandı), Selim Karaman (Azadiya Welat Adana çalışanı), Hasan Şeker (Azadiya Welat Adana çalışanı), Mustafa Çiftçi (Azadiya Welat Adana çalışanı)

DİCLE HABER AJANSI:

Kadri Kaya (DİHA Diyarbakır Temsilcisi, 19 Nisan 2011 günü tutuklandı. Örgüt üyesi olma iddiasıyla yargılanıyor. Batman M Tipi Cezaevi’nde), Erdoğan Altan (DİHA Batman muhabiri, 19 Nisan 2011 günü tutuklandı. Örgüt üyesi olma iddiasıyla yargılanıyor. Batman M Tipi Cezaevi’nde), Aydın Yıldız ( DİHA Mersin, 4 Ekim 2011 günü tutuklandı), Abdullah Çetin (DİHA Kurtalan muhabiri, 16 Aralık 2011 günü tutuklandı), Zuhal Tekiner (DİHA İmtiyaz Sahibi-İstanbul, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2 ), Ramazan Pekgöz (DİHA editörü-Diyarbakır, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Mazlum Özdemir (DİHA muhabiri-Diyarbakır, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Halen Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Kenan Kırkaya (DİHA Ankara Temsilcisi, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Fatma Koçak (DİHA Yazıişleri Müdürü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2), Semiha Alankuş (DİHA editörü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2), Sadık Topaloğlu (DİHA muhabiri-Urfa, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Çağdaş Kaplan (DİHA muhabiri-İstanbul, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Ömer Çelik (DİHA muhabiri-İstanbul, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Pervin Yerlikaya (DİHA-İstanbul, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi), Nilgün Yıldız (DİHA Mardin muhabiri, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2 ), İsmail Yıldız (DİHA eski çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Oktay Candemir (DİHA eski çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde)

DEMOKRATİK MODERNİTE:

Ömer Çiftçi (Demokratik Modernite Dergisi İmtiyaz Sahibi, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Nahide Ermiş (Demokratik Modernite Dergisi Yayın Kurulu Üyesi, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi), Safiye Torman (Demokratik Modernite Dergisi Van çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi), Selahattin Aslan (Demokratik Modernite çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Cihan Ablay (Demokratik Modernite çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Saffet Orman (Demokratik Modernite çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde)

FIRAT DAÐITIM:
Ertuş Bozkurt (Fırat Dağıtım çalışanı. 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Çiğdem Aslan (Fırat Dağıtım çalışanı, Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi, B-2), Şeyhmus Fidan (Fırat Dağıtım çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Haydar Tekin (Fırat Dağıtım eski çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde), İrfan Bilgiç (Fırat Dağıtım eski çalışanı, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde) Serdar Ay (Fırat Basın-Dağıtım, Diyarbakır çalışanı), Davut Uçar (Etik Ajans Müdürü, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde)
Diğer kurumlar: Hüseyin Deniz (Evrensel Gazetesi muhabiri, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde), Zeynep Kuray (BirGün Gazetesi ve ANF muhabiri, 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Bakırköy L Tipi Kadın Cezaevi’nde), Çağdaş Ulus (Vatan Gazetesi muhabiri. 24 Aralık 2011 günü tutuklandı. Kandıra F Tipi Cezaevi’nde)
Son günlerde bize reva görülen baskı ve tutuklama furyası karşısında Abdurrahman Gök arkadaşımızın duygu patlaması, hepimizin ruh halini yansıtıyor. Evet, gece gündüz demeyeceğiz, çalışacağız ve AKP iktidarının kirli yüzünü deşifre edeceğiz! Tıpkı bundan önceki halk düşmanı iktidarlar karşısında yaptığımız gibi. Çünkü 70’den fazla şehit gazeteci arkadaşımıza ve halen içerideki mesai arkadaşlarımıza verdiğimiz namus sözümüz budur. İçeridekilere sevgi ve selamlar; şehit arkadaşlarımızın aziz anısı önünde ise saygıyla eğiliyoruz...

Seni çok özlüyoruz!

İskoçya’nın Glaskow şehri, Günlerden 10 Ocak 2005. Bir adam, çok ama çok düzgün bir adam, bize veda etti. Son yazısını, Kumrular Caddesi ile ilgili yazısını okuyunca, biraz kızmış, biraz da şaşırmıştım. Dünya sayfasına böyle bir yazı gönderilir mi, diye. Nerden bilebilirdim ki, birkaç gün sonra bize, dünyaya veda etmeye hazırlandığını. Bilenler çok iyi bilir ama size Baha’yı tanıtayım:
Mersin’de 1966 yılında doğan Bahattin Karakütük, Mersin TED Koleji’nden mezun olduktan sonra 1984’te ODTÜ Fizik Bölümü’nü kazandı. Ankara’da Özgür Gündem gazetesine diplomasi muhabiri olarak girerek, Özgür Basın dünyasına adım atan Bahattin Karakütük, 1992 yılından, 2005 yılındaki ölümüne kadar Kürt medyasındaki aktif çalışmasını aralıksız olarak sürdürdü. Ankara’da muhabir olarak çalışırken, tehdit almaya başladığı için Avrupa’ya gitmek zorunda kalan Karakütük, Avrupa’da yayınlanan Kürt gazetelerinde diplomasi muhabirliği ve araştırmacı gazetecilik yaptı.
Bahattin Karakütük, aynı zamanda Med TV, Medya TV ve ROJ TV’ye de çeşitli belgesel ve programlar hazırladı. En son olarak Özgür Politika ve Özgür Gündem’de köşe yazarlığı yapmakta olan Karakütük, ROJ TV’de yayınlanan Rojname programının da yapımcılığı ve sunuculuğunu yapıyordu. Özgür Gündem’de yayınlanan son yazısında, sıla özleminden söz eden Bahattin Karatük, sürgünde yaşamaya dayanamayarak İskoçya’nın Glasgow kentinde yaşamına son verdi. Öldüğünde 40 yaşında olan Karakütük evli ve iki çocuk babasıydı. Son yıllarda, neredeyse her gün geçtiğimiz Kumrular Caddesi, özellikle soğuk kış günlerinde Baha’yı hatırlatır bizlere...

Roj TV kapatılacak mı?


Danimarka’da bir mahkeme, bugün hakkında kapatma davası açılan Roj TV kararını açıklayacak. Bugün sadece Kürtlerin değil, insanların haber alma hakkının kutsal olduğuna inananların gözü, kulağı Kopenhag’tan gelecek kararda. Özgür Basın Geleneği’nin onurlu bir halkası olan Roj TV, ilk televizyonumuz değil. Nitekim yayın lisansını İngiltere’den alan Med TV, 30 Mart 1995’te uydudan yayına başladı. Kürtlere yönelik olarak yayın yapan ilk televizyon kanalı olan Med TV, kuruluşundan yaklaşık dört buçuk yıl sonra 17 Kasım 1999’da kapatıldı. Bu arada, Med TV’nin Brüksel’deki stüdyolarına Belçika polisince baskın düzenlenmiş ve açılan dava yıllarca sürdükten sonra 2007 yılı içinde düştü. Yargılanan kişiler beraat etti; polis tarafından el konulan para ve eşyalar iade edildi.
Kapatılması yönündeki baskıların artması üzerine Med TV henüz yayında iken Medya TV yayına başlamıştı. Fransa’dan aldığı lisansla, 29 Temmuz 1999’da uydudan yayına giren bu televizyon kanalının da kapatılması için Türkiye bir kez daha düğmeye bastı. Girişimler beş yıl sürdü. Şubat 2004’te Fransa’’da “Fransız Lisans Kuruluşu” Medya TV’nin yayın lisansını iptal etti. Bu kararın alınmasında gerekçe olarak “Medya TV’nin Med TV’nin devamı olması” gösterildi.
Roj TV, 1 Mart 2004 yayın hayatına başladı. Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar birçok bölgede izlenebilen Roj TV, Kürtçe’nin tüm lehçelerinin yanı sıra Türkçe, Arapça ve Süryanice dillerinde de yayın yapıyor. Roj TV’nin yayın lisansı Danimarka’dan. Bu ülkeye yönelik Türk yetkililerin baskısı halen sürüyor. Televizyonun yayını 24 saat kesintisiz sürüyor. Değişik dillerde haber yayınlayan Roj TV’de siyaset dışında programlar da yayınlanıyor. Roj TV’nin sahip olduğu şirket, Kürtçe müzik kanalı MMC için 2004 yılında lisans aldı.
Med ve Medya TV’nin kapatılması için yapılan diplomatik baskılar Roj TV için de sürerken, içeride de uydulara gönderilen sinyallerle yayın engellenmeye çalışılıyor. Danimarka makamlarına Roj TV’nin yayınlarının engellenmesi için sayısız başvuruda bulundu. Roj TV’nın kapatılmasına karşı çıkan 54 Kürt belediye başkanı hakkında hapis istemiyle açılan dava ceza ile sonuçlandı. Danimarka Medya Sekreterliği ise Mayıs 2008’de Roj TV yayınlarının yasalara uygun olduğunu tescil etti.
Ancak buna rağmen Belçika polisi, 4 Mart 2010 günü de Roj TV’nin Brüksel’deki stüdyolarına baskın düzenledi. Gün boyu süren operasyonda televizyon kanalının programlarının yapıldığı binada 1 milyon Euro’yu aşan bir hasar meydana geldi. Kürtlerin büyük tepkisine neden olan bu baskın ve tahribatın arkasında ABD ve Türkiye’nin olduğu iddia edildi. Roj TV hakkında Danimarka’da geçen yıl dava açıldı. Aylar süren davada pek çok tanık dinlendi ve mahkeme kararını bugün açıklayacak. Kapatma kararı çıkar mı, bilemiyoruz ama böyle bir karar, Danimarka demokrasisine kara bir leke düşürecektir. Elimde herhangi bir kulis bilgisi yok ama şundan eminim: Danimarka mahkemesi Roj TV’yi kapatırsa, Kürtler televizyonsuz kalmayacaktır!..

HÜSEYİN AYKOL