Almanya Gündemi


Avrupa boğazına kadar mülteci sorununa batmış durumda ve bu krizden çıkabilmek için bütün yollara başvuruyor. Macaristan ve Hırvatistan sınırında yaşananların ardından Almanya'nın sınırlarını mültecilere açması büyük bir kaosu da beraberinde getirdi, çünkü böyle bir krizin yaşanacağını öngördükleri halde Almanya'nın hiçbir hazırlığı yoktu, kaldı ki kriz masası bile bu kaosun önüne geçemedi. Diğer taraftan daha öncesinde belli aralıklarla aldığı mülteciler için hazırladığı çözüm planını bile (başta mültecilere ayrılan bütçe) devreye sokmakta zorlandı, ya da isteksiz davrandı desek yanlış olmaz. 

İç sistem hataları da krizin derinliğini daha çok arttırdı. Bir anda başlayan yoğun mülteci akını karşısında aciz kalan Federal Göç ve Mülteci Dairesi’nde istifalar da yaşandı. Daire Başkanı Manfred Schmidt istifa etti, zira uzun zamandır mülteci başvuru işlemlerindeki aksaklık, ağır işleyen düzenlemeler büyük eleştiri alıyordu. (Krizleri kişilere yüklemek çözümsüzlükler baş gösterdiğinde kullanılan en büyük argümandır) Yeni düzenlemeye göre kurum kapasitesinin tekrar artırılması ve çalışmaların hızlandırılması planlanıyor. Mülteci akınının devam ettiği de göz önüne alınırsa gönüllü temelde yürütülen yardımlar, koruyucu aile ve veli çağrıları da dağ gibi büyüyen krizi çözmek için yeterli bir altyapı oluşturmuyor. 

Sınırlarda yaşanan trajedinin ardından kapılarını açmak zorunda kalan, fakat hemen akabinde kapatarak kontrolleri arttıran Almanya, isteksiz ve plansız bir şekilde yürüttüğü mültecilere yönelik çözüm çalışmalarında yeni bir arayışa çıktı. Apar topar Türkiye’ye giden ve günübirlik bir ziyaret gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Steinmeier, Erdoğan ve Davutoğlu’nun yanında, mevkidaşı Sinirlioğlu ile de görüştü. (Demirtaş ve Kılıçdaroğlu ile de görüşmesi de önemli bir detay)

Öncelikle Steinmeier’nın ziyaretinin tek nedeni mülteciler değil, artık Rusya’yı da içine alan yeni bir dönemece girmiş Suriye meselesi. Bu durum haliyle Erdoğan’ın Suriye planlarını da ilk elden etkiliyor. Kaldı ki Erdoğan’ın Rojava’ya yönelik planları baki. Avrupa’ya doğru karadan patlak veren bu yoğun göçün zamanlaması da manidar, zira Türkiye göçün önünü açarak bunu Avrupa’ya karşı bir yaptırım gücü olarak görüyor. Sinirlioğlu’nun açıklamalarında net bir şekilde hala ‘güvenli bölgeler’in oluşturulması talebindeki ısrar, Steinmeier ile görüşmelerinin kodlarını da ele veriyor. 

Ayrıca Steinmeier seçimler öncesinde mülteci akınına da bir çözüm bulmak istiyor. (Avrupa’nın çözüm planında ise akışın durdurulması ve mültecilerin sığındığı Suriye’ye komşu ülkelere güçlü bir maddi destek gündemde. Böyle bir karar aynı zamanda riskler de taşıyor. Kaynakların mültecilere doğru temelde aktarılıp aktarılamayacağı muamma.) Bu geniş görüşme ağının hemen ertesi günü Steinmeier Berlin’de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile bir araya geldi muhtemelen gelişmeler üzerine bir kez daha beyin jimnastiği yapıldı. 

Avrupa’ya doğru karadan birden bire artan mülteci akını, yeni dönemeçteki ABD ve Rusya eksenli Suriye çözüm planı, Steinmeier'ın ani Türkiye ziyareti, bölgede uygulanacak politikalar için önemli mesajlar veriyor. Steinmeier’ın ziyaretinin ardından, Almanya’nın Türkiye ile nasıl bir strateji belirlediği de önümüzdeki günlerde muhtemelen ortaya çıkacak.