Sur ve Cizre başta olmak üzere AKP yönetimindeki Türk devletinin saldırılarına karşı Avrupa Konseyi (AK), İşkenceyi Önleme Örgütü (CPT) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) harekete geçmesi talebiyle 22 Şubat’tan beri Strasbourg kentinde yapılan oturma eylemi büyük bir kararlılıkla sürüyor. 

AK önünde kurulan çadırda gerçekleşen eylemin planlaması çerçevesinde dün gazeteci Fuat Kav konuşmacı olarak panele katıldı, Mezopotamya Kültür ve Sanat Hareketi (TEV-ÇAND) üyesi sanatçılar da bir etkinlik yaptı. Ayrıca dün Nor Zartonk İnisiyatifi adına bir heyet ve 50 lise öğrencisi eylem alanını ziyaret etti. Her günkü gibi dün de Kürdistanlılar, AK önünden AİHM’e kadar yürüyüş yaptı.

Gazeteci yazar Fuat Kav panelde yaptığı konuşmada Türkiye’de İslam dininin sürekli kötü niyetli bir şekilde kullanıldığını belirtti. Kav, “Türkiye’de yaşanan Müslümanlık sahtedir. Şu anda Müslüman geçinen devletlerin hiçbiri Müslümanlığı yaşamıyor, yaşatmıyor. Müslümanlık kılıfı adı altında her türlü sahtekarlık ve hırsızlığı yapıyorlar. Müslümanlık adı altında kadın çarşafa ve eve hapsediliyor. Kadın yok sayılıyor” dedi. Kadının Kürt Özgürlük Mücadelesi’yle önemli bir gelişim sürecini yakaladığını belirten Kav, “Devrim Kürt kadınını özgürleştirdi. Bugün kadınlar siyasetle ilgilenebiliyor” dedi. 

Kav devamla şunları söyledi: “Kürtler eskiden başkası için ölürdü. Bugün kendi özgürlüğümüz için ölüyoruz. Mehmet Tunç’u, Pakize Nayır’ı kim unutabilir ki?” dedi. 


‘Dehşete kapıldım’

Dün Fransa’nın Dijon kentinde 50 lise öğrencisi, öğretmenleri ile Avrupa Konseyi’ni ziyaret ederken, oturma eyleminin yapıldığı çadırı da ziyaret edip destek mesajları sundu. Bir öğrenci “Kürt sorununu yüzeysel bir şekilde televizyonlardan biliyorum. Ancak, Kürdistan’da son dönemlerde çekilmiş fotoğrafları çadırda görünce dehşete düştüm. Nasıl olur da Avrupa Konseyi’nin üyesi bir ülkesi, şehirlerini ve insanlarını bu şekilde bombalar? Buna nasıl olur da Avrupa Konseyi ses çıkarmaz? Niye bu vahşeti durdurmuyorlar? Niye bunu sorgulamıyorlar” diyerek tepki gösterdi. 

Çadırı ziyaret eden Ermeni inisiyatifi Nor Zartonk adına bir grup da eylemcilere destek mesajı sundu. Grup adına Alexis Kalk, 1915 Ermeni Soykırımı ile günümüzde Kürtlere yönelik yapılan soykırım arasında paralellik kurdu. Ermeni halkının baskı ve zulmü yakından bildiğini dile getiren Kalk, Kürt halkının yanında olduğu mesajını verdi. Daha önceleri olduğu gibi dün de Kürdistanlılar ve dostları, öğleden sonra çadırdan AİHM binasına kadar yürüdü. 


Sanatçılarda etkinlik 

Dün sanatçılar Tawê Efrinî, dengbêj Hikmet ve Ozan Şemdin’in katıldığı panel ve müzik dinletisi yapıldı.

Ozan Şemdin kısaca Kürt dengbêj tarihi üzerine bir sunum yaptı. Dengbêjliğin direnen Kürt tarihinin bir parçası olduğuna vurgu yapan Şemdin, bu geleneğin dilden dile, nesilden nesile aktarıldığını söyledi. Daha sonra sanatçılar dengbêjlik sanatından dinletiler sundu. 


Amaç kurumları harekete geçirmek 

22 Şubat’tan bu yana Avrupa Konseyi önünde yapılan oturma eyleminin tertip komisinde yer alan Çiya Kanîreş, bütün çabalarının Kürdistan’daki katlamlara karşı sessizliğini koruyan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İşkenceyi Önleme Örgütü (CPT) ve Avrupa Konseyi’ni hareket geçirmek olduğunu belirtti. Kanîreş diplomatik temaslar hakkında şunları söyledi: “Türkiye, Avrupa Konseyi’ne üye, CPT ve AİHM ile ilgili anlaşmalar imza atmış bir ülke. Bu kurumların Türkiye’ye dur deme yetkisi, gücü ve misyonu var. Misyonunu görmezlerse katliamlardan bu kurumlar da sorumlu olur. İşte bu kurumları harekete geçirmek için 22 Şubat’tan beri bu eylemi yapıyoruz. Avrupa Konseyi, CPT ve AİHM nezdinde bazı görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerde istediğimiz sonuçları alamasak da bazı ilerlemeler kaydedildi. Bir heyet gönderecekler. Avrupa Konseyi’ne Türkiye ile birlikte 47 ülke üye. Dosyalar hazırladık, Türkiye dışında 46 üye ülke temsilciliklerine dosyalar sunduk. Bunun içinden özellikle bazı ülkeler çok sıcak bir yaklaşım gösterdi. Bu dosyayı inceleyip cevap vereceklerini söylediler. Ülkede yaşanan katliamlara müdahil olmak için dilekçeler hazırladık. Şu ana kadar 2500 dilekçe imzalandı.”


Herkes sahiplenmeli

Eyleme halktan büyük ilginin olduğunu söyleyen Kanîreş, ilk günlerde binin üzerinde günlük bir katılımın olduğunu, ancak kendilerinin bu kapasiteyi şimdilik 400 civarında tuttuklarını belirtti, ancak günlük ziyaretlerin çok daha yoğunlaşması gerektiğini de sözlerine ekledi. Kanîreş, “İlk hafta binin üzerinde bir katılım vardı. Biz bunu biraz sınırladık. Şu anda 400 civarında eylemci sürekli kalıyor. Gün içinde gelen ziyaretçilerle birlikte zaman zaman sayımız bini buluyor. İlk günden gelip halen burada olan eylemcilerimiz de var. Gruplar sürekli değişmesine rağmen ilk günden beri burada olanlar var.  Avrupa’nın her tarafından geliyorlar. Fransa Komünist Partisi, Sosyalist Parti’den gelen heyetler oldu. Alman Sol Parti’den bir heyet gelip destek mesajını sundu. Türkiye devrimci sosyalist hareketleri, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yetkilileri, federasyon temsilcileri, Kürdistan’daki dini gruplar sürekli gruplar halinde eylem yerine geliyor. Dört parça Kürdistan’ın siyasi partilerinden de destek mesajları aldık. Ayrıca Fransız ulusal ve yerel basını eylemimizi olumlu bir şekilde yansıtıyor” dedi. 

Kanîreş devamla şunları söyledi: “Bu eylemi herkes sahiplenmeli. Katılmak isteyenler gelip katılmalı ya da destek ziyaretinde bulunmalı. Kürtlerin her yeri eylem yerine dönüştürmesi gerekiyor. Hepimiz Mehmet Tunç’u ve diğer şehitlerimizi kendisine esas almalı.”



ERKAN GÜLBAHÇE/STRASBOURG






Wiesbaden, Bremen ve Duisburg’ta eylem



Almanya’nın Wiesbaden, Bremen ve Duisburg kentlerinde AKP yönetimindeki Türk devletinin Kürdistan’daki katliamları protesto edildi. 

Almanya’nın Wiesbaden şehrinde önceki gün çoğunluğu genç yaklaşık 200 kişi, Wiesbaden tren istasyonundan kent merkezine kadar yürüdü. Yürüyüş esnasında sık sık, ‘Katil Erdoğan’, ‘Türk devleti Kürdistan’ı terk et’, ‘Bê Serok jiyan nabe’ sloganları atıldı. Miting alanında ise Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (NAVDEM) bildirisi okundu. Bildiride şu hususlar dile getirildi: “Aylardan beri sadece Kürdistan’da değil, Avrupa’nın birçok yerinde de Kürtler sokaklarda demokratik taleplerini dile getiriyor. Avrupa Konseyi önünde Avrupa kurumlarının harekete geçmesi için yapılan eyleme bütün Kürtler ve dostları katılmalıdır.” 

Türk devletinin Kuzey Kürdistan’daki saldırıları Duisburg merkezi tren istasyonu önünde de mitingle protesto edildi. 

Eylemde AKP’nin Kürdistan’daki katliamları kınanırken, başta Alman hükümeti olmak üzere, Batı’nın katliamlar karşısındaki sessizliği protesto edildi. 

Almanya’nın Bremen kentinde de merkez istasyonu önünden Bremen Eyalet Parlamentosu’na kadar yürüyüş yapıldı.

‘Sur ve Amed’deki devlet katliamını kınıyoruz’, ‘Türkiye barışı katlediyor’ pankartı taşıyan eylemciler kent merkezine yürüdü. Son olarak da parlamento önünde bir miting yapıldı. Konuşmalarda Merkel hükümetinin Erdoğan’ın katliamlarına karşı sessiz kalmasının, Almanya hukuk devletinin ahlakıyla bağdaşmadığı dile getirildi. 


HABER MERKEZİ