Kongreya Cîvakên Demokratîk a Kurdîstanîyên Ewrupa-Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E), Öcalan şahsında Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı geliştirilen komployu 16. yıldönümünde protesto etmek, Kürt sorununa dikkat çekmek amacıyla ‘Abdullah Öcalan’a özgürlük – Kürdistan’a özgürlük’ şiarıyla Frankfurt (1 Şubat), Lüksemburg (2 Şubat) ve Bern(4 Şubat) kentlerinden başlattığı yürüyüş kolları, bugün Strasburg’da tamamlandı. Bugün Avrupa Konseyi önünde kitlesel basın açıklaması yapılıyor. Yaklaşık iki yıldır yürütülen Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kampanyası çerçevesinde toplanan milyonlarca imza da Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği yetkililerine sunuluyor.  


Bern Yürüyüş Kolu

Bern’den Strasburg’a ulaşan yürüyüş kolu, Kürdistan Özgür Kadın Hareketi öncülüğündeydi. Yürüyüş kolu, ‘Kadınlar Öcalan’ın Özgürlüğü İçin Yürüyor’ pankartının arkasında saf tutttu. Öcalan’ın Türk devletine teslim ediliş süreci ve İmralı Adası’ndaki tutsaklık koşulları ile barış ve çözüm için gösterdiği çabayı hattırlatan kadınlar, özellikle kadın özgürlüğü konusunda öncülüğüne vurgu yaptı. Kadın Özgürlük İdeolojisi’nin gereği örgütlenen Kadın Özgürlük Hareketi’nin geldiği düzeye ve dünyada görmeye başladığı kabulün altı çizildi. 

 

Frankfurt Yürüyüş Kolu

Kürdistanlılar ve dostlarının Frankfurt’tan Strasburg’a hareket eden yürüyüş kolu, ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük – Kürdistan’a Özgürlük’ ana şiarının yanısıra ‘Kobanê ve Şengal’e Sahip Çık’ sloganını öne çıkardı. Rojava yönetiminin muhatap alınması istendi.

Rojava’daki süreç, Kobanê‘deki son dört ay ve Şengal trajedisiyle birlikte direniş de anlatıldı, yapılması gerekenlere işaret edildi. Kobanê’ye halen bir insani koridor açılmadığı gibi Türk devletinin DAİŞ’e desteğinin devam ettiğini belirten yürüyüşçüler, Şengal’de Kürt güçleri ilerlemesine rağmen çatışmaların sonlanmadığı ve yüzbinlerce insan halen evlerine dönemeyip yardıma muhtaç durumda olduğunu takrarladı. Dört taraftan ambargo altında olan Rojava’nın aynı zamanda insanlık adına bir savunma savaşı yürüttüğünü her durakta aktaran yürüyüşçüler, şu gerçeğe dikkat çekti: “Rojava yönetimi ve savunma güçleri halen uluslararası güçler tarafından istenilen düzeyde desteklenmiyor. Bu durumun aşılması gerekir. Bunun için kanton yönetimlerinin fiili ve resmi olarak muhatap alınması ve desteklenmesi gerekir.”


Lüksemburg Yürüyüş Kolu

Kürdistanlılar ve dostlarının Lüksemburg’dan Strasburg’a hareket eden yürüyüş kolu, ana şiarın yanısıra ‘PKK terör örgütleri listesinden çıkarılsın’ sloganını öne çıkardı.

Çok iyi organize edilen Lüksemburg kolu, geçtiği her güzergahta iyi karşılandı, çeşitli etkinlikler düzenledi. Kürtlerin mazlumiyeti, Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesi, bütün haklarının gaspedilmesi tarihini ana hatlarıyla özetlenerek, PKK’nin sömürgeci zulme karşı isyan başlatması ve direnişinin meşruiyetini anlatıldı. Özellikle Türk devletinin ilişki ve ittifaklarına dayanarak Kürt düşmanlığı ve PKK karşıtlığı üzerine bina ettiği politikasının ABD ve AB tarafından tolere edildiğini her durakta paylaşan yürüyüşçüler, böylece Kürt halkına zulme ortak olunduğu gibi PKK’ye de büyük haksızlık yapıldığını ifade etti. PKK’nin halen ‘Terör Örgütleri Listesi’nde tutulmasının haksız ve gayri meşru olmasının yanısıra büyük bir paradoks olduğuna dikkat çeken eylemciler, şunları paylaştı: “PKK çizgisi bugün sahada kendisini insanlık düşmanlarına siper ediyor. İran sınırından Akdeniz’e kadar PKK çizgisindeki güçler ön cephelerde savaşıyor. PKK’yi halen ‘terör örgütleri listesi’nde tutan ABD ve AB devletleri, DAİŞ karşısında PKK ile aynı cephede yer alıyor. Vahim olanı, DAİŞ ve PKK’nin aynı listede olmasıdır; el insaf! Bu trajikomik duruma artık son verilmesi gerekiyor. Türk devleti istedi diye listeye aldığınız PKK ile bugün Türk devleti de görüşüyor. Artık yeter. Daha fazla bu haksızlığa ortak olmayın. PKK’yi o listelerden çıkarın.”


Açıklama ve mitinge çağrı

İşte bütün bu talepler için üç koldan yapılacak yürüyüşün ardından bugün yapılacak kitlesel açıklama ve yarın yapılacak mitinge katılım çağrısı yapan Kürdistanlılar, “Bu zulüm ve haksızlığı kabul etmeyen, insanlık mücadelesini sürdüren mazlum Kürt halkının yanında olan, direnişine destek veren herkesi de Strasbourg’a davet ediyoruz” dedi.

TJKE de yaptığı açıklamada, Öcalan’ın özgürlüğü için 2012 yılından bu yana ciddi bir kampanya ve eylemsellik sürecini hatırlattı: “Önderliğimizin özgürlüğü için 8 ülke, 69 merkezde otobüs turu düzenlendi. -15 derecede Cenevre’den Strasbourg’a yürüyüş yapıldı. 52 gün süren süresiz açlık grevi gerçekleştirildi. Milyonlarca imza toplandı. Avrupa Konseyi’nin önünde 3. yılına giren bir süresiz nöbet eylemi sürdürülüyor. Kesintisiz sürdürülen bu eylemlerle Avrupa sokaklarında hep var olduk ve hep aynı taleplerle konuştuk, haykırdık ve sözün bittiği yerde eyleme geçtik. Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıları, soğuğa, işe-güce bakmaksızın 14 Şubat’ta Strasbourg’da yapılacak yürüyüş ve mitinge bekliyoruz.” 


 HABER MERKEZİ