
MEMED DREWŞ / STRASBOURG
CPT’nin İmralı’ya gitmesi talebiyle Strasbourg’da devam oturma eylemi 49. gününe girdi. Haftaya Salı günü ise kitlesel bir eylem organize edilecek.
Tertip Komitesi’nden edinilen bilgilere göre Avrupa Konseyi’nde başlayan oturumlar vesilesiyle 12 Aralık Salı günü Strasbourg’da merkezi bir eylem gerçekleştirilecek. Tertip Komitesi, AK önünde yapılacak miting için, „Eylem karşısındaki sessizliğin bozulması için haftaya gerçekleştirilecek kitlesel eyleme herkesi katılmaya çağırıyoruz“ dedi. Strasbourg’daki oturma eylemine katılanların da 12 Aralık’ta gerçekleşecek Avrupa merkezli eyleme katılım çağrıları var.
İki oğlu gerillada
Paris’ten Strasbourg’a gelen 62 yaşındaki Hanım Özdemir’in iki çocuğu da gerilla saflarında. Özdemir, ‘Oturma Eylemi’ne katılma nedenini şöyle dile getiriyor: „Başkan Apo için geldim. Başkan Apo’nun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzden daha önemlidir. Başkan Apo sayesinde asimilasyondan kurtulduk. Onun mücadelesi olmasaydı şimdi Kürt ve Kürdistan adına hiç bir şey kalmamıştı. Çocuklarımızın ve geleceğimizin garantisi Başkan Apo’nun özgürlüğünden geçiyor. Çocuklarım gerilla saflarına katıldığı zaman, kendimi çocuksuz kalmışım sanıyordum. Ama Başkan Apo’nun mücadelesini tanıdıkça öyle olmadığını gördüm. Artık tüm Kürt çocuklarını kendi çocuklarım gibi görüyorum. Onların özgürlüğünün sağlanmasına katkı sunmak için oturma eylemine katıldım. Avrupa’daki tüm halkımızı bu eyleme katılmaya çağırıyorum.

‘444 kezde olsa geleceğim’
Almanya’nın Gelshenkirshen kentinden katılan Rahmi Çoşkun ise, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın özgürlüğü için burada olduğunu söylüyor. Coşkun devamla, „Başkan Apo’nun özgürlüğü için geldim. Başkan Apo’nun özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür. Başkan Apo bizim varlığımızı ve kimliğimizi temsil ediyor. 4 gündür burdayım, ama 444 gün veya 444 kez de olsa geleceğim. Halkımızdan isteğim onlarında bir günde olsa gelip bu eyleme katılmalarıdır“ çağrısı yapıyor.
Aynı yaklaşımı Öcalan için de göstermeli
Annesi Urugay ve babası Fransız olan Lola Guevera’da eyleme destek verenlerden. Lola’nın annesi devrimci bir aileden geliyor, kendi ise, lisedeyken bir arkadaşı sayesinde Kürt mücadelesiyle tanışmış. Lola Guevara, „Başlangıçta yürüyüşlere ve mitinglere katıldım. Abdullah Öcalan’nın halklara özgürlüğü esas alan paradigmasını tanıdıkça, daha fazla katılım sağladım. Öcalan Kütüphanesi eyleminde yer aldım. Bir ay boyunca Avrupa ülkelerindeki eyleme katıldım. Öcalan bir halkın Önderidir ve hemde halklara özgürlüğü esas alan bir paradigmanın öncüsüdür. Dolayısıyla Türk devletinin Öcalan’a yönelik yaklaşımı kabul edilemez. Uluslararası toplum nasıl Nelson Mandela’nın özgürlüğü için mücadele etti ise aynı yaklaşımı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için de göstermeli. Bende bu amaç için gelip bu eyleme katılıyorum, arkadaş ve çevremi katmaya çalışıyorum“ diyor.
‘Sonuç alıncaya kadar’
Amsterdam Kürt Halk Meclisi Eşbakanı Engin Yurtsever, İkinci kez eyleme katılıyor. Yurtsever, duygularını şöyle dile getiriyor: „Başkan Apo biz Kürtlerin Ulusal Mücadelesi’nin sembolüdür. Bizim özgürlük mücadelemiz Başkan Apo şahsında somutlaşmıştır. Bu nedenle Başkan Apo’nun özgürlüğünü istemek, tüm halkımızın özgürlüğünü istemektir. Onun sağlık ve güvenlik koşullarının yerine getirmek tüm kürtlerin istemlerini yerine getirmektir. Bizler CPTden çok şey istemiyoruz. Ondan istediğimiz görev ve sorumluluğunu yerine getirmesidir. Bu sorumluluğunu yerine getirmesi için bundan sonra da mücadelemizi sürdüreceğiz. Belki buradaki eylemin katılımcı sayısı zaman zaman düşer, ancak bu sayı dostu üzmesin ve düşmanı sevindirmesin. Çünkü bizler biliyoruzki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Yani zaman zaman sayımız düşsede, bu eylemi sonuç alıncaya kadar sürdüreceğiz.“