Stuttgart Bürgerzentrum'da yapılan panelde konuşan avukat Erdal Doğan, şunları söyledi: "Dêrsim 37-38 davası, bir soykırım davasıdır. Öyle hafif bir dava değildir. Bu davaların görüldüğü Uluslararası Ceza Mahkemesi var. Ancak Türkiye, 1915'te Ermenilere yaptığı soykırımın gündeme geleceği korkusuyla bu mahkemeyi tanımamıştır. Türkiye, 160 ülkenin tanıdığı bu mahkemeyi 2002'den beri tanımamak için elinden geleni yapıyor. Soykırım davaları hem mahkemeleri hem de devletleri zorlayan bir süreçtir. Bu konu kamuoyunda epey tartışıldı. Ancak Türkiye'de hukukçulardan fazla destek alamadık. Bu Kemalizm'in etkisi nedeniyledir. Başbakan Erdoğan'ın özürü de samimi olmamıştır. Öyle olsaydı cemevlerine 'ucube' demezdi. Yapılan barajları Dêrsim Soykırımı'nın devam ettiğini gösteriyor."

'AKP'nin yaklaşımı faşistçe'

Panele konuşmacı olarak yazar Murat Belge de katıldı. Belge, Türkiye'de halklara karşı geliştirilen göçettirme, katliam ve asimilasyon politikasının 1912-1922 İtihat Terakki ile start aldığını belirtti. Belge, Türkiye'de farklı halklara yönelik baskıların bu kapsamda ele alınması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca AKP'nin 2010 seçimlerinden sonra alttan faşist bir yapıyla Kürt sorununa yaklaştığını da ifade etti.
Panelde Dêrsim Soykırım Karşıtları Derneği Başkanı Ayfer Ber ise "Soykırımın uluslararası mahkemelere götürülmesini hedefledik. Bu amaçla 10 bin imza topladık" dedi. Ber, çalışmalarının engellemek istendiğine de dikkat çekti.
Benzeri bir panel de Almanya'nın Münih kentinde yapıldı.

ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART