
Kültürel ağırlıklı gecede sanatçı Rojda ve Grubu, Hakan Vreskala, Devrim Kavalli, Alman Freier CHOR Stuttgart Grubu, Grup Kızıl Rüzgar sahne aldı.
Stuttgart Dostluk ve Dayanışma Derneği adına Abidin Özcan’ın yaptığı konuşmada, “Yıllar önce Almanya’ya gelenlerin çoğu, geçici gözle buraya baktı. Zamanla kalıcılaştı. Bugün halen burada yaşadığımız yer ve alanda siyaset yaparak faşizme ve ırkçılığa karşı mücadele vermekteyiz. Demokrasi cephesi ve Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin yanında olduk. Almanya’da PEGIDA veya başka bir ırkçı faşist örgütlenmelere karşı bir olmamız gerekir” dedi.
Stuttgart Ver-di Sendikası adına bir konuşma yapan Cuno Haegele, konuşmasında mülteci krizine değindi. Haegele, “AB mültecilerin Avrupa’ya çıkmaması için milyar euroları Türkiye’ye verdi. Ama Türkiye DAİŞ‘e destek veren bir ülkedir. Kürt ilerindeki yaşanan savaşı görmüyorlar” eleştirisinde bulundu ve konuşmasını “Geçmişte olduğu gibi bugünde faşizme hayır. Birlikte başka bir dünya yaratmak mümkün” mesajıyla noktaladı.
Almanya Sol Parti Milletvekili Heike Hansel de “DİDF’in yürüttüğü mücadelede Almanya’da sabit bir yeri vardır” vurgusu yaptı. Hansel, mültecilerin sorunları hakkında ise “Mülteci barınaklarına saldıran faşist ve ırkçılara karşı hep birlikte yaptığımız mücadele, insanlık mücadelesidir” dedi.
Almanya’nın savaş politikasını da eleştiren Hansel, “Almanya yine bir savaş politikası içerisinde yer aldı. Almanya bu kararları alırken ortaklarına dikkat etmeli. Bazı ortakları DAİŞ‘e destek sundu. Kürdistan’daki savaşı görmeyenler halen Erdoğan ile birlikteler. Biz savaş’a karşı olarak HDP ile görüşmeler yaptık. Türkiye’de ve Avrupa’da savaş politikalarına karşı birlikte mücadele ederek alanlara çıkmalıyız” dedi.
Halklar artık kabul etmiyor
Son olarak DİDF adına konuşan Ali Çarman da, Birinci dünya savaşı sonrası emperyalistlerce çizilen Ortadoğu’daki sınırları artık halkların tanımadığını söyledi.
Çarman, “Sönmüş gibi görünen Arap halk ayaklanmalarının gelecekte patlak verme koşulları devam ediyor. Afganistan, İran, Irak, Libya, Filistin, Kürdistan toprakları adeta kan ile sulanıyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya’da 1200 askerle bunlara dahil oldu. İnsan sormadan edemiyor dünyanın dört bir tarafında gelenlerin Suriye’de ne işi var acaba. Böyle bir ortamda; Kürtler Rojava’nın Kobanê kentinde deyim yerindeyse karanlığın orta yerinde bir ışık süzmesi oldu. Barış, eşitlik ve demokrasi temelinde yeni bir yaşam inşaa etmeye başladı. Bütün dünya DAİŞ barbarlığını nefretle kınarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Hükümeti hala Kürt halkının Rojava’daki demokratik yaşam tercihini yok etme hesapları içinde” vurgusu yaptı.
Kutlama, Sanatçı Rojda’nın seslendirdiği stranlarla son buldu.
Dostluk ve Dayanışma Derneği, kuruluşundan bu yana ezilenden, sömürülenden, işçi ve emekçilerden yana saf tuttu, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne destek verdi.
Dernek, S-21’e karşı karşı pazartesi eylemlerine katıldı. Böylece Alman çevrecilere destek sundu. Ayrıca Stuttgart ve çevresinde ırkçı ve faşist yapılanmaya karşı da her zaman demokrasi cephesi içinde yerini aldı.
ÖZCAN BOZOÐLU / STUTTGART