Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kürdistan kurtuluş hareketinin üç lideri Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan’ın başına ödül koyuyor, bulundukları yeri ve kimlik bilgilerini ihbar eden muhbirlere toplam 12 milyon dolar para vaad ediyor, kararı Dışişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Matthew Palmer, Ankara ziyaretiyle, muhatlarına müjdeliyordu.

Kimi Kürtler şaşkındı:

“Bu ne şimdi? Bizim onlara hiç bir zararımız dokunmadı ki! Tavuklarını bile ürkütmedik.“

Gelgelelim çıkar dünyası böyle. Bu dünyada, bir entrikalar kumkumasıdır. Burada, tek tek insan kellesinin yanında toplumsal haklar ve özgürlükler de satılıktır.

Romalı kölelerin isyanından beri, bu böyledir. Dünya dün de kirli, kanlıydı. Bugün de...

Yer yüzünün, hemen hemen bütün özgürlükçü hareketleri, hiç ilgisi olmayan çevrelerce düşman ilan edilmişlerdir. Geçen yüz yılın ortalarında, Britanya sömürgeciliğine başkaldıran Hintlilerin lideri Pandit Nehru, Vietnamlı Ho Amca, bütün bir Batı dünyasını karşısında bulmuştu. Tunuslu Habib Burgiba, Cezayirli Ahmet Bin Bella, Bask hareketinin öcüleri, İrlandalı savaşçılar kendilerini terörist ilan edenleri tanımıyorlardı, bile.

Güney Afrika yerlileri, bugünkü Kürtler konumundaydı. Ama ırkçı zulme başkaldırdıkları için teröristti, onlar.

Bugün, doğumla kazanılmış yaşama hakları bütün özgürlükleri terörle gasp edilmiş, sevdikleri renkler, dilleri, mezar taşına yazılı kitabeleri de yasaklı olan Kürtler başkaldırdıkları için teröristtir. Eski çağların terör yöntemlerini yer yüzüne indirenler, adil ve masum...

Kürtler el konulmuş, kana bulanarak çalınmış hakları ile özgürlükleri davasını güderken, hiç kimseye, hiç bir halka zarar vermediler. Buna rağmen, Amerika ya da Avrupalıların teröristleridir, onlar. Terörle hayatlarını kıyım kıyım kıyanlar, masum...

 Çünkü, çıkar dünyası bu. Toplumsal haklar ve özgürlükler de alınıp satılıyor, erdemini sevdiğim bu dünyada.

Ve Amerika’ya, hiç bir kötülüğü dokunmamış, tavuğunu da ürkütmemiş Kürtlerin kurtuluş mücadelesinin liderlerinin hayatına karşılık milyonlarda dolarlık ödül koyuyor...

Nedeni basit: Ortadoğu’nun entrikalar çemberinde Rusya ile İran arasında sıkışık ve zorda.

Düne kadar, badigard olarak kullandığı TC, artık Irak ve Suriye’de kendisine toprak işgal zemini sunan Rusya ve İran’ın yanında.

Amerika, eski çıkar bekçisine Kürt kanı bedelinde, yeniden satın almak istiyor

Amerikan müjdesinin patlatıldığı günün akşamı, bütün Türk televizyon kanalları “son dakika anonsuyla yayına geçiyor, bir zamanlar “terörle mücadele“ adı dağlarda terör fırtınaları koparmış çetelerin ıskartaya çıkmış şeflerini, uzman sıfatıyla ekranlarda dolaştırıyorlardı.

Bunlar, ballandıra ballandıra zoru gören Amerika‘nın, nihayet Türk gücüne baş eğdiğini anlatıyor, ardından “Kürtler karşısında nihai zafer için hamle“ sloganları atıyorlardı.

Ertesi gün Kemalisti, ırkçılıkta sınır tanımayan Ergenekoncusu, Müslüman Kardeşler (IŞİD) dincileriyle bütün gazeteler, birer zafer panosu şeklinde çıkıyordu: Amerika Kürt hareketini darbelemişti.

Oysa, Kürtler açısından, Amerikan cephesinde yeni hiç bir şey yoktu. Bugün dünün devamıydı. O devamda, Türk devleti bir kere daha Amerika’nın kasık bitiydi.

Amerika yeni ödül karşılığında, marş marş çekiyordu, Müslüman Kardeşler rejimine. 1997’de de TC’nin Bosna’ya, Afganistan’a asker göndermesi karşılığında Kürt hareketi terörist ilan edilmiş, NATO desteği ardına verilmiş, bu süreçte Erdoğan’ın ağzı İbrahim Kalın’ın da dün dediği gibi, Kürtlere öldürücü darbeler vurulmuştu...

Amerika, o tarihte bununla da kalmıyor, Kürt liderlerin Amerika’da olmayan, yani hayali mal varlıklarına el konuyor, ayrıca Kürtler teröristliğini Avrupa yayıyordu.

Demek oluyor ki, yeni olan bir şey yok. Herkes, en başta da Kürtler, işlerine baksınlar. Amerika, sadece Rusların uzattığı havucun cazibesine kapılıp giden eski çıkar bekçisi, yeniden satın alıp bağlamak istiyor. Olanlar budur...