Sivil Cuma namazı ve PKK’lilerin cenaze namazını kıldırdıkları için yargılanan iki imam, kanunlarda söz konusu fiillerin suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraat etti. İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada imamlara bu kez 5’er yıl hapis cezası verildi.

Amed’de yaşayan Fahrettin Oğurlu ve Mehmet İhsan Durak isimli iki imama kanunlarda “suç” olarak tanımlanmayan filleri nedeniyle hapis cezaları verildi. Diyanet’e bağlı camilerde AKP propagandası yapılması üzerine 2011’de kentte başlatılan Sivil Cuma namazlarına katılıp, yine şehit düşen gerillaların cenaze namazlarını kıldıran imamlar Fahrettin Oğurlu ve Mehmet İhsan Durak hakkında “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım” suçlamasıyla Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) dava açıldı.

Kanunlarda böyle bir suç yok

 Mahkeme, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 223/2-a maddesini düzenleyen “Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” nedeniyle Oğurlu ve Durak hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren Antep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Dairesi, mahkemenin kararını bozup, davanın yeniden görülmesine karar verdi. İstinaf Mahkemesi’nde açık duruşma usulüyle yeniden yapılan yargılamada imamların yeniden savunmaları alındı. Örgüt mensuplarının cenazelerine insani mülahazalarla katıldığını söyleyen imamlardan Fahrettin Oğurlu, Sivil Cuma namazı kıldırılmasına ilişkin suçlamalara karşı ise kendisini “Oradaki amaç Kürtçe vaaz vermek, yani Kürt dili ile bu dini görevi ifa etmekti. Bunları dini görev nedeniyle yaptım” sözleriyle savundu.

İmam Mehmet İhsan Durak da hem PKK’lilerin cenaze namazını hem de sivil cuma namazlarını “insani görev” olarak kıldırdığını ifade etti.

‘Halka moral vermek’ de suç

 Savcı ise esas hakkındaki mütalaasında halk arasında “Mele”, “Seyda” olarak tanımlanan din adımları olduğunu, “PKK/KCK talimatı doğrultusunda hareket ederek namaz kıldırdıklarını, bu eylemlerde kitlenin moral ve motivasyonunu artırarak örgütün güçlü olduğunu, ailelerine destek vermek ve sahipsiz olmadıkları algısını yaratmak amacıyla ölen örgüt mensuplarının cenaze törenlerine katıldıklarını” ileri sürerek, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan cezalandırılmalarını istedi.

Kanunda dayanak olmayınca

 İstinaf Mahkemesi ise suçlama konusu yapılan fiillere dair kanunlarda dayanak bulamayınca çareyi doktrinlere başvurmakta buldu. Bu noktada da Prof. Dr. Vesile Sonay Evik’in “Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme” ve Prof. Dr. Uğur Alacakaptan’ın “Cürüm İşlemek İçin Örgüt” adlı doktrinlerine başvuruldu. Mahkeme, buradaki yorumlamalar üzerinden kılınan Sivil Cuma namazlarının KCK Sözleşmesi’nde yer alan azınlıklar ve inanç komiteleri faaliyeti arasında olduğunu, yapılan faaliyetin anayasada teminat altına alınan inanç ve ibadet hürriyetine ilişkin olmadığı, bölge halkının inanç konusundaki hassasiyetinin istismar edilmek suretiyle örgütün amaç ve faaliyetlerini tanıtmanın amaçlandığını ileri sürdü.

İddia makamının mütalaasındaki suçlamalara da atıfta bulunan Mahkeme, savcılığın talebini yerinde bularak yerel mahkemenin verdiği beraat kararının ortadan kaldırılmasına hükmetti.

5 yıl hapis cezası verildi

 Mahkeme, “örgüte yardım” suçu işledikleri gerekçesiyle 5’er yıl hapis cezası verdi. Verdiği bu cezaları yardımın niteliği ve cezanın olası etkisini dikkate alarak 2’şer yıla indiren mahkeme, yine 65 yaşın üstünde olmaları, sabıkalarının bulunmaması ve bir daha suç işlemeyeceklerine dair kanaat oluşması nedeniyle cezalarının ertelenmesine karar verdi.

 

AMED