NURHAN KUZU/MA/ANTALYA

Antalya Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gürbüz, Kürtçe müzik, sarı-kırmızı-yeşil flama ve Öcalan’ın fotoğraflarını delil göstermekle yetinmeyip bunların bulunmamasını da suç olarak gördü. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Örgütü üyelerine yönelik 11 Ağustos’ta yapılan operasyonda gözaltına alınan 11 partiliden Azad Benek, Bilal Temiz, Ferhat Keser, Harun Akdağ, Mehmet Bilen ve Vedat Güneş tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Aydın Benek, Hogir Gürses, Murat Altundağ, Şevin Ağaoğlu ve Tarık Altay ise tutuklanarak cezaevine konulmuştu. 

Antalya Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gürbüz’ün hazırladığı iddianame, 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcı 11 kişi hakkında ”örgüt üyeliği” suçlamasında bulunarak her birine 7 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi. İlk duruşma 7 Aralık’ta görülecek. İddianamede, gözaltına alınanların telefonlarında bulunan Kürtçe müzik, sarı-kırmızı-yeşil flama ve Öcalan’ın fotoğrafları suç kapsamında değerlendirildi. 


Tüfeği temin edebilir!

Tutuklu Hogir Gürses’in ise telefon incelemesinde, pompalı diye tabir edilen tüfeğe ait fotoğraflar olması, iddianamede şöyle formüle edildi: ”Fotoğraflara benzer nitelikte bir tüfek temin etme isteğinin olabileceği…”

 

Bilal de Azad’ı tanıyor!

Tutuksuz yargılananlardan Bilal Temiz’in ise dosya kaydı bulunmaması ve herhangi bir suç unsuru tespit edilmemesine rağmen sadece tutuksuz Azad Benek ile iletişimde olması örgüt üyeliğiyle suçlanmasına neden oldu. 

 

Murat çok ideolojik!

Tutuklu Murat Altundağ hakkında ise suç unsuru olarak sarı, kırmızı ve yeşil renklerle ilgili “Güzel olan her şey yasaksa, yasak olan her şey güzeldir. Tıpkı kesk û sor û zer gibi” sözlerine yer verilen iddianamede, ”Şüphelinin resimlerde görüldüğü üzere örgütün sözde bayrağını simgeleyen renklerden oluşan bez parçasının boynuna taktığı, genel olarak resimler dikkate alınınca şahsın örgütün ideolojisini benimsediği değerlendirilmektedir” denildi. 


‘Heval’ dediyse tamam!

Tutuklu Şevin Ağaoğlu için de cezaevinden kendisine gelen mektuplar ve sosyal medya hesabında arkadaşıyla yazışmada ”Heval” tabirini kullanması suç olarak sayıldı. 

 

Unsur yoksa da suçlu!

 Azad Benek’in hem ev araması hem de telefon incelemesinde hiçbir şey tespit edilememesine rağmen ‘sağlık kontrolünden geçmeyi reddettiği ve sağlık kontrolüne izin vermediği, Türkiye Cumhuriyeti otoritesine karşı gelmek suretiyle örgütsel tavır sergilediği’ ileri sürüldü. Savcı iddianamenin sonunda Azad Benek için ”Soruşturmamız kapsamında yakalandığında şüpheliden elde edilen dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, ‘PKK/KCK’ örgütü gençlik yapılanması DGH (Devrimci Gençlik Hareketi) içerisinde faaliyet yürüttüğünü doğrular mahiyette” dedi.