ROZA KORKMAZ
Geçtiğimiz perşembe günü Onur Orhan’ın kaleme aldığı “Suç ve Keza” oyunu Barış Atay ve Cüneyt Sezer’in oyunculuğu ile Almanya’nın Frankfurt kentinde seyircilerle buluştu. Rejisör Müjdat Albak’ın sahnelediği ve prömiyerini yapan oyun, seyirciler tarafından ilgiyle karşılandı. Ünlü Rus yazar Dostoyevski tarafından 1866 yılı boyunca bir edebiyat dergisinde sayı halinde yayımlanan ve bir dünya klasiğine dönüşen “Suç ve Ceza” birçok yazara ilham vermenin yanında, dünyada en fazla okunan yapıtlar arasında.
Porfirij ve Raskolnikov’un tartışmaları
Avrupa’nın birçok kentinde seyirciyle buluşacak olan oyun, sorgu yargıcı Porfirij ile hukuk bölümünü parasızlık nedeniyle yarıda bırakan Rodion Raskolnikov’un 153 yıl sonra gerçekleşen çekişmeli diyaloğunu ele alıyor. Bir asrı geçen sürede ne Porfirij ne de Raskolnikov oyunda da denildiği gibi ölmeyi becerememiştir ancak bu süre zarfı içerisinde Porfirij memurluğu bırakıp, yeni dünya düzeni kurmak isteyen bir örgütte yer almaya başlamıştır. Oyun Porfij’e kapısını her daim açık bırakan Raskolnikov’u ziyaret etmesiyle başlar. İçeri girdiği gibi durmaksızın konuşan Porfirij “Olağanüstü” insanların yönettiği bir dünyadan, özgürlük tanımını nasıl değiştireceğinden, insanları nasıl özgürmüş gibi hissetmelerini sağlayıp içindeki isyankar gücü ezeceğinden bahsediyor.
Özgürlüğün sorgusu
Porfirij bu yola karşı duran insanları temizlemek için oluşturacakları cinayet departmanında Raskolnikov’a birlikte çalışmayı teklif etmek için gelmiştir. Karakterler dünya görüşlerini stratejik bir şekilde tartışmaya başlar, savaştan dine, aşktan adalete, özgürlükten sanatta kadar birçok konuyu ele alırlar. Yalan dolu soruşturmalarıyla yüzlerce insanın hayatına mahveden, memurluğu bıraktıktan sonra ise bir piyon misali karanlık bir hayalin peşine düşen Porfirij’in ve özgürlüğün savunucusu Raskolnikov’un hararetli tartışması izleyenleri karakterlerin gizemli dünyalarını keşfetmeye çağırırken, özgürlük hakkında düşünmeye sevk ediyor. Özgürlüğü temalı bu oyun akıllarda iz bırakan repliklerle perdeleri kapatıyor. Belki de Raskolnikov’un dediği gibi “İnsanlar iyidir ama iyi olduklarını bilmiyorlar. İyi olduklarını öğrendikleri gün. İşte o gün özgürlük gelecek…”