İki çocuğu müebbet hapis cezası alan, bir çocuğu da sürgünde olan Şakir Sarıkaya, açlık grevindeki oğlu Zerdeşt’in boğazından kan geldiğini belirterek, “Tecrit, bir insanlık suçudur. Bu suça ortak olmayanlar direniyor” dedi.
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 168. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 130, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 129, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 120. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 113, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 110. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 99. gününe girdi. 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren ise tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ (3 Mart), Tayip Temel ve Murat Sarısaç (8 Mart) da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız, 155; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 105; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 60 gündür eylemde. Açlık grevi eylemcilerinin tek talebi var; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.
Erzurum’un Palandöken ilçesinde yaşayan Sarıkaya Ailesi’nin iki çocuğu cezaevinde, biri ise sürgünde. Zerdeşt Sarıkaya, Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Mehmet Nesih Sarıkaya ise Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde. Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 54 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Zerdeşt Sarıkaya, 2012’de “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılanarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alırken, müebbet hapis cezası verilen Nesih Sarıkaya ise 24 yıldır cezaevinde ve hasta tutuklu. Baba Şakir Sarıkaya, çocuklarının durumunu ve açlık grevinde yaşadıkları sıkıntıları anlattı.
Boğazından kan geliyor
Oğlu Zerdeşt ile önceki hafta telefonda konuştuğunu aktaran baba Şakir Sarıkaya, açlık grevindeki tutsaklara vitaminlerin verilmediğini, kaldıkları koğuşlarda sürekli kanalizasyon kokusunun geldiğini ve bundan dolayı zorluk yaşadıklarını söyledi. Sarıkaya, oğlu Zerdeşt’in boğazından kan geldiğini belirtti.
İki oğlunun cezaevinde, bir oğlunun ise sürgünde olduğunu aktaran baba Şakir Sarıkaya, 4 ay önce eşi Fakide Sarıkaya’nın vefat ettiğini, 3 gün boyunca morgda cenazeyi beklettiklerini ancak iki oğlunun da cenazeye katılmasına izin verilmediğini söyledi. Sarıkaya, “Oğlum Mehmet Nesih 24 yıldır cezaevinde ve hasta tutsak. Birçok ameliyat geçirdi ve hasta tutuklu. Nesih, 29 Aralık 2018’de annesiyle telefonda konuşarak açlık grevine başlayacağını söyledi. Rahmetli annesi de Nesih’e başarılar diledi. Bu konuşmadan 4 gün sonra annesi vefat etti. Ne kadar müracaat ettiysek çocuklarımın cenazeye katılmasına izin verilmedi” dedi.
Sarıkaya, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın sorumluluğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Hükümet neredeyse ‘taş üstüne taş gövde üstüne baş bırakmayın’ fetvaları verecek. Bizim bir elimizde Kuran, dilimizde küfür yok. Biz göründüğümüz gibiyiz. Sözümüz neyse özümüz de odur. Tecrit bir insanlık suçudur. Bu suça ortak olmayanlar şu an direniyorlar. Kim çocuğunun ölmesini ister ki? Biz aylardır sofraya oturamıyoruz. Bu tecrit sonlansın ve açık grevleri bitsin istiyoruz.”
AMED