Petrol yataklarının bulunduğu Güney Sudan'ın 2011'de bağımsız olmasıyla gelir kaynaklarının çoğunu kaybeden Sudan hükümeti, Pazartesi günü yakıta sübvansiyonu kaldırınca benzin ve gaz fiyatları birden iki katına çıktı. Kararı protesto için aynı gün başlayan gösteriler, hükümet karşıtı eylemlere dönüştü. Başkent Hartum'un güneyinde başlayan protestolar diğer kentlere de yayıldı. Göstericiler Hartum'da bazı benzin istasyonlarını, karakolları, kamu ve üniversite binaları ile banka ve mağazaları ateşe verdi. Havaalanı yolunu kesen protestocular bazı arabaları da yaktı.


Sloganlar çok tanıdık

Çoğunluğu öğrencilerden oluşan eylemciler, Tunus'ta başlayan ve adına "Arap Baharı" denilen ayaklanmaların sloganı olan "Özgürlük, özgürlük, halk rejimin devrilmesini istiyor" diye haykırdı. Gösteriler nedeniyle Hartum’daki okullar 30 Eylül’e dek kapatıldı, eylemcilerin iletişimini engellemek için ise internet bağlantısı kesildi. Gösteriler 1989'da Ömer El Beşir'in askeri darbeyle iktidara gelişinden bu yana gerçekleşen en büyük gösterilerden biri olarak görülüyor.

Kurşunla vuruldular

Gösterileri bastırmak için devlet güçlerinin gerçek mermi kullanması çok sayıda sivilin ölümüne neden oldu. En az 80 kişi de yaralandı. Omdurman Hastanesi'nin direktörü Usame Murteda'ya göre düne kadar hastanelere 24 ceset götürüldü. Bazı kaynaklar en az 60 ölü olduğunu geçti. Cesetlerin tümünde, bazıları göğüste olmak üzere kurşun yaraları olduğu açıklandı. Ancak Başkan Yardımcısı Osman Ali, devlet güçlerinin 'havaya ateş açtığını' savunuyor.

Muhalif lider gözaltına alındı

Protestolarının sürdüğü ülkede dün de muhalif Sudan Değişim Hareketi lideri İbneuf gözaltına alındı. Muhalefetin önde gelen isimleri arasında yer alan İbneuf, hükümetin akaryakıt fiyatlarında yaptığı zammı eleştirmiş ve muhalif gösterilere destek vereceğini açıklamıştı.

Zamlar yoksulları vuruyor
Protestoların hedefindeki Devlet Başkanı Ömer El Beşir ve diğer yetkililer ise kemer sıkma önlemlerinin ekonominin çöküşünü durduracak tek yol olduğunu savunuyor. Ancak uzmanlar hükümetin kemer sıkma politikası çerçevesinde yakıta sübvansiyonu kaldırmasının en fazla yoksulları vurduğunu söylüyor. Sudan'ın petrol ihracatına dayalı ekonomisi, petrol rezervlerinin yüzde 75'inin bulunduğu Güney Sudan'ın ayrılmasıyla zora girdi. Temmuz 2012'da bazı teşviklerin kaldırılması haftalar süren protestolara yol açmış, hükümet eylemlere kanlı bir şekilde bastırmıştı.

Erdoğan'ın dostu savaş suçlusu
İstifası istenen Ömer El Beşir, 1989'da tuğgeneralken hükümeti darbeyle devirmiş, Ekim 1993'te cuntanın kendisini feshetmesinden sonra devlet başkanlığına getirilmiştir. Ömer El Beşir, 4 Mart 2009 tarihinde Savaş Suçları Mahkemesi'nce Darfur'da 300 bin sivilin katledilmesinden dolayı insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlemekle suçlanmıştı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında tutuklama emri çıkarmış olmasına rağmen Türkiye'deki AKP hükümeti, Ömer El Beşir ile yakın ilişkiler geliştirmişti. Hatta Türkiye Başbakanı Erdoğan, Kasım 2009'da yaptığı bir açıklamada El Beşir'e yönelik suçlamaları reddederek "Bizim mensubu olduğumuz İslam dinine mensup birinin soykırım yapması asla mümkün değildir" diyordu. AKP iktidarının El Beşir ile ilişkisi 2011'de daha da boyutlandı. O yıl Türkiye ve Sudan arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşması yapıldı. Anlaşma çerçevesinde Türkiye, katliamla suçlanan Ömer El Beşir'in askerlerini eğitmeyi, birliklerin donanımı ile askeri araçlarının modernizasyonuna kadar bir çok yardımı üstlendi.

HARTUM