KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, gazetemizin bugünkü sayısında yer Kürtçe makalesinde, (Makalenin Kürtçe tamamı Kurdî 2’de) önceki gün Sultanahmet’te çoğunluğu Alman olan turistleri hedef alan canlı bomba saldırısı sonucu yapılan katliama da dikkat çekti.


Sultanahmet de planlı tezgah

“Eğer IŞİD yapmışsa bu kesinlikle Saray Gladyosu’nun planlamasıdır. MİT, IŞİD içinde etkilidir. Saray Gladyosu IŞİD içinde de MİT yoluyla IŞİD’i böyle bir eyleme yöneltmiştir” diyen Bayık, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kayıtları ortaya çıkan Dışişleri’ndeki toplantısındaki konuşmasına atıf  yaptı. “MİT Müsteşarı Fidan o konuşmada nasıl ki ‘Suriye’den Türkiye’ye birkaç füze attırırım’ demişse” ifadelerini kullanan Bayık, Sultanahmet katliamının da benzer bir olay olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. 


AKP çok sıkıştı çıkış yolu arıyor

Bayık, yazısına şöyle devam etti: “Çünkü AKP, Suriye ve bölge politikasında çok sıkışmıştır. IŞİD’le işbirliği içinde olan, IŞİD’in var olmasını sağlayan bir devlet olarak görülmektedir. Saray Gladyosu, AKP hükümetinin bu imajını ortadan kaldırmak ve Avrupa’nın, ABD’nin kendisiyle işbirliğini yapmasını sağlamak için böyle bir tezgah planlamıştır. 

Bu katliamla hem imajını düzeltme, hem de Kürt Özgürlük Hareketi karşısındaki sıkışması ortamında yürüttüğü savaşta bu devletlerin desteğini almaya çalışmaktadır. 

Dolayısıyla bu katliamın Saray Gladyosu tarafından planlandığı, IŞİD içindeki MİT tarafından pratikleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu olayın hemen IŞİD tarafından yapıldığının söylenmesi ve derhal basın yasağı konulması da bir açığın ortaya çıkmasını engellemek içindir. Tüm dünya olaya bu gözle bakmalıdır.” 


 HABER MERKEZİ 




Müdahale planının parçası


Türk Arap ilişkileri uzmanı Lübnanlı akademisyen-yazar Mihemed Nûrelldîn, Sultanahmet’teki saldırının Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesinin bir parçası olduğunu savundu.

Nûrelldîn, Lübnan’ın El-Sefîr gazetesinde “Türkiye’nin teröre karşı güvenliği İstanbul’un merkezinde sallandı“ başlıklı köşe yazısı kaleme aldı. Nûrelldîn, Türk devletinin patlamanın hemen ardından faili açıklayıp DAİŞ‘i işaret ettiğini ama henüz kimsenin saldırıyı üstlenmediğini hatırlatarak, “İstanbul Sultanahmet’teki saldırı bir süredir Türkiye’nin Suriye sahasındaki çıkarlarının zayıflatıldığı bir dönemde, yine rejim güçlerinin Lazkiye kırsalı ile Halep’te ilerleyişinin sürdüğü bir döneme denk geliyor. Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Fırat’ın batısındaki DAIŞ çetelerine darbeler vurarak ilerleyişi sürmekte. İnsan Suriye topraklarındaki tabloyu her iki gelişmeden bakıp okuduğunda Türk devleti açısında Suriye’ye askeri bir müdahalede bulunması için birçok senaryo şekillenebiliyor” dedi.

“Ankara Kürtlerin ‘kırmızı çizgi’m dediği Fırat’ın batısını geçmelerini istemiyor” diyen Nurelldîn, şöyle devam etti: “O nedenle Türkiye suçlamaya hazır olarak Suriye’ye askeri açılardan da müdahale etmenin zeminini oluşturmak isteyecektir. Zaten Davutoğlu’nun dünkü açıklaması buna işaretti. Davutoğlu’nun açıklaması insanı şu ihtimallere sürüklüyor; ya Türk ordusu DAIŞ’ın işgalinde bulunan (Ezaz, Cerablus ve Mare) geçecek ya da ‘Tampon bölge/Güvenlikli bölge’ oluşturmak isteyecektir.”

Lübnanlı yazar, İstanbul’daki patlamasının bir senaryo olduğunu vurgulayarak, Suruç patlamasının ardından Kürtlere savaş açıldığını hatırlatıp “Dün de saldırganın kim olduğunu ve bağlantılarını alelacele açıkladılar. Dünkü patlama senaryosu ile Türkiye, Suriye’de iyice zayıflayan politikalarını güçlendirmek istiyor. Eğer DAİŞ bu olayı yine üstlenmezse, bu saldırı Türkiye’nin Suriye’ye müdahale planın bir parçasıdır” dedi.