
Müslüman ve Yahudilerin önemli bir dini rütüel olarak gördükleri sünnet yasaklandı ancak şimdi de yeni çareler aranıyor.
Gerek Müslümanların, gerekse de Yahudilerin tepki göstermesi üzerine Almanya Başbakanı Angela Merkel'in sünnetin bir hak olduğunu söylemesi ve hükümet yetkililerinin yeni bir düzenleme yönündeki mesajı Almanya'da konunun en üst düzeyde tartışıldığını gösteriyor.
Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert yaptığı açıklamada, Almanya içerisinde sorumluluk içinde gerçekleştirilen sünnetlerin cezasız olmasının mümkün kılınması gerektiğini ifade etti. Ülkede yaşayan Müslüman ve Yahudilerin dini geleneklerini sürdürmesini istediklerini söyleyen Seibert, bu konuda kısa bir süre içinde yasal düzenleme getireceklerini kaydetti.
Partiler yeni düzenleme istiyor
Almanya Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger'in sözcüsü de Köln Eyalet Mahkemesi'nde alınan kararın bakanlıkta ayrıntılı olarak incelendiğini kaydetti. Adalet Bakanı, hafta başında yaptığı açıklamada, sünneti cezai bir eylem olarak değerlendiren kararın yüksek mahkemeler tarafından da değerlendirilmesi çağrısında bulunmuştu.
Almanya Parlamentosu'nda bulunan tüm partiler sünnete izin veren yasal bir düzenleme yapılması gerektiği konusunda hemfikir.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Sigmar Gabriel ile SPD Milletvekili Brigitte Zypries yaptıkları ortak açıklamada, dini sebeplerden dolayı erkek çocuklarına yapılan sünnetin cezasız olması gerektiğini belirtti.
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de, yaptığı yazılı açıklamada, sünnet konusuna yasal bir açıklık getirilmesi gerektiğini belirtti. Westerwelle Almanya'da ibadet özgürlüğünün korunmaya devam etmesi gerektiğini, buna dini geleneklere saygının da dahil olduğunu kaydetti.
Yahudi ve Müslümanlardan tepki
Köln Eyalet Mahkemesi'nin kararı, 4 yaşındaki bir Müslüman çocuğa sünnet yapan doktorla ilgili davada alındı. Çocukta sünnetten sonra kanama olmuş ve hastaneye kaldırılmıştı. Mahkeme, "Çocuğun kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkının, dini haklardan ve alenin çocuk üzerindeki haklarından daha ağır bastığına" hükmetmiş; tıbbi gerekçelerle yapılan sünnetler ise bu durumun dışında tutulmuştu.
Mahkeme ayrıca "Doktorun yaptığı işin hukuka uygun olduğunu sanması ve ceza gerektirdiğinden haberdar olmaması" gerekçesiyle doktorun suçsuzluğuna hükmetmişti. Almanya'nın Tıp Derneği mahkeme kararının ardından doktorların sünnet yapmamasını istemişti.
Mahkeme kararını eleştirenler, bunun diğer Alman mahkemelerinde benzer kararlar alınmasına yol açabilecek bir emsal teşkil etmesinden kaygılanıyordu. Avrupa'daki Müslüman ve Yahudi gruplar, Köln’deki mahkemenin sünnetin "bedensel yaralama" sayan kararını ortak bir bildiriyle kınamıştı. Yahudi topluluğu mahkemenin kararına çok sert bir tepki göstermişti.
Avrupalı Hahamlar Koalisyonu, kararı "Almanya'da soykırımın ardından Yahudilere yapılan en korkunç saldırı" olarak nitelemişti.
Koalisyon Başkanı Pinchas Goldschmidt tepkisini "Almanya'da Yahudiler için gelecek göremiyorum" ifadesiyle göstermişti.
BERLİN