
Halkın öz yönetim iradesini kıramayan devlet güçleri, bunun yarattığı öfke ile Sur’a yönelik saldırılarını her geçen gün artırıyor. Günlerdir bomba ve silah seslerinin sıklaştığı ilçenin kuşatma altındaki mahallelerine önceki gece tank ve top atışları yapılırken, mahalleler ağır silahlarla tarandı. Saldırılar dün sabah erkenden yeniden başladı. Şiddetli patlama ve ağır silah seslerinin geldiği ilçeden dumanlar yükseldi.
Cami minaresi yıkıldı
İlçenin üzerinde helikopter dolaşırken, saldırılarda atılan top mermilerinden biri Savaş Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında “Beyaz Minare” olarak bilinen Hacı Hamit Camisi’nin minaresine isabet etti. Top mermisinin isabet ettiği caminin minaresi yıkıldı. Saldırılarda yine aynı mahallede bulunan tarihi kiliselerin de tahrip edildiği öğrenildi. Halkın direnişinin sürdüğü ilçede kepçelerle tarihi evlerin yıkıldığı belirtilirken, evlerin molozları da ilçeye sokulduğu görülen Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait kamyonlarla dışarıya taşındı.
Parka tank topu
Rastgele mahalleleri bombalayan devlet güçleri, abluka altındaki mahallelerden kilometrelerce uzaklıktaki mahalleleri de hedef alıyor. Önceki gece saatlerinde merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik semtine tank topu atıldı. Gülhane Parkı yanındaki yola düşen top, düştüğü yerde büyük bir çukur oluşturdu.
Ailelerden AİHM’e tepki
Sur’da katledilen İsa Oran, Mesut Seviktek, Ramazan Öğüt ve Rozerin Çukur’un aileleri cenazelerini alabilmek için 18 gündür açlık grevinde. Mesut Seviktek’in ağabeyi İhsan Seviktek, “AİHM başvurularımıza daha erken ve olumlu cevap vermiş olsaydı Kürdistan’da onlarca genç belki de ölmemiş olacaktı” dedi.
İHD’ye başvurdu
Sur’daki İskenderpaşa Mahallesi’nde Melek Alpaydın adlı kadının evinde tank mermisiyle katledildiği 3 Ocak günü polisler tarafından bacağından vurulan Kendal Özgün adlı genç tedavisinin tamamlanmasının ardından hukuki yardım talebiyle İHD’ye başvurdu. Özgün, Azizoğlu Sokak’ta polisler tarafından tehdit edilen yaşlı bir kadına yardım etmeye çalışırken saldırıya uğramıştı.
Devlet kaybedecek
Sur halkı devletin tüm imha operasyonlarına rağmen evini terk etmeyerek yaşam alanları için direniyor. Sur dışında kalanların içeriye girişine ise izin verilmiyor. Melik Ahmet Caddesi üzerinde polis barikatlarının önüne her gün giden Mülkiye Demirbaş’ın 70 yaşındaki annesi de Sur’u terketmeyenler arasında. En son bir hafta önce annesi ile konuştuğunu belirten Demirbaş, annesinin hayatta olup olmadığını bile bilmediğini söyledi. Demirbaş, “Her gün geldiğimde polisler gülerek ‘size hiç bir şekilde izin vermeyeceğiz’ diyorlar. Yasağın bu kadar uzun sürmesinin nedeni devletin saldırı ve imha politikalarına karşı direnişin sürmesidir. Ne yapsalar da halkın direnişini kıramayacaklar. Devlet orda istediğini kazanamayacaktır” şeklinde konuştu.
DİHA/AMED