Sûr’da 19 Şubat 2016 tarihinde bodrumda mahsur kalan 6 yaralıdan biri olan Fatma Ateş (55), ağır yaralanma sonucu yaşamını yitirdi. Sur’da “direnişin anası” olarak bilinen Fatma Ateş, Hasırlı Mahallesi’ndeki evini, mahallesini bir gün bile terk etmedi.

Fatma ana, Sûr’da “sokağa çıkma yasağı” süresince evini, mahallesini terk etmeyerek, herkese moral kaynağı oluyordu. 80 gün boyunca “Yanımdakiler çıkmadan ben de çıkmam” diyen ve son nefesine kadar kalan kişi Ateş, ‘Direnişin anası’ oldu. Mahsur kaldığı bodrumda atılan toplar nedeniyle vücuduna isabet eden şarapnel parçası ve kurşunla yaralandı. Saatlerce ambulans bekledi, 19 Şubat 2016’da akşam saatlerinde hastaneye kaldırıldığı sırada yaşamını yitirdi. Ana’nın ayağındaki şarapnel ve göğsüne isabet eden kurşunla yaşamını yitirdiği belirtildi. Kocaköy ilçesine bağlı Tepecik köyünde defnedildi cenazesi.

Hayatı mücadeleyle geçti

Fatma ana, doğup büyüdüğü Tepecik köyü 1992 yılında devlet tarafından yıkılınca Sûr’un Hasırlı Mahallesi’ne göç etti. Bundan sonra hayatı hep mücadeleyle geçti. 

Fatma ananın 6 çocuğundan biri olan 19 yaşındaki Beritan Ateş, “Annem sadece 80 gün direnmedi, hayatı boyunca hep direndi. Her yerde en ön saflardaydı. Annem, Sûr’da direnenlerin anasıydı. Hiçbir zaman boyun eğmedi” dedi.

‘Sur’dan çıkmayı hiç düşünmedi’

Annesinin hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları cesaretiyle atlattığını kaydeden Ateş, onu şöyle anlattı: “Annem çok inatçıydı, ‘yapacağım’ dediği şeyi kesinlikle yapardı. Çocukları ile arkadaş, yoldaş gibiydi. Her şeyimizi anlatırdık, ondan gizli hiçbir şey yapmazdık, çünkü çok anlayışlı bir insandı ve bize nasıl davranmamız gerektiğini sürekli anlatırdı. 92’den bu yana hiç Sur’dan çıkmadı, çıkmayı da düşünmüyordu. Zaten Sur’da yaşam çok farklıydı, çok güzeldi. Annem sürekli, ‘beni toprağımdan bir defa göçerttiler, fakat ikinci bir defa toprağımı bırakıp gitmem’ diyordu.”

‘Sûr’un akıl hocası gibiydi’

Annesinin daima kadınları savunduğunu ve her şeyde kadınlara öncelik verdiğini ifade eden Ateş, “Sûr’da herkes tarafından sevilirdi. İlçede kime sorsanız 10 kişiden 9’u mutlaka bilir onun kim olduğunu. Herkesi çok sever, onlara değer verirdi. Sûr’un akıl hocası gibiydi. Mahsur kaldığı zaman her gün arıyordum. Elektrik ve şebeke sorunundan dolayı çoğunlukla ulaşamıyordum. ‘Neden çıkmıyorsun dediğimde, bana kendi toprağını bırakmayacağını ve çocuklarını ölüme sürüklemeyeceğini, kendi evinde öleceğini söylüyordu. Öyle de oldu” diye konuştu.

‘Annem gibi kararlı olacağız’

Yaşanan direnişin bir parçası olmasından dolayı annesiyle gurur duyduğunu ifade eden Ateş, son olarak “Evlerimizin, sokaklarımızın yıkıldığını biliyorum, fakat Sûr’un her karesi aklımıza ilmek ilmek kazınmış. Asla unutmayacağız ve toprağımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nasıl ki annem vazgeçmeyip son nefesini Sûr’da verdiyse, biz de onun gibi kararlı olacağız, Sûr’u bırakmayacağız” şeklinde konuştu.


ŞÛJIN / AMED