Türk devleti, İdlib’de ‘silahsızlandırılmış bölgeden’ denetimi altındaki çetelerin çekildiğini açıklarken, bağımsız kaynaklar bu iddiayı yalanlıyor. Suriye rejimi ise El Kaide kökenli çetelerin çekilmemesi durumunda buna sessiz kalmayacaklarını duyurdu. İdlib’de Türk devletine bağlı çeteler ile Suriye ordusu arasında 15-20 kilometre derinlikte ‘silahsızlandırılmış bölge’ ve ağır silahların teslimini içeren Türkiye-Rusya anlaşmasında kararlaştırılan süre, dün sona erdi. Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Eylül’de Soçi kentinde 15-20 kilometre derinliğinde ‘silahsızlandırılmış bölge’ konusunda anlaşmıştı. Ankara rejimi, kendilerine doğrudan bağlı olan çete gruplarının alandaki ağır silahları çektiğini iddia etti. Bu iddiayı doğrulayacak bağımsız bir gözlemci heyeti olmadığı gibi tespit edilen hattan çete gruplarının ayrılmadığı belirtiliyor. Tampon bölgeden çıkmadılar Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Müdürü Rami Abdulrahman AFP’ye dün yaptığı açıklamada “Bir kaç saat içerisinde tampon bölgenin oluşması gerekiyor ama anlaşma henüz uygulamaya konulmadı. Silahtan arındırılmış bölgeden ayrılmış bir cihatçı grubu kayıt altına almadık” dedi. Sürenin dolmasına saatler kala, Pazar akşamı El Nusra’nın kurduğu Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) açıklama yaparak, “Cihat ve savaş seçeneğinden vazgeçmeyeceklerini” bildirdi. HTŞ, birinci hedeflerinin rejimi düşürmek olduğunu açıkladı. Anlaşmaya rağmen top atışları Bu açıklamadan önce de anlaşmayı riske atan gelişmeler yaşandı. Tampon bölge olarak belirlenen alandan Suriye ordusu askeri mevzilerine yönelik top atışları gerçekleşti. Cumartesi akşamı komşu Hama’nın kuzeyindeki Curin’deki askeri mevzilere yapılan obüs saldırısında 2 Suriye askerinin öldüğü bildirildi. Tampon bölgeden benzer top atışları Halep bölgesine doğru da yapıldı. Bu atışların, doğrudan Türk destekli çeteler tarafından mı yoksa, bunlarla çoğu zaman iç içe olan HTŞ tarafından mı yapıldığı netlik kazanmadı. Rejim İdlib’i almayı planlıyor Suriye rejimi anlaşmanın geçici olduğunu ve İdlib’i almayı sağlayacağını düşünüyor. 8 Ekim’de bir açıklama yapan Suriye Devlet Başkanı Başar Esad, “Anlaşma geçici bir tedbirdir” diyerek, rejimin bu sayede alanda puan elde ettiğini savunmuştu. Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim de 15 Ekim’de tümüyle netleşmesi gereken silahsızlandırılmış bölge hakkında konuştu. Muallim “Nusra Cephesi, Türkiye ile Rusya’nın yaptığı anlaşmaya uymazsa, İdlib’deki mevcut durumun sürmesi karşısında sessiz kalamayız” dedi. Irak Dışişleri Bakanı İbrahim El Caferi ile ortak basın toplantısında konuşan Muallim, “Nusra Cephesi bu anlaşmaya uymazsa, İdlib’deki mevcut durumun sürmesi karşısında sessiz kalamayız” dedi. Bu arada HTŞ’nin önceki gün yaptığı “çatışırız” açıklamasını muğlak bir açıklama olarak görenler de var. Uluslararası Kriz Grubu’nda (ICG) analist olarak çalışan Sam Heller, HTŞ’nin muğlak ifadeler kullanılan açıklamasının “Soçi mutabakatı ve mutabakatın uygulanmasının içsel olarak kabulü olarak görülebileceğini” söyledi. Heller, “15 Ekim Türkiye’nin anlaşmayı uygulama kabiliyeti açısından olduğu kadar Rusya’nın niyetleri ve anlaşmayı sürdürme noktasındaki ciddiyeti açısından da bir sınav niteliği taşıyor” değerlendirmesi yaptı.  ŞAM/LONDRA